Şimşek: Merkez Bankası’nın kredibilitesi ve bağımsızlığı çok önemli, çok kritik

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası’nın kredibilitesinin ve bağımsızlığının ekonominin geleceği adına önemli, kritik olduğunu ifade etti. Şimşek, kurumun ülkenin menfaatlerini de temel alarak en iyi kararları alacağını da...

Şimşek: Merkez Bankası’nın kredibilitesi ve bağımsızlığı çok önemli, çok kritik

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Merkez Bankası’nın kredibilitesinin ve bağımsızlığının ekonominin geleceği adına önemli, kritik olduğunu ifade etti. Şimşek, kurumun ülkenin menfaatlerini de temel alarak en iyi kararları alacağını da vurguladı.

Mehmet Şimşek, 9. Türk-Arap Ekonomi Forumu’na verilen arada gazetecilerin ekonomiye dair sorularını cevapladı. “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Merkez Bankası’nı sert bir faiz indirimine davet etti. Siz enflasyonun durumu belli iken onun bu davetine katılıyor musunuz?" sorusuna Şimşek, şu karşılığı verdi:

“Merkez Bankası’nın kredibilitesi Türkiye için çok önemli. Merkez Bankası’nın bağımsız olması kurumsal reform anlamında son 10 senelerin en önemli kazanımlarından biri. Dolayısıyla prensip olarak Merkez Bankası’nın uygulamaları ile ilgili ben yorum yapmadım. Merkez Bankamızın ülkemizin menfaatlerini göz önünde bulundurarak en iyisini yaptığına, yapacağına inanıyorum. Merkez Bankası’nın kredibilitesi ve bağımsızlığı Türkiye ekonomisinin geleceği adına çok önemli, çok kritik. Dün Başbakan Yardımcımız Sayın Ali Babacan da buna dair açıklamalarda bulundu. Kendisi ile aynı görüşteyim.”

“IMF VE REYTİNG KURUMLARI KAYGI DUYMASIN”

IMF Başkanı’nın konut enflasyonunun çokluğu ile ilgili sözlerine, reyting kurumu S&P’nin faiz indiriminin Merkez Bankası’nın rezervlerini etkilemesi durumunda Türkiye’nin kredi notunda oynamaların olabileceği ile ilgili uyarılarına dair yorumları sorulan Şimşek, şunları kaydetti:

“Bir kere karar verelim, enflasyon Mayıs ayında tavan yapacak. Kur etkisi vardı, ham gıda fiyatlarının etkisi vardı. Son 12 aylık trendi yansıtan konular. Gelecek 12 aya baktığımızda Türkiye’de bir atıl kapasite var. Türkiye ekonomisinde bir çıktı açığı var. Yani talep eksenli bir baskı yok. Kurda göreceli bir istikrar var. Dünya enerji fiyatlarında artış yok. Aşağı yukarı aynı seviyelerde geçen senelerle. Gıda fiyatları öngörülmesi güç olan bir faktör. Ama enflasyonu etkileyen 3-4 faktörden yüzde 75-80’i senenin ikinci yarısında enflasyonun ineceği yönünde tahminlerimize katkı yapıyor. Dolayısıyla ne IMF’nin ne de reyting kurumlarının bu konuda kaygısı olmamalı. Önemli enflasyonun nerede bulunduğu değil, gelecek 12 ayda nereye gideceğidir. Enflasyon tekrar Merkez Bankası’nın hedeflerine doğru inişe geçecektir. 10 senede Türkiye’nin büyüme, gelir ve refahında artış var ise bu Türkiye’nin mali disiplini ile, enflasyonu tek haneye indirmesi ile, yapısal reformlar ile ilgilidir. Gelece dönemde yapısal reformlara devam edeceğiz, enflasyonu aşağı çekmek için gerekeni yapacağız. Makul ve güçlü büyüme patikasında yola devam edeceğiz. Merkez Bankası ile ilgili tartışmaları o çerçevede görmeliyiz. Enflasyonla mücadelede Merkez Bankası’nın eli güçlü olmalı. Elini daha da güçlendirmeliyiz. Mikro seviyede inovasyonu, rekabeti artıracak reformlar yapmalıyız. Tabii Merkez Bankası’nın iç talebi makul seviyede tutacak uygulamalara devam etmesi gerekiyor.”

Bir gazetecinin, “Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın konut, otomobil alımlarının arttığını dillendirdi, hak etmeden harcama yapılmaması uyarısında bulundu. Bu sözler yeni önlemlerin bir habercisi mi?” sorusunu ise Maliye Bakanı, şöyle cevapladı:

“Bu cari açık ile ilgili bir durum. Türkiye’nin imkanlarının ötesinde harcamaması, tasarruflarını artırması, israf ekonomisinden kaçınması ile ilgilidir. Biz, 2013 Ekim ayında makro ihtiyati tedbirler aldık. Tüketici kredilerini pahalı hale getirdik. İhracatçıya ve KOBİ olarak anılan yapılar için kredileri indirdik. Onların risk ağırlıklarını yeniledik. Ocak başında ilave tedbirler aldık. Belli ürünlerde ithalatı etkileyecek vergi yeniliklerine gittik. Şubat ayında ilave makro ihtiyati tedbirler devreye girdi. Şu an yeni tedbir yok. Kredide yavaşlama öngördüğümüz çerçevede gidiyor. Son 13 haftada kredinin momentumuna bakıldığında senelik artış yüzde 12 civarında. Biz yüzde 10-15’i de uygun görüyoruz.”

“3. HAVALİMANI OLMAZSA OLMAZ”

3. Havalimanı’nın inşaat tarihi ile ilgili sorulara muhatap olan Mehmet Şimşek, “Basından gördüğüm kadarı ile Haziran ayında temel atılacak. Atılacaksa ÇED raporu ile ilgili sorunlar hallolmuştur. 3. Havalimanı olmazsa olmaz. Havalimanı’na hemen ihtiyacımız var. Atatürk Havalimanı kapasitesinin çok ötesinde. Biz, pek çok ülkenin uçuş talebini karşılayamıyoruz. Körfez ülkesine yaptığım son ziyarette bu konuda çok şikâyet aldım, hatta tehdit aldım; ‘Siz bizim havayollarının Atatürk’ten uçmasına izin vermezseniz biz de THY‘yi sınırlarız’ gibi. Tabii bu konuya bir çare ürettik. Yani biz devlet olarak, özel sektör olarak 3. Havalimanı’nın bitmesi için seferberlik ilan etmeliyiz. Bu havalimanı bitmezse turizmimiz, havacılık sektörümüz olumsuz etkilenecek. Onun için bu havalimanını da en kısa zamanda bitirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“GÜNEYDOĞULU HEMŞERİLERİM, KARDEŞLERİM ÇÖZÜM SÜRECİNİN ARDINDA”

Bakan Şimşek, çözüm süreci ile ilgili sorulara karşılık, şunları söyledi:

“Tabii demokratikleşme ve çözüm sürecinden rahatsız olanlar var. Siyaseten menfaatlerine aykırı görenler, menfaatleri zedelenenler var. Ama milletimiz çözüm sürecinin ardında. Güneydoğulu hemşerilerim, kardeşlerim çözüm sürecinin güçlü şekilde ardında. Bizim, son olarak köy ismini yenilememiz sembolik bir adım ama Türkiye’de zihniyet devrimi olduğunun işareti. Yani Türkiye yeni köy ismi veya levhası ile ‘ret, inkar ve asimilasyon siyaseti geri kalmıştır, hepimiz kardeşiz, kardeşlik hukuku içinde bu güzel ülkemizi büyüteceğiz’ iletisini veriyor. Millet o iletiyi anlamıştır. Ama Türkiye’nin güçlenmesi, huzurunun, refahının artması, terörün bitmesi, analarının ağlamaması terör örgütü başta olmak kaydı ile kimi kesimleri rahatsız ediyor. Ortalığı kaşıyanlar var. Ama milletimiz buna fırsat vermeyecek, çözüm sürecinin yanında olacaktır. Bu bir süreçtir, iniş çıkışlar olacaktır ama ülkenin hayrınadır.”

CİHAN

Şimşek: Merkez Bankası’nın kredibilitesi ve bağımsızlığı çok önemli, çok kritik


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×