Ekonomi Bakanı Zeybekci :

-"2017'nin başından itibaren tarımı ve tarımsal üretimi Gümrük Birliği kapsamına alma görüşmelerine başlıyoruz" - "İhracatta da tarımsal ihraç ürünlerinde de hızlı bir şekilde dönüşüme gideceğiz" - "(FETÖ'nün darbe girişimi) Bu ihanet diğerleri gibi değildi. 1960'daki, 1971'deki, 1980'deki, 28 Şubat'taki o postmodern darbeler gibi değildi. Bu bir işgal hareketiydi. Türkiye'yi bölme hareketiydi. Türkiye'nin içinden başka ihanet veya postlar çıkarma hareketiydi"

Ekonomi Bakanı Zeybekci :

İZMİR (AA) - Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, 2017 yılının başından itibaren tarımı ve tarımsal üretimi Gümrük Birliği kapsamına alma görüşmelerine başlayacaklarını söyledi.

İzmir Ticaret Borsası tarafından düzenlenen sezonun ilk ürünü çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirinin sembolik satış törenine katılan Bakan Zeybekci, üretmenin, ürettiğini satmanın, alın terinin karşılığını almanın ne kadar güzel bir şey olduğunu; 7 yaşında tütün tarlasında amelelik yapan, kara sabanla çift süren, tırpanla ekin biçen, düvenle harman savuran kültürden gelen birisi olarak iyi bildiğini söyledi.

Zeybekci, Türkiye'nin ürettiği ürünlerin birçoğunda dünyada tekel olabilme, fiyatları, piyasaları doğduran kontrol edebilme imkanına sahip olduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri olarak tarımımızın üzerindeki hassasiyeti başka hiçbir yere göstermiyoruz. Tarımda istisnasız ve toleranssız bir şekilde korumacı politikalarımızı tüm dünya biliyor. Asla taviz vermeden bu korumacı politikalarımızı devam ettiriyoruz. Tüketicinin, dar gelirli vatandaşlarımızın acil ihtiyaçların karşılanmasında enflasyonla ilgili spekülatif yaklaşımlar olduğunda belki müdahalelerimiz olabilir ama ana hatlarıyla baktığımız zaman korumacı bir politikamız var." ifadelerini kullandı.

- "İhracatta tarımsal ihraç ürünlerinde hızlı bir şekilde dönüşüme gideceğiz"

Devletin verdiği sübvansiyonlara değinen Zeybekci, şöyle devam etti:

"İmkanlarımız ve kaynaklarımız rahatladığı sürece desteklerimizi vermeye devam edeceğiz. İhracatta da tarımsal ihraç ürünlerinde de hızlı bir şekilde dönüşüme gideceğiz. Doğrudan ürüne verdiğimiz desteği önümüzdeki süreçte değiştirerek, işlenmiş ürüne vereceğiz. Bu yönde hareket ediyoruz. En küçük ambalajlı, marka haline gelmiş olan paketleme tarımsal ürünlere, oran olarak daha çok destek.. Mesela üzümü 100 gramlık pakette gönderdiğiniz zaman, yarım kiloluk pakette gönderdiğinde, bir kiloluk pakette gönderdiğinde.. Paket arttıkça vermiş olduğumuz destek düşecek."

- Gümrük Birliği Anlaşması

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin, milli güvenlik ve ülkenin geleceği için tarımı desteklemek, tarımsal ürün ihtiyacını ve geleceğini garanti almak gibi sorumluluğu ve görevi bulunduğunu aktaran Zeybekci, "2017'nin başından itibaren tarımı ve tarımsal üretimi Gümrük Birliği kapsamına alma görüşmelerine başlıyoruz." dedi.

Bunun Türkiye'nin bu konudaki politikalarında değişim anlamına gelmediğini, tarımı ihmal etmek gibi algılanmaması gerektiğini belirten Zeybekci, şunları söyledi:

"Aksine Türk tarımını, tarımsal üretimini artık Avrupa'yla rekabet edebilir bir alana doğru götürmek. Ülke olarak şu politikayı belirledik; Türkiye'yi gümrük duvarlarıyla koruyarak, içerideki tarımsal üretim fiyatlarını yukarıda tutup tüketiciye bu maliyeti katlandırıyoruz. AB üyesi ülkeler ne yapıyor, duvarlarını açarak fiyatlar aşağıda ama ülkelerinin desteklerle üreticinin eline geçen fiyatı bütçe kaynaklarıyla destekleyerek yukarı çıkarıyor. Biz de yapıyoruz onu ama çok daha fazlasını tüketiciye katlandırarak bunu yapıyoruz. AB ile bu Gümrük Birliği kapsamında tarım, tarımsal üretim, tarım ürünleri, gıda dahil olduğunda yapacağımız şey budur. AB dahilinde duvarları kaldırarak, takvim çerçevesinde ürünlerin AB ile fiyat anlamında tam bir homojenlik yapısına kavuşması ama çiftçimizin o ürünü üretmesi için gerekli olan fiyatı da tarımsal destekleri gerektiği kadar artırarak sağlayacağız."

- Darbe girişimi

FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zeybekci, 15 Mayıs 1919'da hain işgalciler postallarını ilk bastığında, ilk kurşunu atarak onları yere seren İzmir'in 15 Temmuz 2016'da da muhteşem bir destan yazdığını söyledi. İzmir'in düşmana karşı tarihten gelen refleksi olduğunu vurgulayan Zeybekci, "Ne zaman düşman gördü İzmir ayaklanıyor, Konak Meydanı'nda da destanlar yazdı." dedi.

Bu miletin sözlüğünde esir olmanın, aman dilemenin bulunmadığını dile getiren Zeybekci şöyle devam etti:

"Başkalarının lügatında olabilir. Türkiye ile ilgili planı olan hainlerin unuttukları en önemli şeylerden birisi budur. Onlar 'hık' deyince zannettiler ki bunlar arkalarına bile bakmadan kaçıp gidecekler. 'Sokaklara bile çıkamaz' dedikleri bu millet Türk'ü, Kürt'ü, Sünni'si, Alevi'si, AK Parti'lisi, CHP'lisi, MHP'lisi bütün siyasi görüşler hep beraber hain ihanetin karşısında durdu. Çünkü hissetti. Bu ihanet diğerleri gibi değildi. 1960'daki, 1971'deki, 1980'deki, 28 Şubat'taki o postmodern darbeler gibi değildi. Bu bir işgal hareketiydi. Türkiye'yi bölme hareketiydi. Türkiye'nin içinden başka ihanet veya postlar çıkarma hareketiydi. Millet bu hassasiyetiyle, hissiyatıyla bunların karşısında durdu."

Zeybekci, "15 Temmuz işgal hareketinin uzun operasyonun bir aşaması" olduğunu kaydederek, bu aşama başarılı olamayınca diğer aşamalarıyla devam edildiğine, algı operasyonları yürütüldüğüne dikkati çekti.

Türkiye'nin uluslararası algı operasyonları ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zeybekci, Almanya'daki bir derginin, darbe girişiminden bir hafta sonraki sayısının birinci sayfasına Türk bayrağını koyup, önüne tel örgü, üstüne de dikenli teller yerleştirdiğini, "bir zamanlar demokrasi vardı" diyecek kadar gözlerinin döndüğünü kaydederek. şöyle devam etti:

Dünyadaki algı operasyonlarına karşı bizim çalışmalarımız devam ediyor. Bununla ilgili yakında çok net şeyler olacak. İki tarz var, bir bilerek algı operasyonu yapanlar, iki Türkiye'deki resmi görüp yorumlayanlar. Bunları iyi niyetli, çoğunluk olarak görüyoruz. Almanya'daki o derginin arkasındakileri, Avusturya'daki havalimanında kasten elektrikli tabloda Türkiye ile ilgili darbenin haftasında 'Türkiye'ye gitmeniz demek Erdoğan'a yardım etmektir' diyen, geçen hafta da Türkiye ile ilgili çok iğrenç ahlaksız, seviyesiz bir yazı. Bunu yaptıranlar var tabii. İleride bununla ilgili gerekli seviyelerde cevapları verilecektir."

Törende, sezonun ilk ürünü kuru üzüm ve incirinin sembolik satışı açık artırmayla yapıldı. İki ürün de kilosu 175 liradan alıcı buldu. Ürünlerin üreticilerine plaket verildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×