Başbakan Yardımcısı Canikli: (2)

- "(Kredi kartı ve kredi borçlarına yönelik düzenleme) Toplam 257 milyar lira civarındaki kredi stoku yapılandırma kapsamında" - "Mevduat faizlerini düşürmeden, kredi faizlerinde de anlamlı bir düşüş sağlanması çok gerçekçi görünmüyor" - "Sürekli olarak bankalarla görüşüyoruz, mevduat faizlerinde düşüşü mutlaka sağlamamız gerekiyor. Bunu da kural koymadan piyasa koşulları çerçevesinde halledeceğiz" - "Türkiye ekonomisinin yönü hep artı ve yukarı yönlüdür. Dolayısıyla, herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Hiç kimse daralma üzerine bir model geliştirmesin. Yatırımcılar için de geçerli, tüketiciler için de geçerli. Bunu yaparsa kaybederler"

Başbakan Yardımcısı Canikli: (2)

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, kredi kartı ve kredi borçlarına yönelik düzenleme kapsamındaki kredi stokunun toplam 257 milyar lira civarında olduğunu bildirdi.

Canikli, NTV'de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Kredi kartı ve kredi borçlarına yönelik düzenlemeye ilişkin bilgi veren Canikli, bu çerçevede toplam 257 milyar liralık kredi stokunun yapılandırma kapsamında olduğunu söyledi.

Söz konusu yapılandırmanın otomatik olarak yapılmayacağına ve yalnızca mevcut stok için geçerli olduğuna dikkati çeken Canikli, şunları kaydetti:

"Biz bankalara yapılandırma imkanı yetkisi veriyoruz. Bankalar bunu birden fazla da kullanabilir. Yani mutlaka 72 aya kadar da kullanmayabilir. Bir müşterisi için 50 aylık imkan sağlarken, bir başkasına 60 ay sağlayabilir. Burada sistemi rahatlatmak için inanılmaz bir esneklik sağlıyoruz. Ayrıca bu düzenleme sadece ödeme darlığına düşenler içinde değil, borcunu zamanında ödeyenler için de kullanılabilir. Dolayısıyla esnek bir yapıyı bankaların kullanımına sunuyoruz. Ayrıca, taşıt kredileri de yapılandırma kapsamında değil."

Canikli, yapılandırma kapsamında uygulanacak faiz oranlarına ilişkin ise "Bu konuda bir problem çıkacağını düşünmüyoruz. Kredi kullanan müşteriyi de rahatsız etmeyecek, bankayı da zora sokmayacak bir faiz oranının ortaya çıkacağını tahmin ediyoruz. Mağduriyetler ortaya çıkarsa onları giderici adımlar atarız. Bu gelişmeleri günlük takip ediyoruz." dedi.

Birçok sorunu kural koymaya gerek olmadan, görüşmelerle hallettiklerini vurgulayan Canikli, aşırı regülasyonun sistemi rahatsız edeceğini kaydetti.

Canikli, son dönemde yapılan faiz indirimlerinin, kredi faizlerine büyük oranda yansımadığını belirterek, "Kredi faizlerini belirleyen ana maliyet unsuru mevduat faizleri. Mevduat faizlerini düşürmeden, kredi faizlerinde de anlamlı bir düşüş sağlanması çok gerçekçi görünmüyor. Bazı yöntemler kullanılarak bir miktar indirim yapılabilir ama bu kalıcı olmaz. Dolayısıyla biz mevduat faizleri üzerine odaklanmış durumdayız. Sürekli olarak bankalarla görüşüyoruz, mevduat faizlerinde düşüşü mutlaka sağlamamız gerekiyor. Bunu da kural koymadan piyasa koşulları çerçevesinde halledeceğiz." ifadelerini kullandı.

Mevduat faizlerinin yüksek olmasının en büyük nedeninin aşırı rekabet olduğunu altını çizen Canikli, "Rekabet şartlarını, kurallarını ihlal etmeden, sadece aşırı rekabet ortamını bertaraf ederek mevduat faizlerini makul bir seviyeye çekmeleri gerekiyor. Bankalar da bu konuda çalışıyor." değerlendirmesinde bulundu.

- "Yıl sonu hedefine ulaşamayacağımızı görüyoruz"

Büyüme başta olmak üzere ekonomik hedeflerde bir miktar değişiklik yapılabileceğine işaret eden Canikli, "Yıl sonu hedefine ulaşamayacağımızı görüyoruz." ifadesini kullandı.

Canikli, Orta Vadeli Program'ın (OVP) gerçekçi rakamlar üzerine kurulması gerektiğine dikkati çekerek, "Şimdi OVP hazırlıyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor. Büyümenin dışındaki diğer makrolarda hedefe uzaklık noktasında bir problem görünmüyor. Hedefin bir miktar üzerinde cari açık gelebilir, bir de büyümede. Onun dışındaki makrolarda sıkıntı gözükmüyor." diye konuştu.

- Türkiye'ye sermaye transferi devam ediyor"

Türkiye'nin batı sermayesine yüzde 100 bağımlı olmadığını vurgulayan Canikli, "Komşu ülkelerdeki yangına rağmen, Türkiye'ye yönelik sermaye transferi devam ediyor. Büyük çoğunluğu da kalıcı sermaye. Bu özelliği olduğu sürece Türkiye'de sürekli ibre yukarı yönlüdür. Zaman zaman ufak tefek kesintiler olsa dahi Türkiye ekonomisinin yönü hep artı ve yukarı yönlüdür. Dolayısıyla, herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Hiç kimse daralma üzerine bir model geliştirmesin. Yatırımcılar için de geçerli, tüketiciler için de geçerli. Bunu yaparsa kaybederler." dedi.

Canikli, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında mağduriyet yaşanmaması için önemli çalışmalar yapıldığını anlatarak, "İhraçlar ve açığa almalar olduktan sonra bize 'Hata yaptınız, yanlış yaptınız' diye başvuranların oranı son derece düşüktü. Uzun bir süre böyle devam etti fakat daha sonra, çok büyük ihtimalle terör örgütünün yönlendirmesi ve algı oluşturma hedefinin parçası olarak herkese 'itirazda bulunun' diye bir telkin oldu. Bu nedenle son 4-5 günde talepler yoğunlaştı." şeklinde konuştu.

Söz konusu taleplerin büyük kısımının standart metinlerinden oluştuğunu belirten Canikli, şunları kaydetti:

"Aynı kalem, aynı cümleler tek elden çıkmış gibi. Bu da son derece önemli. Şimdi şifreyle girilen, özel haberleşme platformunda konuştuğu kesin olarak tespit edilen bir tanesini düşünün. Biliyoruz ki bu terör örgütünün özel haberleşme platformu. Sadece çok özel üyeler bunu kullanabilir ki bugün sayısının yaklaşık 180 bin olduğu tahmin ediliyor. O kişiler bile başvuruyor. Onların dilekçeleri de standart. Bunlara rağmen hepsini yeniden gözden geçiriyoruz. Bir yöntem geliştirdik. O yöntem çerçevesinde tüm talepler Ankara'ya geliyor. Onları ilgili kurumlar üzerinden tekrar test ediyoruz. En sonunda Başbakanlıkta oluşturduğumuz merkez tarafından hepsi tek tek değerlendiriliyor. Bazılarında detaya iniyoruz, ineceğiz. Bir kişinin haksızlığa maruz kalmasını istemiyoruz. O hassasiyetle devam edeceğiz. Sonuç itibarıyla yeniden değerlendirmelerimizden sonra ortaya çıkan sonuç, yüzde 100'e yakın kesinlikte, doğrulukta karar olduğunu söyleyebiliriz."

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×