Ekonomi Bakanı Zeybekci:

- "(Yeni yatırım teşvik sistemi) Bedava arazi, liman, demiryolu vs. Yatırım için ödemen gereken faizin belli bir kısmını da vereyim. 20 yıl boyunca vergi muafiyetini, sigorta, stopaj desteği, enerji giderini sabitlemeyi gel konuşalım. Tek tek proje bazında bunları konuşacağız" - "Yetmedi mi yetmediyse eğer, 'gel bu işi beraber yapalım' diyeceğiz. Devlet olarak, hazine olarak yüzde 49'a kadar sana ortak olalım. Yönetim sende, biz karışmayacağız. Baştan planlayacağız. 5 yıl sonra gel al bu hisseyi. Almadın mı biz bunu Borsa İstanbul'da satacağız. Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu da bunu destekleyici olacak" - "Gümrük Birliği, tarım ürünleri, gıda, hizmetler, kamu alımları ve yatırımları da kapsayarak ekonomik anlamda AB ile sanki tam üyeymiş gibi entegrasyonu sağlayacak. Türkiye bunu eğer deniz yanmazsa 2017 ve 2018 içinde tamamlayacak inşallah"

Ekonomi Bakanı Zeybekci:

İZMİR (AA) - Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yeni teşvik sistemiyle ilgili yatırımcılarla tek tek görüşüleceğini, araziden vergiye, faizden enerji giderine kadar geniş bir destek yelpazesi üzerinde duracaklarını belirterek, bu yetmezse devlet olarak projelere yüzde 49 ortak olmayı da önerebileceklerini söyledi.

İzmir programı kapsamında Ege Bölgesi Sanayi Odasının (EBSO) özel meclis toplantısına katılan Bakan Zeybekci, burada yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'da Türk milletinin bir "sivil demokrasi devrimi" örneği verdiğini, bu muhteşem destan içinde İzmir'in de kendisine yakışan rolü oynadığını ifade etti.

Darbe girişiminin Türkiye içinden gayrimeşru oluşumlar yaratmayı hedefleyen bir çalışma olduğunu anlatan Zeybekci, "Türkiye'nin güneydoğu köşesinde, kuzeydoğu köşesinde gayrimeşru bazı plan ve projelerin hayata geçirilmesiyle ilgili, ikinci kurtuluş savaşından önceki işgal hareketiydi. Bu işgale karşı bu millet destan yazmıştır." dedi.

Zeybekci, 15 Temmuz sonrası dünyada bazı kesimlerin ellerini ovuşturarak Türkiye ekonomisinin türbülansa girmesini beklediğini ama bu heveslerin de kursaklarda kaldığını dile getirerek bu kesimlerin şu anda da darbe girişimiyle başaramadığını algı operasyonlarıyla devam ettirmeye gayret ettiğini söyledi.

- Fed'in faiz kararı

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı yönünde karar alıp almayacağı konusunun uzun süredir tartışıldığını, kendisinin geçmişten bu yana bu bankanın faiz artıramayacağını, artırsa dahi Türkiye ekonomisine etkisinin endişe verici boyutta olmayacağını ifade ettiğini hatırlatan Zeybekci, ihracatın büyük bölümünü yaptıkları AB'deki Merkez Bankası'nın ise parasal genişleme politikasını sürdürdüğünü, bu ortamda Türkiye'nin endişe etmesine gerek olmadığını kaydetti.

Gümrük Birliği'nin güncellenmesiyle ilgili AB ile 2015 Mayıs'ta imzaladıkları deklarasyonun vize muafiyeti ve göçmen krizi konularının arasında kaynadığını, önemli bir kazanım olan bu sürecin devam ettiğine işaret eden Zeybekci, şöyle konuştu:

"Türkiye, AB'nin Gümrük Birliği anlaşmalarındaki karar mekanizmasına dahil olacak. AB'nin üçüncü ülkelerle imzalayacağı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye otomatik olarak taraf olacak. Sadece sanayi ürünlerini kapsayan Gümrük Birliği kapsamı tarım ürünleri, gıda, hizmetler, kamu alımları ve yatırımları da kapsayarak ekonomik anlamda AB ile sanki tam üyeymiş gibi entegrasyonu sağlayacak. Türkiye bunu eğer deniz yanmazsa 2017 ve 2018 içinde tamamlayacak inşallah. Önümüzde böyle bir gelecek olduğunu bildiğim için Türkiye'nin ekonomik anlamdaki geleceği AB kapsamında son derece parlaktır. Onun için diyorum ki Fed ne derse desin, en az yüz defa söyledim. Yapamazlar. Faiz artırımına gidemezler. Yapsalar bile Türkiye'ye etkisi olmayacak. AB Merkez Bankası 2-3 yıllık parasal genişlemeyle ilgili bolluk ortamını koruyacak ve Avrupa'nın etrafında en heyecan yaratan ülke Türkiye olmaya devam edecek."

- Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu

Türkiye'nin büyüyebilmek için dış finansa muhtaç olduğu görüşünün doğru olmadığını ifade eden Zeybekci, ihracata dayalı büyüme ve doğrudan yabancı yatırımda sağlanacak artışla 2017 ve sonrasında yüzde 5,5 - 6,5'lik ortalama büyüme grafiğini tutturacaklarını söyledi.

Halen tüm verilerin yılın ikinci çeyreğinde de ilk çeyreğe uygun olarak bir büyümenin gerçekleşeceğini gösterdiğini vurgulayan Zeybekci, ikinci çeyrekte ihracatın da artılara çıkmasıyla dış ticaret açığının yüzde 25 seviyesinde daralmasını beklediklerini kaydetti.

Zeybekci, yeni yatırım teşvik sisteminin ihracata dayalı büyüme ve doğrudan yatırımı çekme noktasında kurgulandığını, bu kapsamda oluşturulacak Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu'nun ülkenin değerlendirilemeyen tüm varlıklarını, projelerini değerlendirerek gayrimenkul değerlerini menkul kıymet haline getireceğini ve dünya finans piyasalarında satacağını dile getirdi.

Fonun işlevini İstanbul'da yapımı devam eden 3. havalimanı projesini örnek vererek anlatan Zeybekci, şöyle konuştu:

"3. havalimanı işleticinin 26 yıl boyunca her yıl hazineye 1 milyar avro bedel ödemek üzere satın aldığı bir proje. Bu fon maliyeye 'bu geliri bana devret' diyecek. Bu fon, yine Hazineye her yıl 1 milyar ödemeye devam edecek. Bu fon 26 miyar avroluk geliri Borsa İstanbul'da satabilecek veya blok olarak dünya finans piyasalarına ve diğer fonlara sunabilecek. '26 yıl boyunca 1 milyar avroluk sabit olan bir paket var, bunu satışa sunuyorum' dediği anda dünyada insanların paralarını eksi faize verdiği bir ortama sunmuş olacak.

Türkiye 26 yıl boyunca elde edeceği geliri yine hazineye ödeyecek ama bir anda nakde çevirip böyle bir imkan yaratacak. Enerji Bakanlığı'nın lisansları, Turizm Bakanlığı'nın tahsisleri, bu ve buna benzer Türkiye'de yüzlerce var."

- Özel destek alacak sektörler

Bugüne kadar yatırım teşvik sisteminin sektörel, stratejik, büyük ölçekli ve bölgesel teşvikler olmak üzere 4 ayak üzerine oturduğunu ancak bir çoğunun istenen sonuçları vermediğini bildiren Zeybekci, "Burada şöyle bir mantığımız vardı, 'saldım çayıra mevlam kayıra'. 'Ben 6. bölgeye teşvik verdim, gidin oraya yatırım yapın'. Öyle olmuyor, 6 değil 66'ıncı bölgeye versen de gitmiyor. Gitmez." dedi.

Yeni teşvik sistemiyle metalurji, petrokimya, sağlık teknolojileri, ilaç sanayi, yenilebilir enerji, savunma, teknik tarım, hafif raylı sistemler, nanoteknoloji, bilişim ve haberleşme, uzay ve havacılık ve elektronik sektörüne yönelik özel destekler sağlanacağını ifade eden Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Örneğin demir çelik sektöründe yaklaşık 6-7 milyon tonluk entegrasyon son derece optimum, marjinal bir kapasite. Bunu kurması için Türkiye, uluslararası ve yerli yatırımcıları çağırıp konuşacak. 'Ben senin bu kapasiteyi kurmanı istiyorum, ne gerekiyor senin için ?' Bedava arazi, liman, demiryolu vs. Bu yatırım için gereken parayı bulman için ödemen gereken faizin belli bir kısmını da vereyim. 20 yıl boyunca vergi muafiyetini, sigorta, stopaj desteği, enerji giderini sabitlemeyi gel konuşalım. Tek tek proje bazında konuşacağız.

Örneğin rüzgar enerjisi teknolojilerini üreten firmalara diyeceğiz ki 'yüzde 100 yerli üretmek kaydıyla önümüzdeki 20 yıl boyunca başka hiç kimseyi bu ülkeye sokmayacağım. 2-3 firma kuracaksınız kendi aranızda rekabet edeceksiniz. Bu başka bir noktaya giderse tedbir almak zaten devlet olarak benim elimde'. Yetmedi mi yetmediyse eğer, 'gel bu işi beraber yapalım' diyeceğiz. Devlet olarak, hazine olarak yüzde 49'a kadar sana ortak olalım. Yönetim sende, biz karışmayacağız. Baştan planlayacağız. 5 yıl sonra gel al bu hisseyi. Almadın mı biz bunu Borsa İstanbul'da satacağız. Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu da bunu destekleyici olacak."

- Eximbank destekleri

Eximbank'ın kredilerini yüzde 100 teminat mektubuyla alabildiğini, bunu değiştireceklerini, firmaların güvenirlik değerlendirmesine göre değişen oranlarda teminat isteyeceklerini, bazı firmalara teminatsız kredi verilebileceğini dile getiren Zeybekci, KOBİ düzeyindeki ihracatçının teminatına destek olmak için İhracat Kredi Garanti Fonu oluşturulacağını aktardı.

Türkiye'den mal alacak yabancı firmalara da Eximbank desteği verilmesinin öngörüldüğünü anlatan Zeybekci, Türk müteahhitlerinin dünyada yürüttüğü projelerine de finansman sağlayacak modellerin hayata geçirileceğini bildirdi.

Özellikle Afrika ülkelerindeki projelerde bunu değerlendireceklerini, finanse ettikleri projeleri de uluslararası piyasalarda satışa sunacaklarını kaydeden Zeybekci, Kalkınma Bankası'nın da aynı mantıkla tekrar kurgulanacağını dile getirdi.

Rusya ve İran'ın hedef pazar olduğunu, tercihli ticaret anlaşması sonrası İran ile ticaretin artmaya başladığını anlatan Zeybekci, Rus ekonomi bakanıyla 3 ayda bir yapacakları toplantıların birinin İzmir'de gerçekleştirileceğini söyledi.

Türkiye'den ihracat yapmaya çalışırken yerli üreticiyi haksız rekabete karşı koruma konusunda da kararlı olacaklarını vurgulayan Zeybekci, tarımda kullanılan küçük el aletlerinin dahi Çin'den getirildiğini, yerli sanayiyi koruyucu tedbirler almaya devam edeceklerini kaydetti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×