Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı

-Maliye Bakanı Ağbal: (2) - "Değiştirmemiz gereken bürokratik anlayış... Bununla mücadele edeceğiz. Bu bürokratik hantallığı, bu bürokrasideki kapalılığı, hep beraber çözeceğiz" - "Türkiye eğer global bir oyuncu olacaksa, global oyuncular nasıl oyun oynuyorlarsa, biz de oyunu öyle oynayacağız" - "Maliye Bakanlığı olarak, vergi teşvikleri neyse onları vereceğiz. Yeter ki İstanbul Finans Merkezi bir an önce hayata geçsin"

Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı

İSTANBUL (AA) - Maliye Bakanı Naci Ağbal, değiştirmeleri gerekenin bürokratik anlayış olduğunu belirterek, "Bununla mücadele edeceğiz. Bu bürokratik hantallığı, bu bürokrasideki kapalılığı, hep beraber çözeceğiz." dedi.

Fikir Sofrası Düşünce Platformu tarafından düzenlenen Yeni Türkiye ve Ekonomide Güçlü Kalkınma Modeli Çalıştayı'nda konuşan Ağbal, Türkiye'nin sağlık ve eğitim sektöründe kendini turizm olarak çok daha ileri noktalarda konumlandırması gerektiğini söyledi.

Gayrimenkul üzerinden turizmin geliştirilmesi gerektiğine dikkati çeken Ağbal, Türkiye'nin bölgesinde bir istikrar merkezi olduğunu anlatarak, "İnsanlar kendilerini güvende hissetmek istedikleri zaman, çocukları için güvenli bir yuva aradıkları zaman, akıllarına ilk gelen ülke Türkiye." değerlendirmesini yaptı.

Ağbal, yakın coğrafyadan çok sayıda vatandaşın gelip çocuklarını Türkiye'de barındırıp, burada eğittiğini, geleceğini burada kurmak istediğini dile getirdi.

Turkuaz kart ile Türkiye'de yatırım yapmak, gayrimenkul almak isteyen yurtdışında yerleşik kişilere önemli teşvikler getirdiklerini anımsatan Ağbal, "Türkiye eğer global bir oyuncu olacaksa, global oyuncular nasıl oyun oynuyorlarsa, biz de oyunu öyle oynayacağız. Global oyuncular hangi kurallara göre hareket ediyorsa, biz de o kurallara göre hareket edeceğiz. İçine kapanmış bir Türkiye değil… Tam tersine etrafında, yakın coğrafyasında, uzak coğrafyasında olup biteni bilen, o ülkelerle rekabet eden, onların kullandığı araçları sahip olduğu potansiyel ile birleştiren ve açığa çıkaran bir Türkiye…" diye konuştu.

Ağbal, bu noktada global rekabetin önemli unsurlarından bir tanesi olan teşvik sistemini ülkeye kazandıracaklarının altını çizdi.

- "Hukuk sistemlerinin açık, şeffaf ve hesap verebilir olmasını istiyoruz"

Bakan Ağbal, Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranını yüzde 3'e çıkarma hedefini anımsatarak, son yıllarda burada yavaş gidildiğini, bunun hızlandırılması gerektiğini söyledi.

İhracat artırılacaksa bunu miktar yönünden artırmanın meseleyi çözmediğini vurgulayan Ağbal, "Miktarın değerini artırmak gerekiyor." dedi.

Ağbal, her şeyin akıllısının üretilmesi gerektiğini, burada Ar-Ge ve inovasyon konusunda hem Ar-Ge'ye daha fazla kaynak ayrılması hem daha fazla teşvik verilmesi hem de özel sektörün daha fazla Ar-Ge harcamasının desteklenmesi konusunda önemli inisiyatifler aldıklarını bildirdi.

Özellikle biyoteknoloji alanında gelişen yeni fırsatlar olduğuna işaret eden Ağbal, ilaç sektörünün klasik sınırlarını aştığını, burada Türkiye'nin gerek yerli, gerekse uluslararası ilaç şirketleri bakımından daha cazip bir üretim merkezi yapılması gerektiğine dikkati çekti.

Hukuk sisteminin güçlendirilmesi ile ilgili de konuşan Ağbal, "Bunu en iyi ben bilirim, bürokrasiden gelen bir insanım. Mevzuat denilen şeyin istenilirse nasıl sağa sola çekilebileceğini, bilen bir insanım. Bütün hayatım bununla mücadele ile geçti. Hükümet olarak hukuk sistemlerinin açık, şeffaf ve hesap verebilir olmasını istiyoruz. Gri alanların olmamasını istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bir mevzuat stoku olduğunu bildiren Ağbal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yıllardır gelmiş. Biz oturuyoruz hükümet olarak bir yasa çalışması yapıyoruz. Sonra bu Meclis'e geliyor, Meclis'ten geçiyor. Sonra maalesef bir bürokratın eline düşüyor. Bürokrat şöyle bir yorum yapıyor; 'Kanun koruyucu bu yasayı yapmış ama bu yasayı yaparken ruhunda şöyle düşünmüştür' diyor. Kendisini kanun koyucunun yerine koyup, kanun okuyor. Fal bakar gibi kanun okuyor. O zaman da yasa koyucunun, hükümetin hiç aklında olmayan bir yorumu, iki tane yasayı yan yana getirerek yapıyor. Bazen diyorum ki 'bari bana söylemeyin, bu yasayı ben yazdım. Yani bunun ruhunu benden daha mı iyi okuyacaksınız' dediğimde diyorlar ki 'Vallahi biz böyle okuduk.' Diyorum ki 'siz bakışınızı, vizyonunuzu, anlayışınızı değiştirin.' Bugün işadamlarımızın, bizlerin bu konudaki anlayışı aynı. Değiştirmemiz gereken bürokratik anlayış... Bununla mücadele edeceğiz. Bu bürokratik hantallığı, bu bürokrasideki kapalılığı, hep beraber çözeceğiz."

- "Yatırım bankacılığının güçlendirilmesi gerek"

Ağbal, zaman zaman neden bu kadar detaylı yasa yapıldığının sorulduğunu belirterek, "Eğer ben her şeyi açık açık yazmazsam, bu bürokrasi orada kendi kendine yeni kurallar üretiyor." dedi.

Yönetmelik düzeyindeki hususların kanuna yazılmasının istendiğini aktaran Ağbal, yargı ve hukuk anlayışının değişmesi gerektiğini söyledi.

Ağbal, Türkiye'nin finans kaynaklarını çeşitlendirmesi gerektiğini, özellikle sermaye piyasalarında yeni kaynak çeşitlerinin üretilmesi gerektiğini dile getirdi.

İstanbul Finans Merkezi projesinin temellerinin kazıldığını ama artık yükseltilmesinin gerektiğine dikkati çeken Ağbal, "Kuleleri dikmemiz lazım, mevduatı tamamlamamız lazım, teşvikleri vermemiz lazım. Maliye Bakanlığı olarak vergi teşvikleri neyse onları vereceğiz. Yeter ki İstanbul Finans Merkezi bir an önce hayata geçsin." diye konuştu.

Yatırım bankacılığının güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Ağbal, kamunun elindeki Kalkınma Bankası'nın uzun vadeli sanayi yatırımlarına daha düşük finansman maliyeti ile kaynak üretmesi gerektiğini ifade etti.

Ağbal, sermaye piyasalarının geliştirilmesi gerektiğini, sadece bankacılık sistemine güvenmenin yeterli olmadığını belirtti.

- "Türkiye algısını bizim üretmemiz lazım"

Ağbal, tanıtım ve pazarlamaya da değinerek, Türkiye'nin ürettiğini ama kendisini anlatmayı çok beceremediğini, bu nedenle tanıtıma daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile ilgili oluşacak her türlü algıda reaktif bir yaklaşım içinde olmanın doğru olmadığını aktaran Ağbal, "Proaktif bir yaklaşım içinde olmak lazım. Türkiye ile ilgili algıyı başkaları üretecek, biz ona karşılık reaktif tepki göstereceğiz. Hayır. Türkiye olarak, Türkiye algısını bizim üretmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Ağbal, Türkiye ile ilgili olumlu olanlar anlatılabilirse, gerçekten tanıtılabilirse, çok daha iyi noktalara gidilebileceğini dile getirdi.

Kamu-özel işbirliği projelerine daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğinin altını çizen Ağbal, varlık fonunun bu anlamda bir araç olarak kullanılabileceğini anlattı.

(Bitti)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×