Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

- Özetten: - "Kurul, marjinal fonlama faizini düşürmek yoluyla sadeleşme yönünde ölçülü bir adım daha atılmasına karar vermiştir" - "Sadeleşmenin hızı ve zamanlaması enflasyon ve finansal istikrarı etkileyen gelişmelere bağlı olacaktır"

Merkez Bankası PPK toplantı özeti: (2)

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulunun (PPK) marjinal fonlama faizini düşürmek yoluyla sadeleşme yönünde ölçülü bir adım daha atılmasına karar verdiği bildirildi.

Kurulun, 23 Ağustos 2016 tarihli toplantısına ilişkin yayımladığı toplantı özetinde, finansal koşullardaki sıkılık devam ederken yıllık kredi büyüme hızlarının ılımlı düzeylerde seyrettiği aktarıldı.

Küresel risk iştahı ve sermaye girişlerindeki artışa rağmen, yurt içi kaynaklı gelişmelerin finansal koşullardaki iyileşmeyi geciktirdiği belirtilen özette, marjinal fonlama faizindeki kademeli düşüş kredi ve mevduat faizlerine önemli ölçüde yansımış olmakla birlikte, kredi-mevduat faiz farklarının yüksek düzeyini koruduğu, bankaların uyguladığı kredi standartlarında gevşeme gözlenmediği ifade edildi.

Bunun yanında nihai yurt içi talebin ılımlı seyrinin de kredi büyümesini sınırlayıcı yönde etki yaptığına işaret edilen özette, arz ve talep yönlü unsurlar bir arada değerlendirildiğinde, kısa vadede kredi büyüme hızlarında belirgin bir toparlanma beklenmediği kaydedildi.

Özette, iktisadi faaliyetin ılımlı ve istikrarlı büyüme eğilimini koruduğu dile getirilerek, "Tüketim harcamaları bir miktar yavaşlarken yatırımların göreli zayıf seyri devam etmektedir. Öte yandan istihdamdaki istikrarlı artış eğilimi ve ücret gelişmeleri gelir kanalı üzerinden iç talebi desteklemektedir. Dış talep üzerindeki jeopolitik gelişmeler kaynaklı olumsuz etkilere karşın Avrupa Birliği ülkelerine yapılan mal ihracatı güçlü artış eğilimini korumaktadır. Rusya ile ilişkilerin düzelmesi de dış talebi kademeli olarak destekleyebilecektir. Bu doğrultuda, önümüzdeki dönemde mal ihracatının büyümeye olumlu katkı vermeye devam etmesi beklenmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bu çerçevede, yıl genelinde iktisadi faaliyetin ılımlı bir büyüme sergilemesinin beklendiği belirtilen özette, temmuz ayında yaşanan iç gelişmeler, jeopolitik faktörler, zayıflayan küresel büyüme ve turizm sektöründeki zayıflamanın iktisadi faaliyet üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğuna dikkat çekildi.

Özette, bununla birlikte, son dönemde yurt içi güven endekslerinde aşırı bir bozulma gözlenmemesi ve ihracatın pazar değiştirme esnekliğinin büyüme üzerindeki aşağı yönlü riskleri sınırladığı vurgulandı.


- "Ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını artırıyor"

Son dönemde küresel finans piyasalarındaki oynaklığın azaldığı, artan risk iştahına bağlı olarak gelişmekte olan ülkelere portföy girişlerinin hızlandığı aktarılan özette, şu ifadelere yer verildi:

"Temmuz ayı ortasında yaşanan yurt içi gelişmelerin finansal piyasalar üzerindeki olumsuz etkisi, küresel risk iştahındaki artış ve alınan likidite tedbirleri sayesinde büyük ölçüde geri alınmıştır. Sıkı para politikası duruşu, temkinli makroihtiyati politika çerçevesi ve 2015 yılı Ağustos ayında yayımlanan yol haritasında belirtilen politika araçlarının etkili bir şekilde kullanılması ekonomimizin küresel şoklara karşı dayanıklılığını artırmaktadır. Bu doğrultuda Kurul, marjinal fonlama faizini düşürmek yoluyla sadeleşme yönünde ölçülü bir adım daha atılmasına karar vermiştir."

Özette, sadeleşme ile nihai olarak amaçlananın, dar ve simetrik bir koridor uygulamasının hayata geçirilmesi ve fonlamanın tek bir faizden yapılması olduğu belirtilerek, "Sadeleşmenin aktarım mekanizmasının etkinliğine katkıda bulunacağı değerlendirilmektedir. Bu nedenle, para politikasının sadeleşme sürecinin makul bir zaman diliminde sonuçlandırılması planlanmaktadır. Sadeleşmenin hızı ve zamanlaması enflasyon ve finansal istikrarı etkileyen gelişmelere bağlı olacaktır." yorumu yapıldı.

Temmuz ayında enflasyonun işlenmemiş gıda ve tütün ürünleri öncülüğünde belirgin bir artış kaydettiği, çekirdek enflasyon göstergelerinin ise yatay bir seyir izlediği belirtilen özette, şunlar kaydedildi:

"Birikimli döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerinin hafiflemeye devam etmesi temel mallarda enflasyon eğilimindeki iyileşmeyi desteklemiştir. Buna karşılık, birim iş gücü maliyetleri ve gıda fiyatları kaynaklı baskılarla hizmet grubu ana eğilimi yüksek seviyesini korumuştur. İthal girdi maliyetlerindeki düşük seviyenin olumlu katkısına rağmen enflasyon eğilimindeki iyileşme sınırlı kalmıştır. Yakın dönemde yaşanan yurt içi gelişmelerle birlikte yurt içi talebe ilişkin artan yavaşlama sinyalleri ve turizm sektörü görünümü talep ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü riskler oluştursa da döviz kuru hareketleri ve olası kamu fiyat/vergi ayarlamaları enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Bu çerçevede, enflasyon görünümüne dair gelişmeler likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasını gerektirmektedir."


- "Para politikasındaki sıkı duruş sürdürülecek"


Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağı bildirilen özette, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak para politikasındaki sıkı duruşun sürdürüleceği ifade edildi.

Maliye politikasına ve vergi düzenlemelerine ilişkin gelişmelerin enflasyon görünümüne etkileri bakımından yakından takip edildiği belirtilen özette, para politikası duruşu oluşturulurken, mali disiplinin korunacağı ve yönetilen/yönlendirilen fiyatlarda öngörülmeyen bir artış gerçekleşmeyeceğinin varsayıldığı dile getirildi.

Özette, maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve bu durumun orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde para politikası duruşunun da güncellenmesinin söz konusu olabileceği kaydedildi.

Son yıllarda mali disiplinin sürdürülmesinin Türkiye ekonomisinin olumsuz dış şoklara karşı duyarlılığını azaltan temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çekilen özette, "Küresel belirsizliklerin yüksek olduğu mevcut konjonktürde bu kazanımların korunarak daha da ileriye götürülmesi önem taşımaktadır. Mali disiplini kalıcı hale getirecek ve tasarruf açığını azaltacak her türlü tedbir makroekonomik istikrarı destekleyecek ve uzun vadeli kamu borçlanma faizlerinin düşük düzeylerde seyretmesini sağlayarak toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacaktır." ifadeleri kullanıldı.

(Son)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×