“Gümrük Birliği ihtiyaçlara yetmiyor”

- İKV Brüksel Temsilcisi ve Ekonomi Danışmanı Nuray: - "Şu anda yürürlükteki Gümrük Birliği Anlaşması ihtiyaçlara yetmiyor. Gümrük Birliği’nin modernize edilmesi gerekiyor"

“Gümrük Birliği ihtiyaçlara yetmiyor”

İSTANBUL (AA) - İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Brüksel Temsilcisi ve Ekonomi Danışmanı Haluk Nuray, yürürlükteki Gümrük Birliği Anlaşması'nın ihtiyaçlara yetmediğini belirterek, Gümrük Birliği'nin modernize edilmesi gerektiğini söyledi.

Nuray, İKV İstanbul AB Bilgi Merkezi ve Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) AB Bilgi Köşesi işbirliğiyle gerçekleştirilen "Gümrük Birliği Sohbetleri”ndeki konuşmasında Gümrük Birliği’ndeki problemler ve modernizasyon sürecini ele aldı.

Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne girmesinin çok faydalı olduğunu belirten Nuray, “Gümrük Birliği olmasaydı Türk ekonomisi olduğundan çok farklı bir yerde olurdu.” dedi.

Nuray, Türkiye'nin Gümrük Birliği’ne girdikten sonra küresel katma değer zincirine katkısının arttığını dile getirerek, "Şu anda yürürlükteki Gümrük Birliği Anlaşması ihtiyaçlara yetmiyor. Son zamanlarda yapılan şikayetler haklı. Gümrük Birliği’nin modernize edilmesi gerekiyor.” ifadelerinin kullandı.

Dünyanın çok hızlı değiştiğini vurgulayan Nuray, "Fabrika üretim modelinden üretim zinciri modeline geçildi. Gümrük Birliği o dönemde yapılan bir anlaşmaydı. Anlaşmayla Türkiye AB üretim zincirlerinin bir parçası haline geldi. Fakat şimdi değer zincirleri ortaya çıktı. Yeni tür anlaşmalar ortaya çıktı. Gümrük Birliği içinde olmayan yeni anlaşmalar yapılmaya başlandı. AB’nin diğer ülkelerle imzaladığı anlaşmalarla Türkiye’nin AB’deki ekonomik avantajları sona erdi.” diye konuştu.

Nuray, Türkiye ve AB arasındaki ticareti sadece Gümrük Birliği’nin düzenlediğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

“Anlaşma sadece sanayi ürünlerinin ticaretini düzenliyor. Onun payı ise azami yüzde 25. AB, Türkiye’de tarım ve hizmetler gibi diğer alanlara da girmek istiyor. Biz Türkiye olarak mevcut anlaşmanın yol açtığı şikayetleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Aynı zamanda AB pazarında rakibimiz olan 3. ülkelere karşı ticari avantajlar elde etmek istiyoruz . Bu anlaşmanın Türkiye’de yeni bir reform sürecini başlatacağını da umuyoruz. Fakat AB, şimdi mülteciler gibi konularda menfaat ortaklığı kurmak istiyor. Etki analizi yapacağız diye iki yıldır bizi oyalıyorlar . Bence Kıbrıs’ı bekliyorlar. Kıbrıs sorunu çözülürse sürece devam edebileceğiz sanırım.”



- "AB, finansal ve politik olarak şu andaki sistemden çok daha fazla uyumlu olmak durumunda"


Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Ekonomi Danışmanı Pelin Yenigün Dilek de dünyaca ünlü ekonomistlerin görüşlerinden bahsederek ekonomik bir çerçeve çizdi.

Bölgesel entegrasyon tartışmalarının ne şekilde ilerlediğine ve Brexit’le ilgili tartışmalarına değinen Dilek, dünyadaki globalleşmenin kurumsal olarak desteklenemediğini ve globalleşmenin doğru bir şey olamayacağını, demokratikleşmenin hedef olarak seçilmesi gerektiğini dile getiren ekonomistlerin görüşlerini paylaştı.

Dilek, AB’de avro ilk çıktığında paranın kurgusunda hata olduğu şikayetlerinin olduğunu hatırlattı ve avroyu destekleyecek kurumsal alt yapı kurulamadığının altını çizerek şunları kaydetti:

"AB’yi birleştirmek için avro ortaya atıldı. Ortak finans kurumları kurulması gerekiyordu ama süreç paralel bir şekilde ilerleyemediği için şu anda AB içinde gördüğümüz problemleri yaşıyoruz. Eğer ekonomik entegrasyon politik entegrasyona paralel olarak gitmiyorsa sistem, denge noktasını şaşabiliyor ve bir takım problemler olabiliyor. Brexit örneğinde gördüğümüz bölgesel entegrasyonun her bölgeye eşit fayda sağlayamaması durumu ortaya çıkıyor. Sistem, kurumlar yeterince yerleşik olmadığı zaman kendisini faydayı dağıtacak bir şekilde kurgulayamıyor. Brexit probleminin de özellikle daha fazla ekonomik entegrasyonun toplumun sadece belli bir kesimine gittiği eleştirisi var. AB finansal ve politik olarak şu andaki sistemden çok daha fazla uyumlu olmak durumunda."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×