"Türkiye ekonomisi hikayesiz değil"

- ASKON Genel Sekreteri Tuzcu: - " Türkiye ekonomisi hikayesiz değildir. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Bugünkü ihtiyaç ise kalkınma hızımızın arzulanan düzeylere gelmesidir. Bizim kalkınma hikayemiz olan 2023 hedefleri, tam da bugünlerde ihtiyaç duyduğumuz çıkış stratejisini barındırmaktadır" - "Önümüzdeki süreçte, Rusya ve ABD arasındaki ilişkinin seyri Türkiye ekonomisi için önemli bir parametre olacak"


İSTANBUL (AA) - Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Sekreteri Bahadır Tuzcu, "Türkiye ekonomisi hikayesiz değildir. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Bugünkü ihtiyaç ise kalkınma hızımızın arzulanan düzeylere gelmesidir." ifadelerini kullandı.

ASKON'dan yapılan açıklamaya göre Tuzcu, 2017 yılının ilk günlerinde döviz kurlarında gerçekleşen artışta, Türkiye ekonomisinin mevcut performansı ile spekülatif döviz hareketlerinin eş zamanlı etkili olduğunu kaydetti.

Özellikle 2015 ve 2016 yıllarında reel ekonominin temsilcileri olarak kurlara ve kur belirsizliğine bağlı olarak ciddi ekonomik şoklar atlattıklarını anımsatan Tuzcu, 1990'lı yıllardaki kur şoklarının çok daha fazlasını son aylarda yaşayan Türkiye ekonomisinin bir direnç testinden geçtiğini dile getirdi.

Tuzcu, küresel ekonomiye ciddi bir şekilde entegre olmuş Türkiye ekonomisinin performansının yalnızlık üzerinden, diğer bir deyişle tek başına, değerlendirilemeyeceğini belirtti.

" Türkiye ekonomisinin hızla ABD büyümesinin üzerinde bir ekonomik büyüme performansına geri dönmesi gerekmektedir." diyen Tuzcu, "Unutmayalım ki, dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD'nin yeni başkanı Trump, seçimi ABD'yi tekrar muazzam bir güce kavuşturma sloganıyla kazanmıştır. Dolayısıyla, en büyük ekonominin daha da büyüyeceği bir döneme girmiş bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde ABD doları güçlenme ve ABD ekonomisi büyüme eğilimine, Fed ise faiz artırımı yapmak suretiyle küresel sermayeyi ABD'de toplama eğilimine girecektir." ifadelerini kullandı.


- "Türkiye ekonomisi hikayesiz değildir"


ASKON Genel Sekreteri Tuzcu, "Son günlerde konuşulduğunun aksine, Türkiye ekonomisi hikayesiz değildir. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir. Bugünkü ihtiyaç ise kalkınma hızımızın arzulanan düzeylere gelmesidir. Bizim kalkınma hikayemiz olan 2023 hedefleri, tam da bugünlerde ihtiyaç duyduğumuz çıkış stratejisini barındırmaktadır." ifadelerini kullandı.

Hedeflerini takip etmedeki zaafiyetlerin kendilerini güçsüz kılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Tuzcu, bugün karşılaşılan büyüme ve kur şokları, iş dünyasını aciliyetle döviz kazanmaya ve yatırım - istihdam potansiyelini harekete geçirmeye zorladığını dile getirdi.

Tuzcu, bunun için ekonominin en dinamik aktörü KOBİ'lere çok büyük bir rol düştüğünü, özellikle nakit darlığı ve ödeme zincirindeki bozulmadan şikayetçi olan şirketlerin kötü bir ekonomik senaryoya göre hazırlanmaması gerektiğini bildirdi.

Mevcut gidişatta güven probleminin unsurlarından kurtulmak gerektiğine işaret eden Tuzcu, açıklamada şu görüşlerini de paylaştı:

"Bugün bizler iyi bir senaryonun izleyicisi değil, aktörleri olacağız. Bu çok özverili, ciddi ve disiplinli bir mücadeledir. Ekonomimizin mevcut durumu makro dengeler noktasında geçici bir durağanlık taşımaktadır. Büyüme oranları son çeyrek itibarıyla pozitife tekrar dönecektir. Kur seviyesinin normalleşmesi ise büyüme ortamının geri dönmesi, Suriye meselesindeki belirsizliklerin azalması ve yeni anayasa çalışmalarının neticelenmesiyle 2017'nin ilk yarısında gerçekleşecektir. Şu an Türkiye'nin hacminde büyük bir ekonomiye sahip hiçbir demokratik ülkede farklı terör örgütleriyle bu denli ciddi ve sıcak bir mücadele verilmemektedir. Bu kadar türbülansın üstesinden gelmeye çalışan ekonomimiz doğal olarak bir durağanlık dönemine girmiştir. Bu durağanlık, spekülatörlere fırsat alanı oluşturmuştur. Diğer bir deyişle, kur hareketlerinin bu denli büyük olmasında ekonomimizin durağan hali, spekülatif döviz hareketlerinin aldığı sonuca kaldıraç etkisi yapmıştır.

Uluslararası oyuncuların, maşaların, kuklaların ve terör örgütlerinin çok farklı noktalardan hamleler yaptığından emin olmalıyız. Herkes, 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin hemen akabinde ciddi kur artışı beklemişti. Oysa ki, kurlardaki ciddi artış Türkiye'nin sınırötesi operasyonlar gerçekleştirme sürecine girmesiyle başladı. Uluslararası aktörler dalga dalga gelmekteler. Direnç testinden geçiyoruz. Önümüzdeki süreçte, Rusya ve ABD arasındaki ilişkinin seyri Türkiye ekonomisi için önemli bir parametre olacaktır."


Etiketler; #ASKON

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×