İhracatçıdan Merkez Bankası’na kur çağrısı: Proaktif davranın

İhracatçı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı (TCMB) kur oynamaları ile ilgili önlem almaya davet etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Dolar 2,40 lirayı gördüğünde TCMB, günde birkaç milyar dolar...

İhracatçıdan Merkez Bankası’na kur çağrısı: Proaktif davranın
12 Mayıs 2014 Pazartesi 14:18

İhracatçı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı (TCMB) kur oynamaları ile ilgili önlem almaya davet etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Dolar 2,40 lirayı gördüğünde TCMB, günde birkaç milyar dolar döviz satım ihalesi yapıyordu. Kurum, o dönem nasıl canhıraş çaba sarf ettiyse şimdi de proaktif davranıp gerekeni yapmalı.” dedi.

Sabit kur değil istikrarlı kur talep ettiklerini belirten Büyükekşi, “Biz hep rekabet edebileceğimiz bir kurdan yana olduk, yüksek kurdan yana olmadık. Yüksek kurun bize olumsuz yansıyacağını beyan ettik. Onun için TCMB’nin burada piyasayı iyi okuyup, enflasyon rakamlarını göz önüne alıp kademe kademe düşüşe başlaması gerek. 2006’yı iyi tahlil etmesi gerek. “ ifadelerini kullandı.

TİM’in ‘Ekonomi ve Dış Ticaret Raporu’nun tanıtım toplantısında gazetecilerin kur ve TCMB uygulamaları ile ilgili sorularını cevaplayan Büyükekşi, şunları kaydetti:

“Şu an kurun aşağı doğru gitmemesi gerekiyor. Burada yapılması gereken TCMB’nin döviz alması gerekiyorsa almasıdır, faizleri düşürmesi gerekiyorsa düşürmesidir. Yok, ‘dolar 2 lira olsun da ondan sonra yapsın, Mayıs ya da Haziran ayına toplantı gelsin de yapsın’ demeye gerek yok.”

Kurda gönüllerinde yatan rakamın ne olduğu sorusuna ise Büyükekşi, şöyle karşılık verdi:

“Senenin ilk aylarında bir basın toplantısı yaptık. O dönem dolar 2,40 liraya dayanmıştı. Biz, buna karşı ‘bu durumdan ihracatçı memnun değil, aynı filmi 2006’da da gördük. 2006’da kur 1,80 liraya dayandı. Merkez Bankası faizleri artırdı, orada tuttu bir süre. Sonrasında kademe kademe düşürdü, kur 1,20 liraya geriledi. İhracatçı zarar gördü. Aman tarih tekerrürden ibaret demeyelim’ uyarısı yapmıştık. Son olarak da doların 2,40 liraya dayanmasının ardından 5 puan faiz artışı yapıldı. Tabii şu an faiz orada duruyor ama ne yazık ki dolar 2,076, Euro 2,86 lira. Aynı şeyler tekrar ediliyor. O dönem olan şimdi de oluyor. Olanlardan ders almak gerekiyor. Tarih tekerrür etmemeli.

Dolarda 2,15 bizim rekabet gücümüz için yeterli. Biz, doların 2,40 lira olmasını temenni etmediğimizi belirttik. O aralar ayrıca‘döviz almayın’ diye kamuoyuna çağrıda bulundum. Yani o aralar spekülatif amaçlı döviz alanlar zarar ediyor şu an. Artık Türkiye eski Türkiye değil. 2001’den evvel devamlı yükselen kur vardı. Ama şu an kur oynayanın elini yakıyor. Spekülatif amaçla oynayanlar varsa oynayanın elini yakıyor. Rekabet gücümüzü mümkün kılacak rakam dolarda 2,15, Euro’da 3 liradır.

Biz, şu an iyi bir hava yakaladık. Güzel bir ihracat artışı var. Bu havayı kaybetmemeliyiz. Cari açık daralıyor. Büyümeye büyük ihtimalle ihracat katkısı olacak. İlk 3 ayda ihracatın katkısı olacak, mutlaka. Sanayi rakamları iyi geliyor, burada ihracatın iyi katkısı var. Yani geçen ay Kastamonu’da ‘bahar havası yaşıyoruz’ dedik. Bu havayı kaybetmemeliyiz herkes üzerine düşeni yapmalı.”

ALTIN NET İHRACATI YÜZDE 18 DARALTTI

TİM Başkanı, ‘Ekonomi ve Dış Ticaret Raporu’nun önemli bulgularını da açıkladı. Giriş bölümünde ekonominin ele alındığı raporda ihracat ve ithalatın durumu sektör, mal grupları ve ülke bazlı olarak tahlil edildi. Rapora göre 2013 ihracat rakamında altın ihracatında keskin düşüş etkili oldu. 2012’de sekiz kat ihracat artışı görülen altın, 2013’te yönünü ithalata çevirdi. Net ihracatın yüzde 18 daralmasına neden oldu, Türkiye’nin ithalatını artırdı.

2013 ihracatında motorlu taşıt ilk sırayı alırken, pek çok ürün grubu çift haneli büyüme elde etti. İhracat artışını olumlu yönde etkileyen sektörler otomotiv, makine, örme giyim, plastik ve mobilya; olumsuz etkileyen sektörler demir-çelik, mineral yakıt ve yağlar oldu.

Net ihracatın artı olduğu ülkelerin başında Irak gelirken, bu ülkeyi Azerbaycan, İngiltere, Libya ve Mısır takip etti. Net ihracatta en hızlı büyüme artışı ise Hollanda’ya oldu. Net ihracatçı sektörler, hazır giyim, meyve, demir-çelik, tuz, kükürt ve taşlar diye sıralandı. Yenilen meyve faslında 2013’te ciddi bir artış görülürken, incir ve nar ihracatı sıçrama yaptı. Türkiye, zeytinyağı ve makarna ihracatında da rekorlar kırdı. Hububat ihracatında da kek, gofret ve bisküvi büyük pay aldı.

Ülke gruplarına bakıldığında Türkiye’nin en büyük ticari partneri, toplam ihracatta yüzde 41 pay ile yine Avrupa Birliği (AB) oldu. Ortadoğu’ya ihracatın düşüşünde altın faktörü öne çıkarken, en fazla satış yapılan ilk beş ülke Almanya, Irak, İngiltere, Rusya ve Fransa’dan teşekkül etti.

2013’te Türkiye ekonomisinde büyüme ve ithalat paralel yürüdü. Ancak ithalatın en büyük kalemi enerji tarafında yavaşlama oldu. Enerji ithalatında yüzde 7 düşüş genel ithalatın artış oranını da 1,6 puan aşağı çekti. Ara mallar, ithalatın yüzde 73’ünü karşılarken, en yüksek ithalat artışı tüketim mallarında kaydedildi.

İSTANBUL’DA İTHALATTA BİRİNCİ

Türkiye ithalatında öne çıkan ilk 20 şehir, ihracat ve ekonomik aktivitelerde de ön planda olan iller oldu. İthalatta yüzde 54,3 pay ile İstanbul ilk sırada yer alırken, bu şehri Kocaeli, Ankara, Bursa ve İzmir izledi. Hatay ve Manisa’da ise ithalat daraldı.

Türkiye, geçen sene ithalatının yüzde 36,7 sini AB’den yaparken, Amerika ülkelerinden ithalatta düşüş görüldü. İhracatta dördüncü sırada yer alan Rusya, ithalatta birinci oldu. Rusya’yı Çin, Almanya, İtalya ve ABD takip etti.

LAP TOP VE CEP TELEFONU İTHALATI ARTIRDI

Alt fasıllara göre ithalat ele alındığında mineral yakıtlar ve yağlar ilk sırada yer aldı. Makineler faslında yüzde 12,3 ile lap top ve elektrik elektronik faslında yüzde 22,2 ile cep telefonları ithalat artışının önemli kalemleri oldu. İşlenmemiş altın ise 2013 ithalatını artıran etmenlerdendi.

Net ithalatta birinci Çin idi; ardından Rusya, Almanya ve İsviçre geldi. Net ithalatçı olan sektörler ise enerji, makine ve kıymetli taşlar oldu.

‘Ekonomi ve Dış Ticaret Raporu’nun bulgularını yorumlayan TİM Başkanı Büyükekşi, belge ile Türkiye’nin net ihracatçı ve ithalatçı olduğu ülkelerin, sektörleri araştırıp fotoğrafladıklarını vurguladı.

Dış ticaretini artıran ülkelerin milli gelir ve refahını da artırdığına işaret eden Büyükekşi, 2014’ün Türkiye için iyi bir sene olacağını dile getirdi. Sene sonu için konulan 166,5 milyar dolar ihracat hedefinin yakalanacağına temas etti.

Büyükekşi, Türkiye’nin 2023 için 500 milyar dolar ihracat hedefi belirlediğinden söz etti. Bu hedefin yakalanması adına yüzde 14 ihracat artışının devam etmesi gerektiğini anlattı. Büyükekşi, “ 2023 için mevcut pazarlarda payı artırmamız, çoklu ticaret anlaşmalarını artırmamız gerek. Orta ve ileri teknoloji ürün payını artırmamız gerek. Bu da kaliteli, katma değerli ürünlerin ihracı anlamına geliyor. Yükte hafif pahada ağır mallarla konteynırları doldurmamız gerekiyor. Katma değeri artırmak için TİM olarak inovasyon, tasarım, marka ve Ar-Ge konusunda duruyoruz. “ dedi.

İnovasyona önem verdiklerini vurgulayan Büyükekşi, “Bu çerçevede 2014’te İnovasyon Haftası’nı 3 ilde yapacağız. Bu yönde ilk adımı attık. 29-30 Mayıs’ta İnovasyon Haftası’nın ilki İzmir’de yapılacak. İnovasyon ateşini Anadolu’ya taşıyacağız. İkinci il Ankara, Gaziantep, Adana olur bunlarla ilgili görüşmeleri yapıyoruz. Yani İnovasyon Haftası ile ilgili 3 etkinliğimiz olacak. Birini de İstanbul’da yapacağız. “ açıklamalarında bulundu.

CİHAN

İhracatçıdan Merkez Bankası’na kur çağrısı: Proaktif davranın

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×