Design ve Innovation Summit Konferansı

"İnovasyonda ileri olan şirketler verimlilikte de ileri olacaklar. Dolayısıyla zorlu zamanları atlatma konusunda daha başarılı olacaklar kuşkusuz"

Design ve Innovation Summit Konferansı

Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı, Donald Trump'ın başkan seçilmesi ile ilgili, "Ben iyi oldu diyorum. Açıkçası olumlu karşılıyorum. Trump eğer kaybetseydi belki kendisine antipati duyan pek çoğu memnun olacaktı ama bu bir çözüm olmayacaktı." dedi.

Eczacıbaşı, Petkim'in ana sponsorluğunu üstlendiği Capital ve Ekonomist dergileri iş birliğiyle düzenlenen Design & Innovation Summit Konferansında konuştu.

Burada yaptığı konuşmada Eczacıbaşı, Donald Trump'ın başkan seçilmesi ile ilgili, "Ben iyi oldu diyorum. Açıkçası olumlu karşılıyorum. Trump eğer kaybetseydi belki kendisine antipati duyan pek çoğu memnun olacaktı ama bu bir çözüm olmayacaktı. Çünkü Trump'ın ortaya çıkışı bir sorunun yansımasıdır. Çok büyük halk kitleleri mutsuz. Bu sistemin kendileri lehine çalışmadığını düşünüyorlar. Bu nedenle böyle aykırı gözüken adaya oy veriyorlar." diye konuştu.

Çok yakın bir geçmişte herkesin dünyada bütün sorunların çözümlendiğini sandığını aktaran Eczacıbaşı, "Sovyetler Birliği yıkılmıştı, Doğu Bloku çökmüştü. Francis Fukuyama isimli bir yazar 'Tarihin Sonu' diye bir kitap yazmıştı. Hepimiz düşünüyorduk ki, demokrasi artı serbest piyasa artık insanlığın bütün sorunlarını çözecek. Bunun böyle olmadığının işareti 11 Eylül 2002'de geldi. Galiba bir şeyler fena halde ters gidiyor diye düşünmeye başladık. Bugün o işareti çok yaygın olarak görüyoruz. İnsanlar bir sistem, bir reform beklentisi içindeler. Trump bu reformu yapabilir mi yapamaz mı bilmiyoruz." ifadelerini kullandı.

Eczacıbaşı, Trump bu reformu yapabilirse insanlığın biraz daha rahat bir düzene kavuşabileceğini dile getirdi.

"Eğer yapamazsa, yapamayacağını vaat eden seçmenlere oy vermenin de yanlış olduğunu belki anlayacak diye düşünüyorum." diyen Eczacıbaşı, eğer Hillary Clinton kazansaydı tamamen kurulu düzenin bir adayı olarak bu reformları yapma şansının çok düşük olduğunu düşündüğünün altını çizdi.

"Tasarım daha karlı ürünler satmayı sağlıyor"

Eczacıbaşı, İstanbul Tasarım Bienali hakkında bilgi verdi.

Buradaki amaçlarının İstanbul’u tasarım kenti olmaya bir adım daha yaklaştırmak olduğunu belirten Eczacıbaşı, bu bienalin tasarım dünyasında artık tanındığını dile getirdi.

Eczacıbaşı, tasarımın daha karlı ürünler satmayı sağladığını ifade etti.

Tasarım odaklı şirketlerin 500 büyük şirket ortalamalarına göre 2 misli karlı olduklarını gösteren araştırmalar olduğu bilgisini veren Eczacıbaşı, tasarım odaklı şirketlerin müşteri sadakati noktasında daha üstün olduğunu gösteren noktalar olduğunun da altını çizdi.
Eczacıbaşı, büyümenin nerede üretildiğinin çok da fazla önemli olmadığını, çok çeşitli kaynaklardan girdilerin sağlanarak bir araya getirildiğini ve bir üretim merkezinde ürünün ortaya çıkarıldığını anlatarak, “Bu üretim merkezinin şurada veya burada olması tamamen maliyet hesaplarına dayanan ekonomik bir karar.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’deki tasarım kültürünün yeterli olmadığını vurgulayan Eczacıbaşı, aynı zamanda burada bir tasarım ekolünün de olmadığını, bunun üzerine eğildikçe bu konuda bir kültürün olacağını bildirdi.

"Pazara hızlı cevap verebilmek ve ürünleri kısa sürede geliştirmek rekabet için önemli"

Bir izleyicinin, "Tüketmek üzere kurgulanmış üretim modelleri ile tarif ettiğiniz mükemmel tasarım modelleri birbiri ile çelişmiyor mu?" şeklindeki sorusu üzerine Eczacıbaşı, bu konunun her zaman karşı karşıya kaldıkları bir denge arayışı olduğunu söyledi. Eczacıbaşı, pazara hızlı cevap verebilmek ve ürünleri kısa sürede geliştirmenin rekabet için son derece önemli olduğunu belirterek, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Mükemmeli aradığınız zaman ona ulaşmak bazen mümkün olmuyor. Mükemmele ulaşmak için harcadığınız vakitte atı alan Üsküdar'ı geçiyor. O nedenle bu kararı üreticiler vermek durumda. Ne kadar mükemmel ve çabuk ürün istiyoruz? Bunun dengesi nerede? Mükemmel tasarımlı ürün aslında çok az. Hatasız mükemmel ürünler çıkardığımızı söylemek elbette mümkün değil. Ama tasarım kültürü yerleşmişse, iyi tasarımın ölçütlerini özümsemiş insanlar varsa o zaman bu çok daha kolay oluyor."

Eczacıbaşı, "Küresel eğitim aracı olarak televizyon ve film sektörünü, orada kullanılan tasarım objelerini nasıl yorumluyorsunuz?" sorusuna karşılık, eğitim alanında televizyondan beklentilerin büyük olduğunu ancak televizyonun bu beklentiye cevap veremediğini, eğitimde beklenen küresel reformu bir türlü gerçekleştiremediğini bildirdi.

"Daralan bütçe ve azalan kaynaklar nedeniyle daha iktisatlı inovasyon projeleri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?" sorusu üzerine Eczacıbaşı, daha tutumlu olmak, daha fazla tasarruf etmek ve daha az kaynakla daha çok üretim yapmak için inovasyonun peşinde olduklarını bildirdi.

"Eğitim dünyası ile iş dünyasının ilişkileri yetersiz"

Eczacıbaşı, "İnovasyonun görevi de bu. Daha az kaynakla daha çok üretim yapmak ve üretim süreçlerindeki verimliliği artırmak. İnovasyonda ileri olan şirketler verimlilikte de ileri olacaklar.
Dolayısıyla zorlu zamanları atlatma konusunda daha başarılı olacaklar kuşkusuz." diye konuştu.
Tasarım konusunda eğitimin daha erken yaşlarda verilip verilemeyeceğine dair bir soruya karşılık Eczacıbaşı, çocukların çok küçük yaşlardan itibaren ufukları açacak ve onları yaratıcılığa yöneltecek bir eğitim sisteminin mutlaka gerekli olduğunu söyledi.

Eczacıbaşı, "Eğitim dünyası ile iş dünyasının ilişkilerinin yeterli olduğu görüşünde değilim. Üniversite-sanayi iş birliği de bu başlığın altında. Başka ülkelere baktığımızda bu ilişkilerin ne kadar yararlı olduğunu görüyoruz. Bu, bizde bir türlü istenilen düzeye gelmiş değil." diye konuştu.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×