"Son 10 yılda profesörlerin maaşı yüzde 4 geriledi"

Memur-Sen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in, Öğretim Elemanlarının Mali Hakları Ulusal ve Uluslararası Karşılaştırmalar Raporu’na göre profesörlerin maaşının, son 10 yılda yüzde 4 gerilediği ortaya çıktı.


Memur-Sen'e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in, Öğretim Elemanlarının Mali Hakları Ulusal ve Uluslararası Karşılaştırmalar Raporu’na göre profesörlerin maaşının, son 10 yılda yüzde 4 gerilediği ortaya çıktı. Üniversite sayısı ve kontenjanlar artmasına rağmen bunlarla doğru orantılı artışı, akademisyenler ve nitelikli mezunların akademisyen olma tercihleri için söylemenin mümkün olmadığı belirtilen raporda, akademisyen yetiştirilmesi ve nitelikli mezunların akademisyen olma tercihinde bulunması noktasında 2023 ve 2071 vizyonlarıyla pek de uyumlu olmayan bir sonucun ortaya çıktığı ifade ediliyor.

Eğitim-Bir-Sen’in Kasım 2013 raporu hakkında bilgi veren, Denizli Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yeniçağ Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal, Türkiye’de meslekler ve unvanlar itibarıyla kamu personel sistemi üzerinden bir inceleme yapıldığında akademik personelin maaş ve ücretlerinin, gereken seviyenin altında olduğunu söyledi. Merkez Bankası Ücretliler Geçinme Endeksi (1995-100) temel alınarak değerlendirildiğinde, son 10 yılda öğretim elemanları dışında kalan diğer kamu çalışanlarının maaşları reel olarak ortalama yüzde 51 artarken akademik pozisyonların maaşlarındaki iyileşmenin, bu dönemde genel ortalamanın oldukça gerisinde kaldığını belirtti. Prof. Dr. Ünal, “Hattâ profesörlerin maaşı yüzde 4 oranında gerilemiştir. Bir diğer ifadeyle profesörlük statüsünde çalışan bir öğretim üyesinin reel düzeyde 2003 yılında 100 birim olan maaşı, 2013 Haziran ayına gelindiğinde 96’ya gerilemiştir.” dedi.

Aynı dönemde genel ortalamaya göre bir hâkimin (8/1) maaşının reel düzeyde 2, avukatın ise 1,7 kat arttığını, bu tablonun ortaya çıkmasında hangi saiklerin etkili olduğunu tespit ve mutlak bir doğru ortaya çıkarmanın kolay olmadığını ifade eden Eğitim-Bir-Sen üyesi Ünal, “2003-2013 döneminde akademik personelin maaş yönüyle yaşadığı bu mağduriyetin, sürdürülebilir ve tahammül edilebilir olmadığı da tartışmasızdır. Akademisyenliği cazip olmaktan çıkaran ve öğretim elemanlarının hem özel sektör hem de vakıf üniversiteleri kaynaklı baskılarla karşı karşıya kalmasına aracılık eden bu tablo göstermektedir ki Türkiye, son 10 yılda akademisyenlerin malî haklarını yukarı eğimli noktaya taşımak bakımından, iç dinamiklerle gerçekleştirdiği dönüşüm ve gelişimin gerisinde kalmıştır.” değerlendirmesini yaptı.

Batı dışı ülkeler arasında yer alan ve uluslararası rekabeti hedefleyen Brezilya, Malezya, Arjantin gibi ülkelerdeki öğretim elemanlarının maaşlarıyla karşılaştırıldığında, Türkiye’nin rekabetten ne kadar yoksun olduğunun mevcut ücret politikasından anlaşılacağını savunan Ünal, “Bu ülkelerdeki akademik personel maaşları üzerinden Türkiye’dekilerin ne olması gerektiğine ilişkin bir belirleme yapıldığında, ortaya ilginç bir tablo çıkmaktadır. Kaldı ki burada esas alınan ülkelerin bir kısmında milli gelirin daha düşük ve Türkiye’nin dünyanın en büyük 17. ekonomisi olduğu gerçeği de dikkate alındığında, akademik personelin üniversitelerin rekabet etme potansiyeline bugünkünden daha fazla katkı yapmasını temin için neler gerektiği daha net biçimde ortaya çıkmaktadır.” dedi. Mehmet Ali Ünal, bazı düz memurların maaşının, profesörlerinkini geçmeye başladığını sözlerine ekledi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×