Eski Sayıştay Daire Başkanı: Hükümetin gölgesi Sayıştay’ın üstüne düştü

Eski Sayıştay Daire Başkanlarından Hasan Baş, Sayıştay'ın denetimlerde hükümetin etkisi altında kaldığını öne sürerek, “Son zamanlarda bunu üzülerek söylemek zorundayım ki; siyasal iktidarın gölgesi korkarım ki Sayıştayın üzerine hem de koyu bir biçimde.

Eski Sayıştay Daire Başkanı: Hükümetin gölgesi Sayıştay’ın üstüne düştü

Eski Sayıştay Daire Başkanlarından Hasan Baş, Sayıştay'ın denetimlerde hükümetin etkisi altında kaldığını öne sürerek, “Son zamanlarda bunu üzülerek söylemek zorundayım ki; siyasal iktidarın gölgesi korkarım ki Sayıştayın üzerine hem de koyu bir biçimde düşmüş durumda.” dedi.

Sayıştay 3. Daire eski Başkanı Hasan Baş, Meclis'teki bütçe görüşmelerinde öne çıkan Sayıştay denetimi konusunda Cihan'a değerlendirmelerde bulundu. Sayıştayın bağımsızlığına vurgu yapan Baş, “Sayıştay'ın bağımsız tarafsız hareket ettiği varsayılarak böyle bir görev veriliyor. Oysa son zamanlarda bunu üzülerek söylemek zorundayım; siyasal iktidarın gölgesi korkarım ki Sayıştay'ın üzerine hem de koyu bir biçimde düşmüş durumda. Sayıştay da siyasal iktidarın rahatsız olabileceğini tahmin ettiği zülfiyâre dokunması muhtemel denetim bulgularını raporlara almakta birazcık duraksama gösteriyor olabilir.” diye konuştu.

Sayıştay’a usulsüzlük ve yolsuzluk gibi hususların çıkarılması için talimat verildiği şeklindeki söylentilere inanmak istemediğini belirten Baş, Sayıştay Başkanı'nın böyle bir yetkisinin olmadığını aktardı. Sayıştay’ın denetimleri Meclis adına yaptığını dile getiren Hasan Baş, “Meclis’ten bir şey saklanması mümkün değil, çünkü bu yüzden rapor veriyor. Yolsuzluk usulsüzlük nasıl ayıklanır böyle bir kanun yok. İkinci olarak deniliyor ki; Sayıştay yönetimi şifahi bilgilerle kamu zararı olan bulguları da rapordan çıkarsın diye denetçilere rapor vermiş. Kamu zararı nedir, yasal bir terim. 5018 maddeli kanunda, kamu görevlilerinin kasıt kusur ve ihmalleri sonucu mevzuata aykırı zarar işlem ve eylemlerden kaynaklardan artışa ya da eksilişe neden olunması deniliyor. Bu tanım içinde mevzuata aykırı karar işlem ve eylem var bunu Meclis’in bilme hakkı var.” şeklinde konuştu.

Sayıştay’ın tam anlamıyla kendisini bağımsız hissetmesi gerektiğine dikkat çeken Sayıştay eski Daire Başkanı Baş, “Aksi halde ben bu bulguyu rapora yazarsa hükümetle bir sorunum olur mu diye düşünebilir bu benim tahminimden ibarettir. Demek istediğim Sayıştay’ın bağımsızlığı tam olmalıdır. Tam olmazsa sıkıntı doğar.” ifadelerini kullandı.

TORBA KANUNUYLA SAYIŞTAYIN YETKİSİ BUDANDI

Geçen yıl Sayıştay’ın Meclis’e sunmak zorunda olduğu raporları vermediklerini belirten Hasan Baş, şöyle devam etti:

“Geçen Temmuz ayında bir torba kanunu çıktı. Sayıştay’ın yetkileri çok budandı. Adeta denetim yapamaz hale geldi. Denildi ki; performans denetim bulgularını yani kamu kaynaklarının verimli etkin ve tutumlu olarak kullanılıp kullanılmamasına ilişkin denetim bulgularını rapora koyamaz dedi. Bu kanun Temmuz ayında çıktı. Sayıştay dairelerinden bazıları vallahi bu kanun rapor verme sürecini değiştiriyor biz görüş vermeyiz dedi. Bir kısmı görüş verdi. Rapor değerlendirme kurulu da yeni esaslar getirdi bu kanundan sonra. Rapor vermeyeceğiz diye karar aldı. Bana göre bu karar doğru değil. Her halükarda bir kere geçen sene 2011 yılına ilişkindi raporlar oysa 2012 yılında çıkıyor raporlar belli istisnalar dışında bir kanun geriye gidemez eski mevzuata göre düzenlenmesi gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.

Sayıştay’ın her durumda rapor vermesi gerektiğine işaret eden Baş, “Yine Sayıştay denetiminin bazı açıklamaları oldu. ‘Efendim biz karışamıyoruz Sayıştay daireleri hesap mahkemeleridir keza rapor değerlendirme kurulu da mahkeme usullerini uygular’ diye bunlara katılmadığımı söylemek zorundayım. Doğrudur, Sayıştay daireleri hesap mahkemeleridir ama bu rapor verme yargı işlemi değildir, bu idari bir işlemdir. Rapor değerlendirme kurumu tümüyle yönetsel bir birimdir. Bana göre raporlarını vermesi gerekirdi. Raporda hiçbir yorum kamu hizmetlerinin durdurulmasına neden olamaz. Raporları vermesi gerekiyordu ancak torba kanunuyla yeni usuller getirildi biz onun için veremiyoruz dediler.” diyerek yeni torba kanunun Sayıştay’a etkisine dikkat çekti.

SAYIŞTAY KANUNUNUN YÜRÜTMESİ MECLİS BAŞKANINA AİT

Sayıştay eski daire başkanlarından Baş, Parlamento'nun kamu maliyesinin gerçek sahibi olduğunu belirtirken, Sayıştay’ın rapor vermemesi halinde Meclis’in görevini yapamadığını, bunun da Anayasaya aykırı olduğunu vurguladı.

Sayıştay kanununun sonunda, "Kanunun yürütmesini Meclis Başkanı sağlar." ibaresine dikkat çeken Hasan Baş, “Madem ki Sayıştay kanununun yürütülmesini Meclis başkanına veriyor kanun, o halde Meclis Başkanı'nın, 'ey Sayıştay neden raporunu vermedin, şu kadar süre içinde raporu teslim et' demesi lazımdı.” dedi.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×