MÜSİAD’dan cari açık uyarısı

Ekonomi yönetimine cari açık ile ilgili bir uyarı da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nden (MÜSİAD) geldi.Derneğin genel başkanı Nail Olpak, “Ülkemize net döviz girdisi sağlayan fasıllarda ithalatın ihracattan kayda değer düzeyde...

MÜSİAD’dan cari açık uyarısı

Ekonomi yönetimine cari açık ile ilgili bir uyarı da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nden (MÜSİAD) geldi.

Derneğin genel başkanı Nail Olpak, “Ülkemize net döviz girdisi sağlayan fasıllarda ithalatın ihracattan kayda değer düzeyde hızlı artması önemli bir risk unsurudur. Etkin politikalar ile gerekli önlem alınamazsa cari açığın finansmanına katkı sağlayan bu fasıllarda 10 yıl sonra 40 milyar dolarlık bir açık oluşabilecektir. Bu da şu an cari açık tartışmalarında önemli bir yer işgal eden enerji benzeri ikinci bir finansman yükü demektir. “ dedi.

Olpak, MÜSİAD’ın 2014 Türkiye Ekonomisi Raporu’nu basın toplantısı ile tanıttı. Olpak, raporda cari açığa karşı alınacak kimi önlemlerin ele alındığını, bu anlamda KOBİ ve tarım sektörüne vurgu yapıldığını dile getirdi.

Cari açıkta enerji bağımlılığının önemli rolü olduğunu anlatan Olpak, “2013’ün 56 milyar dolarlık enerji ithalatının cari açığın yüzde 85’ine karşılık gelmesi cari dengenin sağlanmasında vurgunun enerjide yoğunlaşmasına neden oluyor. Bununla birlikte tüm faturanın sadece ithalatın yüzde 22’sini oluşturan enerjiye kesilmesi, kalan yüzde 78’de dikkatlerin toplanmamasına neden olmaktadır. “ ifadelerini kullandı.

Enerjinin ardından gelen fasılların toplam ithalatta payının büyük olduğunu dile getiren Olpak, şöyle devam etti:

“2013’te enerjiden sonraki 5 fasılda yapılan ithalat toplam ithalatın yüzde 40’ına eşittir. İlaveten ithalatın seyrine bakınca belirli fasıllarda yoğunlaşmanın yanı sıra minimum ithal girdiye ihtiyaç duyulması gereken fasıllardaki ithalatın hem değer hem oran olarak arttığını görüyoruz. Ayrıca ihracatının ithalatından fazla olduğu fasıl sayılarında pek değişiklik olmamış. 2003’te ihracatı ithalatından fazla olan 36 fasıladan 22,5 milyar dolar döviz elde ederken 4,3 milyar dolar ödemişiz. Bu fasıllar ancak 2013’te 75 milyar dolar döviz elde ederken 35 milyar dolar döviz kaybetmişiz. Yani görece rekabetçi olduğumuz 36 fasıldaki net döviz girdisi 18 milyar dolardan 39,5 milyar dolara yükselmiş. Bu fasılların ithalat ve ihracatının gelişme hızları önemli. İhracat yıllık ortalama yüzde 13 artarken, ithalat yüzde 23 artmıştır. Diğer taraftan ihracatının ithalatından az olduğu fasıl sayısında da değişiklik olmamış. 2003’te söz konusu fasıllardan 25 milyar dolar döviz gelirken, 65 milyar dolar döviz ödemesi yapılmış. 10 yıl sonra geçen yıl 77 milyar dolar döviz kazanımına karşın 217 milyar dolarlık döviz ödenmiş. Yani görece daha az rekabetçi olduğumuz fasıllarda net döviz çıkışı 40 milyar dolardan 139 milyar dolara yükselmiş. İhracat ve ithalatın aynı dönemde gelişme hızları ithalat yüzde 12, ihracat yüzde 13 olarak değişmiş bu fasıllarda.

Özetle ülkemize net döviz girdisi sağlayan fasıllarda ithalatın ihracattan kayda değer seviyede hızlı artması önemli risk unsurudur. Etkin politikalar ile gerekli önlem alınamazsa cari açığın finansmanına katkı sağlayan bu fasıllarda 10 yıl sonra 40 milyar dolarlık bir açık oluşabilecektir. Bu da şu an cari açık tartışmalarında önemli bir yer işgal eden enerji benzeri ikinci bir finansman yükü demektir. Ayrıca nitelik olarak ülkelerin üretim düzeyi için bir gösterge olan yatırım malları ihracatının 10 yılda 1 puan artması da ihracatın katma değeri açısından olumsuz bir tablodur. Cari açık sarmalı kırılmadıkça ülkemizin sürdürülebilir yüksek büyüme oranı yakalaması zordur. Hedeflere ulaşmamız için trend büyüme eğrisinde pozitif eğilimli kuvvetli kırılmalara ihtiyaç vardır. Bu sarmaldan çıkış stratejisinin ülke gerçeklerine uygun zemin üzerinde şekillenmesi zaruridir. “

MÜSİAD Genel Başkanı, KOBİ’lerin finansmana erişiminin güç olduğundan yakınırken; “Dünyada her 5 KOBİ’den 4’ü finansman açığı ile karşı karşıyadır. Çünkü bankaların birincil hedef kitlesi büyük şirketlerdir, ulus ötesi şirketlerdir. KOBİ’ler ise ölçekler seviyesi mikro finansmanın üstünde bankaların hedef kitlesinin de altındadır. “ dedi.

Cari açık sarmalından çıkışta gıda, tarım ve hayvancılık sektörünün önem arz ettiğini aktaran Nail Olpak, “Çalışan nüfusun yüzde 25’ini istihdam ettiğimiz tarım sektöründe 62 milyar dolarlık üretim yapıyoruz. Tarım ve hayvancılık sektöründe çoğunlukla dış ticaret açığı vardır. Sektörün dış ticaret fazlası oluşturamamasının nedeni yeterli miktarda yatırım yapılmamasıdır. “ saptamasını yaptı. Olpak, tarımda KOBİ’leşmenin finans kaynaklarına erişimi kolaylaştıracağını; kayıt dışılığı azaltacağını savundu.

MÜSİAD’IN BÜYÜME TAHMİNİ YÜZDE 3,8-4

Olpak, MÜSİAD’ın 2014 öngörüleri de paylaştı. Tahmini büyüme rakamlarını yüzde 3,8-4, işsizlik oranını yüzde 8,3-8,7, cari açığı 5,5-6 (47-50 milyar lira), enflasyonu yüzde 7,5-8 olarak açıkladı.

Gazetecilerin “Büyüme tahminini yüzde 3,8-4 bandına oturtmanızda rol oynayan etmenler nelerdir? Enflasyon ile ilgili tahmininiz Orta Vadeli Program’ı (OVP) aşıyor, bunda ne etkili?” sorusuna Olpak, “Irak’ı ve son aylardaki hafif yavaşlamayı göz önünde bulundurmasak biz büyüme için direk yüzde 4 diyecektik. 3,8-4 bandını koyma nedeni odur. Yine OVP’ de geçen sene de yüzde 5 enflasyon rakamı konuldu ama ne olduğunu görüyoruz. Olmayan bir şeyi rakam olarak koymayı biz doğru bulmuyoruz. “ cevabını verdi.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×