Uluslararası Tarım Sigortaları Sempozyumu


Uluslararası Tarım Sigortaları Sempozyumu

İSTANBUL (AA) - Hazine Müsteşar Yardımcısı Ahmet Genç, "Geçen 10 yılda elde edilen kazanımlara bakıldığında gelecek 10 yılın devlet destekli tarım sigortaları bakımından daha çok kazanım ve başarı getireceği açık biçimde görülüyor" dedi.

Genç, Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM) 10. yılı dolayısıyla düzenlenen Uluslararası Tarım Sigortaları Sempozyumu'nun (IAIS) açılışında yaptığı konuşmada, günlük hayatta herkesin riskler ile karşı karşıya olduğunu belirterek, işletmelerin de yangın, hırsızlık, dolandırıcılık, tarımsal işletmelerin ise dolu, don, fırtına, hayvan hastalıkları gibi birçok risk ile karşılaştığını anlattı.

Gerekli tedbirler alınarak riskin ortadan kaldırılmasının önemini vurgulayan Genç, şunları söyledi:

"Gerçek hayatta çoğu zaman riskleri ortadan kaldırmak mümkün değildir. Riski üstlenebilirsiniz, işletmenizde fon oluşturarak hasarları buradan karşılayabilirsiniz, riski sigorta yoluyla devredebilirsiniz. İşletmenizi koruyan en pratik yol riski sigorta yoluyla devretmektir. Herhangi bir konunun finansmanı için çeşitli yöntemler var.

Bütçeden finansman sağladığınızda tüm vatandaşlardan topladığınız vergileri belli bir kısım vatandaşa ödüyorsunuz, sigorta yoluyla finansmandan yararlanacak olanlar prim ödeyerek sisteme katılıyorlar ve sistemde olmayanlardan prim alınmıyor. Burada daha adil bir yöntem uygulanıyor. Muafiyet, müşterek sigorta, zamlı prim, indirimli prim gibi uygulamalar sonucunda sigortalının risklere karşı tedbir alması özendirilmektedir."

Genç, devlet destekli tarım sigortaları hakkında bilgi vererek, "Geçen 10 yıl içerisinde hemen hemen her yıl primlerde, genel şartlarda, muafiyette, müşterek sigortada küçük ayarlamalar yapılarak sistemin herkesin kazanacağı bir hale getirilmesi sağlanmıştır." dedi.

Devlet destekli tarım sigortaları mükemmel bilgi işlem alt yapısının bulunduğuna dikkati çeken Genç, bu alt yapının sistemin başarısına büyük katkı sağladığını kaydetti.

Genç, geçen 10 yılda elde edilen kazanımlara bakıldığında gelecek 10 yılın devlet destekli tarım sigortaları bakımından daha çok kazanım ve başarı getireceğinin açık biçimde görüldüğünü dile getirdi.

- "Sigorta bilinci ve toplumsal duyarlılık artırılmalı"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ise dünyada gıda güvencesini sağlamak üzere yüksek teknolojilerin kullanıldığını anımsatarak, konvansiyonel tarıma geçildiğini, üretim artışının sağlandığını, ancak nüfus artışına ve gelişmekte olan ülkelerin tüketim alışkanlıklarının değişmesine bağlı olarak tüketimin hızlı şekilde arttığı anlattı.

Bayraktar, dünyada 800 milyona yakın insan yetersiz besleniyorsa arzın yeterli olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Aslında obezite problemi var belki o kadar fazla olmasa gıda arzı yetecek ama. Aşırı tüketim var. Arzı yavaşlatan en önemli faktörlerden biri doğal afetler. Doğal afetlerde sadece mikro bazda işletmeler değil, makroekonomiler de etkileniyor, ülkeler zor durumda kalıyor. Doğal afet vurunca her şeyi ithal edebilirsiniz. Bütün bunlarda en çok etkilenen kesim tarım sektörü ve çalışanlar oluyor. Biz tarımda çalışan insanları doğal afetlerden koruyamazsak, onları tarlada tutamazsak bu ülkenin gıda güvencesini nasıl sağlayacağız? Sağlamamız mümkün değil, burada TARSİM ön plana çıkıyor. Daha fazla insanımızı bu kapsama sokmamız lazım. Doğal afetler vuruyor gelip bize baskı yapıyor. 'Hükümete gidin destek alın, eylem yapın' diyorlar. TARSİM'in bu anlamda genişlemesinin üreticimizin zararlarını karşılama noktasında çok önemli olduğunu söylemekle birlikte bize de faydası var. TARSİM alanını genişletirsek Bakanımız Faruk Çelik ile hükümetimiz ile daha iyi geçiniriz, kavga etmeyiz. Aslında bunu da sigorta kapsamına almış oluyoruz, ilişkilerimizi geliştirmiş oluyoruz. Bu manada TARSİM'in bize de faydası var."

Bayraktar, TARSİM'in başarılı çalışmalarıyla çiftçilerin ilgisinin arttığını aktararak, "Doğal afetler bizi bu yıl da vurdu. 1 Mayıs ile 30 Mayıs arasında 27 ilde 19 ürün zarar etmiş. Aşırı yağışlardan ve kuraklıktan meydana gelen zararların da TARSİM kapsamına alınmasını istiyoruz. Hayvancılıkta bazı hastalıkları kapsama aldığımızda sigorta oranı orada da yükseleceği kanaatindeyim" diye konuştu.

Bu konularda anahtar kelimenin toplumsal duyarlılık olduğunu vurgulayan Bayraktar, sigorta bilincinin yayılması gerektiğini, kayıtdışılılığın cezalarla azaltılmasının mümkün olmadığını, bunun da toplumsal duyarlılıkla önleneceğini söyledi.

- Ülger: "Prim verirken kızanlar, başına bir iş geldiğinde bunun değerini anlayacak"

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ramazan Ülger de sigorta sektörü hakkında bilgi vererek, sigorta şirketlerinin 77 trilyon lira, yani GSYH'nın 44 katı teminat veren bir sektör olduğunu vurguladı.

Ülger, 2015 yılında 71 bin kişinin kredi borçlarının sistem tarafından karşılandığını anımsatarak, imece usulünün modern toplumlardaki yönteminin bu olduğunu söyledi.

DASK sigortalarında sigortalılık oranının yüzde 41 olduğunu hatırlatan Ülger, "Bu deprem bölgesi olan Japonya ile hemen hemen aynı. Biz deprem kuşağındayız. Bugün için prim verirken isyan edip kızanlar, uzun vadeli düşündüğünde başına bir iş geldiğinde bunun değerini çok iyi anlayacak" dedi.

- "Üreticimizin sesine kulak veriyoruz"

Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu da sistemin başlangıcından itibaren 2015 yılı sonuna kadar tüm tarım sigortası branşlarında 5,9 milyon poliçe düzenlendiğini, sigortalı üreticilerden toplanan 1,7 milyar lira prim karşılığında, üreticilere 2,3 milyar liranın üzerinde hasar ödemesi gerçekleştirildiğini kaydetti.

Satoğlu, üreticinin memnuniyetinin kendileri için her şeyin üzerinde yer aldığını ifade ederek, "Elbette işin doğası gereği zaman zaman bir takım şikayetler alıyor, bunlara hızlı ve ciddiyetle geri dönüş sağlıyoruz. Ancak, bu şikayetler bizim motivasyonumuzu asla düşürmüyor. Aksine bizleri daha çok güçlendiriyor. Atacağımız adımlarda ve planlamalarımızda bizleri yönlendirdiği için bu eleştiriler son derece yapıcı ve kıymetli." diye konuştu.

TARSİM'in, çok geniş bir ürün yelpazesinde, 7 farklı sigorta branşında, geniş teminat kapsamı ile üreticisine hizmet sunduğunu belirten Satoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Devletimiz, üreticisine, tüm ülke genelinde ürün ayrımı olmaksızın yüzde 67’ye varan prim desteği sağlıyor. Ancak biz mevcut durumla yetinmiyoruz. Daha fazla üreticimizin Sistem’e dahil olması ve sunulan imkanlardan faydalanması amacıyla onların ihtiyaç ve beklentilerini takip ediyoruz. Genel Müdürlüğümüz ve bölge teşkilatımız aracılığıyla il il, ilçe ilçe ve köy köy tüm ülkeyi gezerek tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Üreticimizin sesine kulak veriyoruz. Hedefimiz, gelecek yıllarda tarımsal üretimi etkileyen tüm risklere karşı üreticimizin güvence altına alınması yönünde. Bu hedefe doğru adım adım ilerliyoruz."

Satoğlu, farklı kıtalardaki 30’a yakın ülkeden, 500’ün üzerinde yerli, yabancı konuğu bir araya getiren sempozyumun, hem dünyadaki hem de Türkiye'deki tarım sigortaları uygulamalarına ışık tutacağına inandığını söyledi.

Bu arada, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik'in katılımıyla açılışı gerçekleştirilen sempozyum yarın sona erecek.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×