Taahhüdü ihlale hapis değil, para cezası uygulansın talebi

İcra sırasında alacaklı tarafa vaat edilen borcu ödemeyenlerin (taahhüdü ihlal) sayısı gün geçtikçe artıyor.

Taahhüdü ihlale hapis değil, para cezası uygulansın talebi
07 Mart 2014 Cuma 12:58

İcra sırasında alacaklı tarafa vaat edilen borcu ödemeyenlerin (taahhüdü ihlal) sayısı gün geçtikçe artıyor. Resmi verilere göre 2012 yılında bu konuda açılan 221 bin 238 davadan 140 bin 524'ünde hapis kararı çıktı. Bunlardan ancak 21 bin 923'ü cezaevine girdi. Söz konusu durumunu karşılıksız çek ile benzerlik taşıdığını ileri süren davalı ve avukatları, hapiz cezasının paranın geriye ödenmesini sağlamadığını belirterek, bu yüzden daha ekonomik bir yaptırım uygulanmasının yerinde olacağını savunuyor. Bu teze bir dönem Ankara Ticaret Odası Başkanlığı yapmış CHP Milletvekili Sinan Aygün ile MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da destek veriyor.

İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi alacaklının iştiraki ile icra dairesinde belirlenen borcunu ödeme şartını makul bir sebep olmaksızın ihlal edenlerin 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasını öngörüyor. İstanbullu girişimci Oktay Çakar, bu yüzden mahkemenin yolunu tutanlardan. Büyük bir firmanın ana bayii olan Çakar, 2010’da 4 çek alır ancak ödeyemez. İcra gelmemesi için alacaklılara taahhütte bulunur. Taahhüdü yerine getiremeyince hakkında ceza davası açılır. 3 davadan zaman aşımı ile kurtulur. Bir davada da hâkim kararı ile denetimli serbestlikten yararlanır. Ancak bu karar Yargıtay’da bozulur. Devamlı mahkemelere gidip gelen Çakar’ın işleri bozulur, nihayetinde ödediği borçlar 4 milyon liraya dayanır. "Kanun, ‘makul sebeplerle ödeyemeyenlere ceza veriliyor’ diyor ancak bu uygulanmıyor." diyen Çakar, "Maalesef benim borcu ödeyip ödeyememe durumuma bakılmadı, gelirim araştırılmadı.” ifadesini kullandı. Çakar, taahhüdü ihlalde denetimli serbestlik uygulanabileceğini de kaydetti.

Çorumlu Yücel Bolatçı da bu yüzden mahkemelerin yolunu eskitenlerden. Bir tavukçuluk firmasında çalışan Bolatçı, 4 bin lira tutarında kredi kullanır. İşten çıkarılınca da geri ödeyemez. Faizlerle 6 bin lirayı bulan borç yeniden yapılandırılır. Çalışmadığı için krediyi ödeyemeyen Bolatçı hakkında Çorum İcra Ceza Mahkemesi’ne taahhüdü ihlal suçlaması ile dava açılır. Hâkim, Bolat’ın işsiz olduğu için borucunu ödeyemediğine hükmeder ve beraat kararı verir. Ancak alacaklının başvurusu ile Çorum Asliye Ceza mahkemesi karara itiraz eder ve beraat hükmü kalkar. Aynı hâkim, Yücel Bolatçı’nın Lenfoma hastalığı geçirmesi, çalışamayacak durumda olmasını dayanak gösterir, tekrar beraat kararı verir.

İcra davaları ile ilgilenen Avukat Şeref Köksal, taahhüdü ihlal yüzünden hapis yatılmasını eleştiriyor. Köksal, “Hırsızlık, dolandırıcılık ve gasptan suçlu bulunanlar denetimli serbestlikten yararlanıyor ama taahhüt ihlali yapanlar yararlanamıyor.” diyerek, bu durumda da denetimli serbestlik uygulanabileceğini ifade ediyor. Taahhüdü ihlale hapsin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) ve Anayasa’nın 38. maddesine de aykırı olduğunu öne süren Köksal, “38. maddede ‘bireyler, sözleşmeye dayalı yükümlülükleri yerine getirememekten dolayı özgürlükten alıkonulamaz’ deniliyor.” diyerek, taahhüdü ihlalde de karşılıksız çek suçunda olduğu gibi hapis cezasının kaldırılmasını, yerine para cezası getirilmesini teklif ediyor.

Eski Ankara Ticaret Odası Başkanı ve CHP Milletvekili Sinan Aygün de taahhüdü ihlalden hapis yatılmasını doğru bulmuyor. Aygün, “Bin lira, 2 bin lira için adamları hapse atıyorsun. Cezaevi bunlarla doldu. Ekonomik suça ekonomik ceza uygulanmalı. Ya hapis cezası kaldırılmalı, ya da bir kereliğine kaldırılmalı ve sicil temizlenmeli." ifadelerini kullanıyor.

MHP Kütahya Milletvekili Âlim Işık da taahhüdü ihlal ile ilgili suçlara uygulanan yaptırımların yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor. Işık'ın bu konudaki görüşleri de şöyle:

“İcra ve İflas Kanunu’nun yenilenerek, ‘mali suça mali ceza, ekonomik suça ekonomik ceza’ anlayışından yola koyularak mağduriyetler giderilebilir. MHP olarak taahhüdü ihlalde tazyik hapsinin kaldırılması, suçlu bulunanlara idari para cezası uygulanmasını esas alıyoruz. Burada borcun yüzde 10’u kadar para cezası uygulanması yerinde olacaktır. İhlal nedeni ile cezaevine girenlerin sayısı 100 bini buldu. 2012’de 84 bin idi. Kaçaklar da var. Kaçakların sayısı 300 bini buldu. Bir patlama var. Bu patlamayı aşmak için mağduriyet giderilmeli. İhlalden mağdur olanlar için bir fon devreye alınabilir. Çünkü bunlar sicili lekeleniyor ve kredi alamıyor. Ama bunlar fon ile kredilendirilecek ki borçlarını ödesin."

Taahhüdü ihlal davalarından 2009-2012 döneminde yargılananların ve cezaevine girenlerin sayısı şöyle:

Sene Dava Hapis kararı Cezaevine girenler
2009 231.997 26.599 17.959
2010 312.340 195.493 24.084
2011 254.977 162.704 20.891
2012 221.238 140.524 21.923
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×