FETÖ'nün darbe girişimine tepkiler

- MÜSİAD Başkanı Olpak: - "Hain bir darbe girişimine karışanın askeri, polisi, iş adamı, medyacısı ya da yargıcı olmaz. Kim karışmışsa hukuk çerçevesi içinde, bunun hesabını en caydırıcı şekilde, sonuçlarına katlanmak kaydıyla vermelidir" - TÜRSAB Başkanı Ulusoy: - "Antalya'daki 30 bine yakın misafirimizden sadece 9 kişi dönmek istedi. Bunun altını çiziyorum. Altından kalkacağız, sektör olarak güçlüyüz, ülke olarak güçlüyüz" - İSTİB Başkanı Kopuz: - "2013'ten 2016'ya kadar, 'Biz silahlı terör örgütü müyüz?' algısını yaymaya çalıştılar ve cuma günü akşam, bunların nasıl bir silahlı terör örgütü olduğunu hep beraber, ülke olarak gördük. Bundan sonraki mücadelede, 2013'ten 2016'ya kadar bu tavrı koymayan kimler varsa bunun hesabını verecekler, bundan normal bir şey de yoktur" - İSO Başkanı Bahçıvan: - "Biz tankın üzerine çıkmadık. Biz tankın altında ezildik. Uçaklara ve helikopterlere göğüs gererek, Meclisine sahip çıktık. Yaralılarımız var. 200’ün üstünde ölümüz var. Şehit vererek de demokrasiye sahip çıktık"

FETÖ'nün darbe girişimine tepkiler

İSTANBUL (AA) - Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Nail Olpak, "Hain bir darbe girişimine karışanın askeri, polisi, iş adamı, medyacısı ya da yargıcı olmaz. Kim karışmışsa, hukuk çerçevesi içinde, bunun hesabını en caydırıcı şekilde, sonuçlarına katlanmak kaydıyla vermelidir." dedi.

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının darbe girişimine yönelik iş dünyasından tepkiler gelmeye devam ediyor.

Bu kapsamda, iş dünyasının önemli temsilcilerinden, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Deniz Ticaret Odası (DTO), İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB), İstanbul Ticaret Odası (İTO), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD), Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) başkanları, İstanbul'da bir araya gelerek darbe girişimini kınadı.

Söz konusu kurumların başkanları tarafından imzalanan "Karanlıktan Aydınlığa 15 Temmuz" ortak bildirisinin, MÜSİAD Başkanı Olpak tarafından okunmasının ardından başkanlar gazetecilerin sorularını yanıtladı.

MÜSİAD Başkanı Olpak, darbe girişimine karışanlarla ilgili iş dünyasından gözaltılar olup olmayacağı yönündeki endişelerin sorulması üzerine, "Bizim daha önce bir terör tanımımız vardı. 'Terörün iyisi kötüsü, haklısı haksızı, dini, milleti olmaz' diyorduk. Aynı şekilde de hain bir darbe girişimine karışanın askeri, polisi, iş adamı, medyacısı ya da yargıcı olmaz. Kim karışmışsa hukuk çerçevesi içinde, bunun hesabını en caydırıcı şekilde, sonuçlarına katlanmak kaydıyla vermelidir." diye konuştu.


- "Antalya'daki 30 bine yakın misafirimizden sadece 9 kişi dönmek istedi"

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy da sektörün darbe girişiminden ne yönde etkilendiği sorusu üzerine, sektörün her zaman zoru başardığı değerlendirmesinde bulundu.

Geçtiğimiz hafta Rusya'da yaptıkları temasları hatırlatan Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz ülkenin pazarlamasını yapmayı düşünürken, bu tarafta başka bir türbülanstan geçiyoruz. Bunun altından kalkacağımızı umut ediyoruz. Partnerlerimize 'Şimdi Türkiye'ye ve İstanbul'a gelme zamanıdır' diyoruz. Antalya'daki 30 bine yakın misafirimizden sadece 9 kişi dönmek istedi. Bunun altını çiziyorum. Perşembe günü İspanya'ya, daha sonra Almanya'ya gideceğiz.

Bütün partner kuruluşlarımızla yaptığımız görüşmelerde, herhangi bir problem olmadığını, bunun altından kalkabileceğimizi, maalesef kendi içimizdeki delilerin yaptığı bir işi yine temizlemek bize düşüyor. Altından kalkacağız, sektör olarak güçlüyüz, ülke olarak güçlüyüz. İç turizmin canlandığını, herhangi bir iptal olmadığını, erken rezervasyonların aynı şekilde, aynı hızda devam ettiğini söyleyebilirim."

İTO Başkanı Çağlar da olayın akşam saatlerinde başlayıp, sabah erken saatlerde bitmesinin, halkta "Evet, bu gibi olaylar olabilir ama bu olaylar karşısında da halkımız gerekli tepkiyi veriyor." algısı oluşturduğuna dikkati çekerek, bu algı sonunda da AVM'lerde yüzde 85'lik dolulukların yaşandığını söyledi.

İTO olarak cumartesi yaptıkları Olağanüstü Meclis Toplantısını anımsatan Çağlar, dünya çapında başlattıkları çalışmaları hızlandırarak devam ettirecekleri bilgisini verdi.


- "9'uncu aydan itibaren ekonomik verilerle çok farklı bir Türkiye göreceğiz"


ASKON Başkanı Koca, 15 Temmuz akşamı kalkışılan hareketin, demokrasi ve insan haklarına kazandıracağı çok şey olacağı yorumunda bulundu.

"Karanlığın en koyu anı, güneşin doğacağı andır." diyen Koca, şunları kaydetti:

"Türk halkının bütün kurumlarımıza sahip çıkmak suretiyle birlik beraberlik mesajımızın topluma sunulmuş olmasının önemine inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti'nde üreten bir sanayici olarak geleceğimizin dünden çok daha farklı olacağına inanıyorum. Eğer güneşin 16 Temmuz sabahı çok daha farklı doğduğuna inanıyorsak 2016 yılının dördüncü çeyreğinde de bütün verilerimizin çok daha farklı olduğunu göreceğiz.

Yeter ki özellikle sanayiciler olarak birliğimizi beraberliğimizi korumaya devam edelim. Üretmeye ve demokrasi nöbetine devam ettiğimiz sürece, bütün kurumlarımız birlik beraberlik nöbetini tuttuğu sürece, inanıyorum ki 9'uncu aydan itibaren ekonomik verilerle birlikte çok farklı bir Türkiye'yi göreceğiz. Bugün birlik beraberlik mesajını dosta düşmana ne kadar vakur verirsek 2023 hedeflerine çok daha hızlı şekilde ulaşırız."


- "Cuma günü akşam, bunların nasıl bir silahlı terör örgütü olduğunu hep beraber, ülke olarak gördük"


İSTİB Başkanı Ali Kopuz da konuşmasında 2013 yılından 2016 yılına kadar yaşananlara değinerek, şöyle konuştu:

"FETÖ Örgütü'ne o zamanki yardım eden arkadaşlarım, bunun içinde burada oturan biz de dahil hepimiz, insan yetiştiriyor diye bir yardım kampanyası vardı ve hepimiz elimizden geleni yaptık ama ne zamanki Gezi Olayları ve o süreç başladığı zaman, sağduyulu insanların hepsi geri çekildi.

2013'ten 2016'ya kadar, 'Biz ne yaptık? Silahlı terör örgütü müyüz?' algısını yaymaya çalıştılar. Ve cuma günü akşam, bunların nasıl bir silahlı terör örgütü olduğunu hep beraber, ülke olarak gördük. Onun için bundan sonraki mücadelede, 2013'ten 2016'ya kadar bu tavrı koymayan kimler varsa bunun hesabını verecekler, bundan normal bir şey de yoktur. Çünkü bu memleket hepimizin, bu memlekete sahip çıkmamız lazım."


- "Türkiye, demokrasi konusunda tarihinin en büyük kamuoyu anketini yaptı"


İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, "Her karanlık kendi aydınlığını getirir. Aslında bu olayı Türkiye için eğer doğru kullanabilirsek bize muhteşem fırsatlar sunuyor." dedi.

Türk insanında daha evvel, "Türk insanı darbeyi önleme inisiyatifine sahip değil. Rusya’da Boris Yeltsin'in tankın üzerine çıkarak verdiği görüntü bizde neden olmuyor?" düşüncesi hakim olduğunu dile getiren Bahçıvan, şunları söyledi:

"Son yaşananlarla bu durum ukde olarak bizden önceki nesillerin içinde kalmadı. Biz tankın üzerine çıkmadık. Biz tankın altında ezildik. Uçaklara ve helikopterlere göğüs gererek, Meclisine, olağanüstü toplantıya çağırarak sahip çıktık. Yaralılarımız var. 200’ün üstünde ölümüz var. Şehit vererek de demokrasiye sahip çıktık.

Türkiye olarak demokrasi dersi verecek bir markaya sahibiz. Eğer bu olayı dünyaya doğru anlatabilirsek Türkiye dünyaya demokrasi dersi verecektir. Bu durumu ekonomimiz, ülke imajımız ve sosyal hayatımız açısından çok iyi kullanabileceğimiz bir imkan söz konusu. Olay çok taze ve travmamız büyük. Bir an evvel bir araya gelerek ve hiçbir bütçeden kaçınmadan dünyanın en güçlü PR ajansları ile çalışarak Türkiye’de halkın gücünü, iradesini, müteşebbis gücünü, işini ve demokrasiyi korumak konusundaki kararlılığını anlatmalıyız.

Yabancılar kamuoyu anketlerini çok sever. Türkiye demokrasi konusunda 15 Temmuz’da tarihinin en büyük kamuoyu anketini yaptı. Zorluğa karşı nasıl durulur, bunu, kanı ve canı pahasına ortaya koydu. Her türlü bütçe kullanılarak önümüzdeki birkaç gün içinde güçlü bir ortak akılla bunu yaratacak güçteyiz. Yeter ki burada olduğu gibi bir olalım, diri olalım."

TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan da böyle bir dönemde birlik ve beraberliğin önemine dikkati çekerek, "Üretmeye devam edeceğiz ama gece nöbetlerimizi de tutacağız, kazanımlarımızı kaybetmeyeceğiz. Bunları atlatma kudretine sahibiz." değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×