"Hizmet'e yakın 100 bin işletme bitirilecek, hükümete yakın şirketlere satılacak"

Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD) Başkanı Ali Fuat Er, Hizmet Hareketi ile bir şekilde ilişkisi kurulan Türkiye genelindeki 100 bin işletmenin fişlenerek bitirilmesinin amaçlandığını söyledi. Şirketler hakkında sahte ihbar mektupları...

23 Temmuz 2014 Çarşamba 11:53

Bursa Girişimci İşadamları Derneği (BUGİAD) Başkanı Ali Fuat Er, Hizmet Hareketi ile bir şekilde ilişkisi kurulan Türkiye genelindeki 100 bin işletmenin fişlenerek bitirilmesinin amaçlandığını söyledi. Şirketler hakkında sahte ihbar mektupları ile inceleme başlatılacağı ve MASAK aracılığı ile bu şirketlerin hesaplarına el konulacağını belirten Er, 10 maddelik şirketleri bitirme planının devreye alındığı uyarısında bulundu. Yapılanların sadece Hizmet Hareketi'ni ve gönüllülerini değil, ülkeyi, demokrasiyi, hukuku ve ekonomiyi olumsuz etkilemeye başladığını vurgulayan Er, ekonominin gidişatında deprem etkisi yapabilecek bu uygulamanın durdurulması adına her platformda konunun dile getirilmesi gerektiğini söyledi.

Bursa Ticaret Sanayi Odası (BTSO) Meclis Üyesi Ali Fuat Er, BTSO Meclis toplantısında gündem dışı söz alarak, ülke genelinde Hizmet Hareketi'yle bir şekilde ilişkilendirilen işletmeler için kurulan tuzaklara dikkat çekti. Türkiye’de son günlerde iş dünyasını ve ekonomiyi derinden etkileyecek çok önemli gelişmeler yaşandığını belirten Ali Fuat Er, geçtiğimiz hafta birkaç gazetenin aynı anda ele aldığı iddiaya göre, 28 Şubat sürecindeki Batı Çalışma Grubu gibi bugün de Kozmik Çalışma Grubu kurulduğunu ifade etti.

'HİZMET HAREKETİ İLE İLİŞKİLİ 100 BİN İŞLETME FİŞLENDİ, BİTİRİLMEK İSTENİYOR'

Bu grup tarafından Türkiye genelinde Hizmet Hareketi ile ilişkisi olduğu düşünülen 100 bin işletmenin fişlendiğinin altını çizen Er, şöyle konuştu: "Ağırlıklı olarak esnaf ve KOBİ’lerden oluşan işletmelerin hangi dernek, vakıf ve sivil toplum kuruluşuna üye olduklarına kadar her şey kayıt altına alındı. Firmalarla ilgili herhangi bir yargı kararı olmamasına rağmen, MASAK, BDDK, Maliye, SGK ve Hazine'den firmalarla ilgili bilgiler toplandı. Şirketlerin müşterileri, bağış yapılan dernekler, iş potansiyeli ve verdikleri vergilere kadar her şey kayıt altına alındı. Ardından icra noktası devreye girmeye başladı. Sonra bu fişlenen şirketleri bitirmek maksadıyla Maliye Bakanlığı’nın Gümüşdere Tesisleri’nde gizli toplantı yapıldı. Bazı savcı, üst düzey emniyet yetkilileri ve bazı bürokratlar, 26 Haziran 2014 tarihinde bir araya gelerek, kendilerine göre muhalif addettikleri şirketlerin 10 aşamada hükümete yakın bir şirket haline getirilmesi ya da hükümete yakın bir şirkete satılmasının sağlanması kararlaştırıldı. Yol haritası belirlendi."

'SAHTE İHBAR MEKTUPLARI İLE ŞİRKETLER İNCELENECEK, HESAPLARI DONDURULACAK'

Bu şirketler hakkında ilgili kurum ve kuruluşlara sahte ihbar mektupları gönderilerek haklarında incelemeler başlatılacağını dile getiren Er, şöyle devam etti: "Bu ihbar mektuplarını değerlendirecek olan kamu idareleri, şirket hakkında inceleme başlatacak ve faaliyet alanlarına göre tüm bürokrasi müfettişleri de devreye girmiş olacak. Bu esnada şirketlerin büyüklüğüne göre de MASAK ile devreye girilecek, incelemeye alınan kurumların hesaplarının dondurulması sağlanacak. Bu şirketlerle ilgili taraf olan bazı medya kuruluşlarına yolsuzluk ve usulsüzlük belgeleri servis edilerek kamuoyunun desteği alınmaya çalışılacak."

'SÜREÇ BAŞLADI'

Bu iddialarla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’nden, İçişleri Bakanlığı’ndan ve Adalet Bakanlığı’ndan herhangi bir yalanlama gelmediğini vurgulayan Er, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buyurgan tavırlarla ve azarlayıcı üslupla açıklama yapmaya çalışan ve tatmin edici bir açıklama yapamayan Maliye Bakanlığı, söz konusu işletmelerin bir kısmı hakkında vergi incelemeleri başlatmış bulunuyor. Dolayısıyla süreç başladı. Fişleme başlı başına anayasal bir suçtur. 10 adımdaki her nokta, devleti kriminal bir girdabın içine çekiyor. Demokratik bir ülkede hiçbir devlet kurumu, insanları inancına, hayat tarzına ve tercihine göre fişleyemez, onlara ayrımcılık yapamaz."

'SİYASİ AYAR VERMEK İÇİN FİRMALARI CEZALANDIRMAK TÜRKİYE’YE ZARAR VERECEKTİR'

Ekonomik tabloyu olumlu yöne çevirebilmek için vergi mükellefi firmaları el üstünde tutmak gerektiğini ifade eden BTSO Meclis Üyesi Ali Fuat Er, "Onlara siyasi ayar verebilmek için cezalandırmak, firma kadar, Türkiye’ye de zarar verecektir. Bu tür ortamda, bırakın yabancı yatırımcıyı, yerli yatırımcılar bile yatırım yapmaktan, istihdam oluşturmaktan imtina edecektir. Yapılanlar sadece Hizmet Hareketi'ni ve gönüllülerini değil, ülkemizi, demokrasimizi, hukukumuzu ve ekonomimizi olumsuz etkilemeye başlamıştır bile. 28 Şubat sürecinde bazı firmalar ‘yeşil sermaye’ iddiası ile fişlenmiş, bir takım derin operasyonlara tabi tutulmuşlardı. Mağduriyeti o firmalar ile birlikte hepimiz ödedik. Yaşanan ekonomik krizi hiçbirimiz unutmadık. Hatta bu mecliste, o günlerin acısını yaşayan çok sayıda arkadaşımız olduğunu, yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulu başkanı olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

'BTSO’NUN KENDİ ÜYELERİNE SAHİP ÇIKMASINI BEKLİYORUZ'

"Ekonominin gidişatında deprem etkisi yapabilecek bu uygulamanın durdurulması adına her platformda bunun dile getirilmesi kanaatindeyim." diyen Er, şu uyarıyı yaptı: "Bu 100 bin firmadan Bursa’ya da büyük bir pay düşüyor. Bunların birçoğu BTSO üyesidir. Onun için bu çatı altında bunu dillendirdim. Firmaları bu kadar baskı ve ekonomik tahakküm altına alınmasına rağmen, BTSO’dan bir tepki, bir ses gelmemesi bizleri son derece üzmüştür. BTSO’nun kendi üyelerine sahip çıkmasını sabırla ve umutla bekliyoruz."

Firmaların her zaman denetime açık olduğunu ve incelemelerden korkmadığını belirten Er, suyunu bulandırdığı iddia eden kuzuyu, ‘yukarıdan da içsen, aşağıdan da içsen seni yiyeceğim’ diyen Kurt hikayesini anlatarak, "Biz bu anlayışına karşıyız. Bu anlayışı da ne bu dünya anlayışı ile ne de inanç sistemimizle bağdaştıramıyoruz. Bu vebal altından kalkılacak bir vebal değil." şeklinde konuştu.

BURKAY: ASIL OLAN EKMEKTİR, İDEOLOJİMİZİ SORGULARSAK 50 FIRKAYA AYRILIRIZ

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise kendisinin de 28 Şubat döneminde benzer sıkıntılar yaşadığını ve bu konuda duyarlı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi: "Biz her zaman ekmeğin tarafındayız. 35 bin üyemiz, 100 bin Bursalı demektir. Bizim buluşacağımız tek bir nokta var o da ekmek davamız. İnancımızı sorgularsak, ideolojimizi sorgularsak, bakış açımızı sorgularsak 50 fırkaya ayrılırız biz. Bizim için asıl olan bu 100 bin iş insanının ekmeği için yaptığı mücadeledir. Ona biz saygı duymak zorundayız, buna herkesin saygı duyması için de elimizden gelen mücadeleyi vermek zorundayız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu 100 bin iş insanı 35 bin şirket, Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları ile çalışır. Ne kimseden korkacak hali vardır, ne de böyle bir şeye BTSO olarak biz müsaade etmeyiz." CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×