Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2)

- "Genel makroya baktığınız zaman Türkiye'ye çok ciddi fon akışı olması lazım. Fakat gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahı eskisi gibi değil. Gelişmekte olan ülkeler eskiden olduğu gibi fon akışı anlamında cazip görülmüyor" - "Yatırımcılar, beyin göçüyle gelen insanlar Türkiye’ye yük olmazlar, Türkiye'nin yükünü alırlar. Turkuaz Kart doğru bir adımdır, gecikmiş bir adımdır. İnanıyorum ki Türkiye'ye çok büyük faydası olacaktır"

Başbakan Yardımcısı Şimşek: (2)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Genel makroya baktığınız zaman Türkiye'ye çok ciddi fon akışı olması lazım. Fakat gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahı eskisi gibi değil. Gelişmekte olan ülkeler eskinden olduğu gibi fon akışı anlamında cazip görülmüyor." dedi.

Şimşek, TRT Haber'de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin makroekonomik temellerinin sağlam olduğunu ve iyileşmeye devam ettiğini dile getiren Şimşek, ancak Türkiye algısının makroekonomik çerçevenin dışına taştığını, algıyı Ortadoğu'daki jeopolitik gerginliklerin, terörün, Avrupa Birliği, ABD, Rusya ile ilişkilerin etkilediğini söyledi.

Şimşek, Türkiye ekonomisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Büyük resme baktığınız zaman Türkiye büyüyor, istihdam sağlıyor, bütçe dengeleri iyi, cari açıkta bir miktar iyileşme var, enflasyonda aşağı doğru bir trend var. Genel makroya baktığınız zaman Türkiye'ye çok ciddi fon akışı olması lazım. Fakat gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahı eskisi gibi değil. Gelişmekte olan ülkeler eskinden olduğu gibi fon akışı anlamında cazip görülmüyor. Küresel fonlar Almanya, İsviçre, Amerika ve Japonya'ya gidiyor. Halbuki buralarda faiz sıfır, sırf güvende olmak için buralara gidiyorlar. Dünyada belirsizlik var, küresel krizin artçı şokları var. Ne yapıyorlar? Paralarını Almanya'ya park ediyorlar ve 'alın size para, istiyorsanız üzerine bir miktar da para verelim saklamanız için' diyorlar. Eksi faiz dediğimiz şey bu.

Ortadoğu'daki gelişmeler olmasa, terör yeniden nüksetmese, genel anlamda Türkiye'nin algısı Batı'da eskisi gibi iyi olsaydı Türkiye'ye çok ciddi fon akışı gelebilirdi. Her şeye rağmen orta ve uzun vadede Türkiye'nin temelleri sağlam olduğu için ilginin artacağını düşünüyorum. Ama yapısal reformlarımızı güçlü şekilde uygulamaya devam etmemiz lazım."

Türkiye'nin doğru yolda olduğunu ve önemli bir potansiyeli bulunduğunu vurgulayan Şimşek, "Maalesef çevre bizi aşağı çekiyor. Terör Türkiye'nin başına sarılmış büyük bir bela, Türkiye'yi aşağı çekiyor, algısını olumsuz etkiliyor. Reformlar, terörle mücadelede başarı sağlanması, çevremizin bir miktar istikrar ve refaha kavuşması Türkiye'yi olumlu etkiler." dedi.

- Turkuaz Kart

Şimşek, Turkuaz Kart'a ilişkin soru üzerine, dünyadaki nitelikli insanları Türkiye'ye çekmek için bir sistem geliştirdiklerini söyledi.

Türkiye'ye yatırım yapanlara kolay oturma izni, daha sonra da vatandaşlık verilmesini sağladıklarını anlatan Şimşek, "Yatırımcılar, beyin göçüyle gelen insanlar Türkiye’ye yük olmazlar, Türkiye'nin yükünü alırlar. Turkuaz Kart doğru bir adımdır, gecikmiş bir adımdır. İnanıyorum ki Türkiye'ye çok büyük faydası olacaktır. Bir çok ülke yapıyor." diye konuştu.

- Kıdem tazminatı

Bir soru üzerine, kıdem tazminatı sisteminin çalışmadığını ifade eden Şimşek, "Ama genel anlamda baktığımızda bugüne kadar çalışma hayatına ilişkin işçinin aleyhine bir düzenleme olmadı, dolayısıyla karşı çıkışları anlamak zor. Hep işçinin yanında olduk ama çalışmayan sistemin de düzeltilmesi, sorun çözülmesi bu hükümetin işi. Bu sorunları çözerken dünyadaki doğru ve en iyi uygulamalara referans olması lazım, onları baz ve ilham almamız lazım." şeklinde konuştu.

Reformların süreklilik gerektirdiğini, Türkiye'nin yakın dönemde coğrafyasından ve iç siyasetten dolayı zor bir dönemden geçtiğini, bu durumun da reform momentumunu etkilediğine değinen Şimşek, "Şimdi tekrar güçlü bir hükümet var, parlamentoda rahat bir çoğunluk var, önümüzde 3,5 yıllık bir dönem var, çok kapsamlı bir reform ve yol haritamız var. Bu reformları uygulayarak, Türkiye'yi yüksek gelir grubu ülkeler arasında sokacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, yatırımların düştüğünü, bu önemli sorunun çözülmesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Aslında 2008 sonrasında yatırımlar bir türlü toparlanamadı bu bir gerçek. 2002-2007 döneminde yatırımlar katlandı. Dünyada birçok sektörde aşırı kapasite var, karlılıklar düşüyor. Yatırım yapılması için karlı olması lazım. Dünyada talep zayıf, bir belirsizlik var. Dolayısıyla yatırım yapmak risk almaktır, önünüzü görmeniz lazım, belirsizliklerin azalması lazım ve karlı olması lazım. Bütün bu faktörler yatırımları olumsuz etkiliyor. Biz bunu nasıl aşacağız? Şu anda orta yüksek teknoloji ürünleri güçlü şekilde nasıl daha fazla teşvik ederiz diye çalışıyoruz. Aslında yatırımcı bizden önündeki engelleri kaldırmamızı istiyor. Damga Vergisinde çok önemli düzenlemeler yapıyor Maliye Bakanlığımız. Birçok diğer alanda da öngörülebilirliği artıracak, yatırım üzerindeki yükleri azalatacak ve önünü açacak düzenlemeler yapıyoruz... Bu dönemde Türkiye'yi farklılaştırmak için ve pozitif yönde dünyadan ayrışması gereken her şeyi yapıyoruz, yapacağız. İnanıyorum ki Türkiye, geçmişte olduğu gibi bir cazibe merkezi haline gelecek."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×