Merkez Bankasının faiz indirimine devam etmesi

- Ünlü Portföy Ekonomisti Gönençler: - "Son faiz kararlarının ardından TCMB'nin mevcut fonlama kompozisyonunu koruması halinde, fonlama maliyeti önümüzdeki günlerde yüzde 8,0-8,1 aralığına gerileyebilir" - Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Gürcan: - "Üst bantta yapılan ölçülü indirim sonrasında, mevcut fonlama kompozisyonunda radikal bir değişiklik olmadığı takdirde ağırlıklı ortalama fonlama faizinin bir sonraki toplantıya kadar yaklaşık 20-30 baz puan gerilemesi gündeme gelebilir"

Merkez Bankasının faiz indirimine devam etmesi

İSTANBUL (AA) - BELGİN YAKIŞAN MUTLU - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) gecelik marjinal fonlama oranını (faiz koridorunun üst bandı) indirmesi, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinde düşüş beklentilerini de beraberinde getirdi.

TCMB'nin, mart ayından bu yana üst üste dört toplantıda faiz indirerek marjinal fonlama oranını yüzde 10,75'ten yüzde 9'a çekmesi sonrasında faiz koridoru, uygulama başladığından bu yana en dar aralık olan 175 baz puana geriledi.

Analistler, bu faiz indirimiyle sadeleşmenin sonuna yaklaşıldığını belirterek, TCMB'nin mevcut fonlama kompozisyonunu koruması halinde ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinde de düşüş yaşanabileceğini kaydediyor.

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Ünlü Portföy Ekonomisti Serkan Gönençler, TCMB'nin son dönemdeki para politikası kararlarını, enflasyon ve büyüme dinamiklerinden ziyade, küresel risk iştahına endekslediğini, bu açıdan piyasa izin verdiği takdirde Bankanın faiz indirimlerine devam edeceğini söyledi.

Parasal sadeleşmenin tamamlanması için TCMB'nin fonlamasını tek bir faizden sağlamaya başlaması gerektiğini aktaran Gönençler, halihazırda fonlamanın yaklaşık yüzde 40'ının gecelik borç verme faizinden gerçekleştirildiğini anımsattı.

Gönençler, ortalama fonlama maliyetinin yüzde 8,25-8,35 seviyelerinde seyrettiğini hatırlatarak, "Son faiz kararlarının ardından TCMB'nin mevcut fonlama kompozisyonunu koruması halinde, fonlama maliyeti önümüzdeki günlerde yüzde 8,0-8,1 aralığına gerileyebilir. Bu oran da yüzde 7,5'lik politika faizinin üzerinde kalması nedeniyle parasal sadeleştirmenin tamamlanabilmesi için ya politika faizinde 50 baz puanlık bir artış yapılması ya da TCMB'nin üst bant indirimlerine devam ederek fonlama maliyetini politika faizine daha da yaklaştırması gerekiyor." yorumunu yaptı.

Mevcut konjonktürde ilk ihtimalin çok olası görünmediğini vurgulayan Gönençler, dolayısıyla TCMB'nin bir sonraki toplantıda da faiz koridoru üst bandında indirimlere devam etmek isteyeceğini dile getirdi.

Gönençler, mevcut oranların TCMB'nin parasal sadeleştirme adımlarında sona yaklaştığına işaret ettiğini aktararak, şunları kaydetti:

"TCMB bir sonraki toplantıda faiz koridoru üst bandı dışında politika faizi ve alt bantta da düzenlemelere giderek faizleri yüzde 8,5, yüzde 7,75 ve yüzde 7,0 seviyelerinde belirleyebilir ve tek bir faizden (yüzde 7,75) fonlamaya geçerek parasal sadeleştirmeyi tamamlayabilir. Bununla birlikte TCMB'nin faiz indirme eğilimi de dikkate alındığında, TCMB politika faizinde bir artıştan kaçınabilir. Buna göre TCMB, önümüzdeki iki toplantıda üst bantta yapacağı toplam 100 baz puanlık indirimle parasal sadeleştirmeyi tamamlamayı planlıyor olabilir. Bu planın hayata geçebilmesi için küresel koşulların yardımcı olmaya devam etmesi gerekiyor."


- "Çekirdek enflasyondaki iyileşmenin devamlılığı, faiz indirimlerinin sürdürülmesinde önemli"


Gedik Yatırım Araştırma Uzmanı Erol Gürcan, TCMB'nin bu ay da piyasaları şaşırtmadığını belirterek, böylece mart ayından bu yana faiz koridorunun üst bandında yapılan indirim toplamının 175 baz puana ulaştığını söyledi.

TCMB'nin geç likidite penceresi borç verme faizini de indirdiğini anımsatan Gürcan, ancak bu tarafın kullanımının düşüklüğü nedeniyle yapılan indirimin çok anlamlı olmadığını dile getirdi.

Gürcan, açıklanan kararın piyasa beklentileri doğrultusunda gerçekleşmesi nedeniyle fiyatlamalar üzerinde önemli bir etkisinin olmadığına değinerek, "Üst bantta yapılan ölçülü indirim sonrasında, mevcut fonlama kompozisyonunda radikal bir değişiklik olmadığı takdirde ağırlıklı ortalama fonlama faizinin bir sonraki toplantıya kadar yaklaşık 20-30 baz puan gerilemesi gündeme gelebilir. Özellikle kur ve enflasyonun izleyeceği seyir, bu taraftaki en önemli belirleyiciler olacaktır." diye konuştu.

Bu yılın başlarında yüzde 9'lu seviyelerde bulunan ağırlıklı ortalama fonlama faizinin, haziran boyunca yüzde 8,41 seviyelerinde gerçekleştiğini aktaran Gürcan, şu görüşleri paylaştı:

"Ağırlıklı ortalama fonlama faizi tarafındaki aşağı yönlü eğilimin devam etmesi, bankacılık ve gayrimenkul yatırım ortaklığı sektörleri başta olmak üzere faize duyarlı sektörler öncülüğünde borsayı yukarı yönlü destekleyebileceği gibi kur ve enflasyon üzerinde de yukarı yönlü etkiler bırakabilir. Uzun süredir yüksek seviyelerde olan çekirdek enflasyon göstergelerinde mayıs ayında gözlenen iyileşmenin devamlılığı da TCMB'nin ölçülü faiz indirimlerinin, sürdürebilmesi açısından oldukça önemlidir. Ancak bu etkinin temelde gecikmeli kur etkilerinden kaynaklandığını ve yılın ilk çeyreğinde TL'de gözlenen değerlenme sürecinin ikinci çeyrekte terse döndüğünü göz önüne aldığımızda çekirdek göstergelerdeki iyileşmenin devamlılığının çok kolay olmayacağını da söylemek lazım."

Gürcan, küresel piyasalarda önemli bir stres unsuru gündeme gelmedikçe ya da enflasyon göstergeleri ile kur seviyelerinde önemli bir bozulma olmadıkça TCMB'nin bir sonraki toplantısında koridorun üst bandından 25-50 baz puanlık ölçülü indirimlerine devam etmesinin beklenebileceğini de sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×