Bakan Çelik, AA Editör Masası'na konuk oldu (2)

- Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik: - "Hayvan varlığımızla ilgili bir sorun yok. Aksi tüm değerlendirmeler spekülatif değerlendirmelerdir. Kurban edilecek hayvan varlığıyla ilgili en ufak bir sıkıntının olmadığını ifade ediyorum. Fiyatları artırmayı gerektirecek hiçbir durum söz konusu değil" - "Et kalitesiyle ilgili sınıflandırma yapacağız. Bakanlık olarak o çalışmayı yapıyoruz. Vatandaş, hangi eti aldığını bilecek" - "Üreticimizin maliyetini biliyoruz, üreticimizi desteklemeye devam ediyoruz. Biz, 14 liraya da eti mal etsek, karkas olarak 22 liradan aşağı satmayacağız. ESK olarak üreticiye zarar ettirmeyeceğiz" - "Ürünün merkezden veya tarladan çıkış ile pazar fiyatı arasındaki fark rahatsız edici. Tarım Bakanlığı olarak bu noktada müdahaleden yanayız" - "(Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi toplantısı) Büyük ihtimal önümüzdeki perşembe günü Bakanlar düzeyinde toplantı gerçekleştirmeyi düşünüyoruz"

Bakan Çelik, AA Editör Masası'na konuk oldu (2)

ANKARA (AA) - Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kurbanlık potansiyeline ilişkin bir sorun olmadığını belirterek, "Şu anda elimizde kurban edilmeye müsait büyükbaş sayısı 1 milyon 200 bin, küçükbaş sayısı ise 3 milyon 700 bin. Kurban edilecek hayvan varlığıyla ilgili en ufak bir sıkıntının olmadığını ifade ediyorum. Fiyatları artırmayı gerektirecek hiçbir durum söz konusu değil." dedi.

Bakan Çelik, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk oldu ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Türkiye'nin küçükbaş ve büyükbaş kurbanlık potansiyelinin bu seneki kesimler için yeterli olup olmadığı sorusu üzerine Çelik, kurbanlık hayvan varlığıyla ilgili bir sorun olmadığını, aksi tüm değerlendirmelerin spekülatif olduğunu söyledi. Çelik, 2014-2015 yıllarında ortalama 880 bin büyükbaşın kurban edildiğini kaydetti. Çelik, şöyle devam etti:

"Şu anda elimizde kurban edilmeye müsait büyükbaş sayısı 1 milyon 200 bin. Dolayısıyla 300 binin üzerinde büyükbaş varlığımızda fazlalık var. Küçükbaş hayvana bakıyoruz, 2014-2015 yıllarında 2 milyon 700 bin küçükbaş kurban edilmiş, şu anda kurban edilmeye müsait pazarlarda 3 milyon 700 bin hayvan var. Kurban edilecek hayvan varlığıyla ilgili en ufak bir sıkıntının olmadığını bütün kamuoyuna ifade ediyorum. Fiyatları artırmayı gerektirecek hiçbir durum söz konusu değil. Tam aksine bir durum meydana geliyor, kurban bitiyor, pazarlardaki hayvanların geri dönmemesi için biz, Et ve Süt Kurumu (ESK) olarak bu hayvanları almak durumundayız. Bugün yalan yanlış bilgilerle kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye çalışanlar Kurban Bayramı'nın dördüncü günü bakıyorsunuz ki hayvan elde kalmış, ESK gelmiş. Yeterinden çok fazla elimizde kurbanlık hayvan olduğunu üzerine basa basa ifade ediyorum. Bunun karşısındaki tüm değerlendirmeler, doğru değerlendirmeler değildir."

- "Biz hayvan varlığımızı artıracağız"

Kırmızı et ithalatının başladığı günden bugüne fiyatlara yansımasının ne olduğunun sorulması üzerine Çelik, et ve hayvan ithalatının uzunca süredir devam ettiğini söyledi.

Kritik bir ayrım noktasında olunduğunu vurgulayan Çelik, "Biz, hayvan varlıklarımızı artıracak mıyız, kırmızı et ihtiyacımızı dışarıdan et ithalatıyla mı karşılayacağız yoksa kendi bünyemizden hayvan varlığımızın sayısını artırarak mı karşılayacağız? Karar noktasındayız. Bu kararı almakta zorlanmıyoruz, çünkü kendi bünyemizde bu ihtiyacımızı karşılamamız lazım. Yeteri kadar et üretmemiz gerekiyor. Günde 3 bin 700 ton Türkiye'de et tüketiliyor. Yıllık 1 milyon 300 bin ton et tüketimimiz var. Bizim ürettiğimiz et, 1 milyon 100 bin ton et üretimi gerçekleşiyor. Arada 200 bin ton et ihtiyacı söz konusu" değerlendirmesinde bulundu.

- "Üreticimizi desteklemeye devam ediyoruz"

Geçen yıl yaklaşık 500 bin canlı büyükbaş ithalatı gerçekleştirildiğini anlatan Çelik, bunun sürdürülebilir olmadığını belirtti. Çelik, 200 bin ile başlayıp 500 bine yükselen canlı hayvan ithalatının, birkaç yıl içinde 1 milyona çıkarılmasıyla karşı karşıya kalınabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

"Onun için besi devam ederken, biz, damızlıklı çiftliklere ağırlık vereceğiz. Yani hayvan varlığımızı artırmaya dönük çalışmalarımızı sürdürmemiz gerekiyor. Bir taraftan kesimlik hayvan getiriyoruz, direkt kesime gidiyor. İstanbul'da bu, 3 bin 700 ton etin, 700-800 tonu İstanbul'da tüketiliyor. Onun için biz, İstanbul'a direkt kesimlik hayvan getiriyoruz ve et ihtiyacını karşılayacağız. Anadolu'daki İstanbul'a sevk edilen etler, Anadolu'da kalacak böylece piyasada fiyat regülasyonu sağlayacağız. Biz hayvan varlığımızı artıracağız. Dışarıdan kesimlik hayvan getiriyoruz da bu, piyasada fiyatları aşağı düşürecek ve üreticimizi mağdur edeceğiz gibi bir anlayış kesinlikle bizim dünyamızda yok. Üreticimizin maliyetini biliyoruz, üreticimizi desteklemeye devam ediyoruz. Onların ağıllarını, ahırlarını doldursunlar, onların zarar edeceği bir fiyatı oluşturmayacağız. Biz, 14 liraya da eti mal etsek, karkas olarak 22 liradan aşağı satmayacağız. ESK olarak parayı biz kazanacağız ama vatandaşa, üreticiye zarar ettirmeyeceğiz. Bizim üreticimizin hayvanlarını ağıllarından kesimhaneye götürmesi anlamına gelir ki feci bir durum ortaya çıkar. Bu, yapılabilecek en büyük kötülüktür. Onun için biz, üreticimizin yetiştirdiği hayvanın kilosunun maliyetini biliyoruz. O maliyeti ve karını dikkate alarak, ithal ettiğimiz eti, o fiyattan satacağımızı herkesin bilmesini istiyoruz."

Yeni dönemde besi çiftliklerinin olacağını ama ağırlıklı olarak damızlıklı çiftliklerin olacağını, 20 düve merkezi kurulacağını anlatan Çelik, çiftlik kurmak isteyen vatandaşların, bu merkezlerden istediği ırk düve alabileceğini ve hayvancılığın kendi bünyesinde ihtiyacını karşılayacağı noktaya doğru hızla ilerlendiğini kaydetti.

- "Et kalitesiyle ilgili sınıflandırma yapacağız"

Kaliteli et tartışmasının hatırlatılması üzerine Çelik, Türkiye'deki besi hayvanların ithal olduğunu söyledi. Et kalitesiyle ilgili sınıflandırma yapacaklarını belirten Çelik, "Bakanlık olarak o çalışmayı yapıyoruz. Vatandaş, hangi eti aldığını bilecek. Yani hem hayvanın bünyesindeki ette farklılık var, hayvanlar arasındaki ette farklılık var. Bu sınıflandırmayı yapıp, ona göre piyasaya arz edeceğiz. Onun da son aşamasına gelmiş bulunuyoruz. Onun için İstanbul'a gelecek et ile Anadolu'daki et arasında bir farklılık var, değerlendirmesi kesinlikle doğru değil." ifadesini kullandı.

- "Tarla ile pazar fiyatı arasındaki fark rahatsız edici"

Gıda fiyatlarındaki iniş ve çıkışların mevsimsel etkilerden kaynaklandığını belirten Çelik, "Yaşadığımız süreç itibarıyla (fiyatların) düşük seyretmesi doğal. Sonbahar, kışa doğru girerken farklılık arz ediyor." dedi.

Ürünün merkezden veya tarladan çıkış ile pazar fiyatı arasındaki farkın rahatsız edici durumda olduğunu dile getiren Çelik, şöyle devam etti:

"Burada 50 kuruşa çıkan bir ürün pazarda 2 liraya satılıyorsa, çilesini çeken insanın elde edemediği karı kimler ranta dönüştürüyor? İşi üreten, çileyi çeken, maliyetle bedel ödeyenin almadığı bir karı, aracıların aldığı bir piyasa, serbest piyasa olamaz. Tarım Bakanlığı olarak bu noktada müdahaleden yanayız. Bir ürünün pazara girişteki uğrayacağı yerler bellidir. O alanlardaki kar marjlarının, mutlaka genel anlamda sınırlanmasında gereklilik olduğuna inancı içerisindeyim. Bu serbest piyasaya müdahale değil. Kamuyu ilgilendiren, vatandaşın sofrasıyla bağdaştırılacak bu konuda 79 milyonu dikkate almadan, birilerinin keyfi uygulamalarını serbest piyasa şemsiyesi altına koymanın doğru olmayacağı inancı içindeyiz."

Gıda fiyatlarının enflasyona etkisinin de görüşüldüğü Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi kurulduğunu anımsatan Çelik, bu çerçevede belirli periyotlarda değerlendirme toplantılarının yapıldığına dikkati çekti. Bakan Çelik, "Büyük ihtimal önümüzdeki perşembe günü de Bakanlar düzeyinde toplantı gerçekleştirmeyi düşünüyoruz." dedi.

- Enflasyon sepetine düzenleme talebi

Enflasyon hesaplamasında mevsimsel etkilerin göz önünde bulundurulması gerektiğine işaret eden Çelik, "Mevsimsel olarak halkın çok tüketmediği bir ürünün sepette olması gıda enflasyonu çokça gündeme getiriyor. Biz bu teklifi de Tarım Bakanlığı olarak getireceğiz. Yani bu ürünlerin mevsimsel olarak ele alınması ve gıda sepetinin buna göre düzenlemesi halinde hiç hak etmediğimiz bu eleştirilerden de kurtulacağımız inancı içerisindeyiz. Bu alanda sağlıklı bir çalışma var." diye konuştu.

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×