TÜRKTOB Başkanı Gençer:

- "Bilim adamı unvanlı kişiler, halkımızı, tükettiği gıdalar konusunda şüpheye düşüren yaklaşımlarıyla toplum sağlığı ile oynadıklarının umarız farkındadır" - "2023 yılı için yeni sertifikalı tohum üretimi hedefimiz 1,5 milyon tondur" - "(Tohum) Ülkemizin İsrail'den yapılan ithalata bağımlı olduğunu söylemek haksızlıktır. 200 milyon dolarlık toplam ithalat içinde İsrail'in payı sadece yüzde 6'dır"

TÜRKTOB Başkanı Gençer:

ANKARA (AA) - Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı Yıldıray Gençer, bilim adamı unvanlı bazı kişilerin hiçbir bilimsel veri ortaya koymadan, halkı, gıdalar konusunda şüpheye düşüren yaklaşım sergilediklerini belirterek, "Bu kişiler toplum sağlığı ile oynadıklarının umarım farkındadır" dedi.

Gençer, Ankara'da bir otelde, tohum sektörü temsilcilerinin de katıldığı basın toplantısı düzenledi.

TÜRKTOB'un çalışmalarına ilişkin bilgi veren Gençer, 2002'de 145 bin ton olan sertifikalı tohum üretiminin geçen yıl 900 bin tonu geçtiğini söyledi. Gençer, daha önce 2023 yılı için 1 milyon ton olarak belirlenen sertifikalı tohum üretiminin de gelişmeler ışığında revize edilerek 1,5 milyon tona çıkartıldığını ifade etti.

Gençer, sektörde 70'ten fazla ülkeye ihracat yapıldığını, 2002'de 17 milyon dolar olan ihracatın geçen yıl 115 milyon doları aştığını kaydetti.

Tohum ticaret hacmi 1,3 milyar dolar olan Türkiye'nin, bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasında yer aldığına işaret eden Gençer, hedeflerinin ilk 3 ülke arasına girmek olduğunu ifade etti.

Türkiye'de tohum ithalatıyla ilgili birçok konunun yanlış bilindiğine dikkati çeken Gençer, şunları kaydetti:

"Ülkemizin özellikle İsrail'den yapılan ithalata bağımlı olduğunu söylemek haksızlıktır. 200 milyon dolarlık toplam ithalat içinde İsrail'in payı sadece yüzde 6'dır. Bir diğer konu da Türk tohumculuk sektöründe yer alan firmaların sermaye yapısıyla ilgili süregelen tartışmalardır. Sanılanın aksine sayıları 750'yi aşan Türk tohumculuk firmalarının yüzde 70'i yerli sermayeli kuruluşlardır."

Gençer, sektörle ilgili gündeme gelen diğer bir konunun ise genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) ve hibrit meselesi olduğunu belirterek, "Bazı kişiler rant sağlamak için ekmeği kullanıyor. Hibriti GDO ile karıştıranlar var. Hibrit ile GDO teknolojilerinin farklı olduğu, hibrit teknolojisi kullanılarak elde edilen tohumlardan üretilen ürünlerin insan sağlığına olumsuz bir etkisinin bulunmadığı bilimsel veriler ışığında vurgulanmaktadır. Hiçbir bilimsel veri ortaya koyamadan bunun tersini savunan bilim adamı unvanlı kişiler, halkımızı tükettiği gıdalar konusunda şüpheye düşüren bu yaklaşımlarıyla toplum sağlığı ile oynadıklarının umarız farkındadır" dedi.

Hibritin tamamen doğal bir yöntem olduğuna vurgu yapan Gençer, bu ürünlerin insan sağlığına hiçbir zararı olmadığını ifade etti.

- "Ekmeğimizle oynanıyor"

TÜRKTOB'a bağlı Bitki Islahçıları Alt Birliği (BİSAB) Başkanı Vehbi Eser de buğdayın anavatanının Türkiye olduğunu belirterek, "Bunu bütün dünya kabul etmişti. Türk milletinin geleneksel olarak beslenmesinde önemli bir yer tutan bu gıdanın bu millete yasaklanmaya ve öcü olarak gösterilmeye çalışılması bizi rahatsız ediyor. Ekmeğimizle oynanıyor. Bizim buna göz yummamız mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Eser, tohumculukta rekabet gücünü artırmak için teknolojik kapasitenin geliştirilmesi gerektiğini altını çizdi.

- "Bilimsel gerçeklikten uzak iddialar çiftçiye zarar veriyor"

Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Köksel ise tam tahıllar ve baklagillerin diyabet ile kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyucu potansiyele sahip olduğuna vurgu yaptı. Köksal, Türkiye'nin dünyada un ve makarna ihracatında bir numara olduğunu belirterek, "Filipinler en çok un sattığımız ülkeler içinde. Bu ülkeye en son gittiğim zaman Türkiye unları GDO'lu diye konuşuldu. Hiç alakası olmayan birileri çıkıp konuşuyor. Bilimsel tezlerden uzak böyle iddialar, güç koşullar altında çalışan çiftçimize zarar veriyor. Ülkemiz ekonomik olarak kayıp yaşıyor." dedi.

Selçuk Üniversitesi Sarayönü Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Ahmet Bağcı daha "buğdayın genetiği değiştirildi" söylemlerini eleştirerek, "Makarnalık ve ekmeklik buğdayın genetiğinde iddia edildiği gibi bir değişiklik yaşanmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×