Babacan'dan şeffalık açıklaması: Her sene daha yükseltmeliyiz

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün araştırmasın atıfta bulunarak, Türkiye'nin şeffalıkta 2002 yılında 102 ülke içinde 65'inci sırada iken, en son yapılan araştırmada 177 ülke arasında 53'üncü...

Babacan'dan şeffalık açıklaması: Her sene daha yükseltmeliyiz
28 Mayıs 2014 Çarşamba 14:58

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün araştırmasın atıfta bulunarak, Türkiye'nin şeffalıkta 2002 yılında 102 ülke içinde 65'inci sırada iken, en son yapılan araştırmada 177 ülke arasında 53'üncü sıraya ilerleyebildiğini aktardı. "Bulunduğumuz yerden memnun muyuz? Değiliz." diyen Babacan, "Bunun her sene, daha yükselmesi ve daha ilerlememiz Türkiye’nin ekonomi alanında da, hukuk alanında da son derece önemli.” ifadesini kullandı.

‘Kamu Sektöründe Etiğin Güçlendirilmesi Projesi’nin Kapanış Konferası'nda konuşan Ali Babacan, etik değerleri konuşmasında değerlendiren Babacan, kamu görevlilerinin kararlar alırken kamu hizmetlerini yürütürken, tarafsızlık, adalet, saydamlık ve hesap verebilirlik değerlerine sahip olmasının etik değerlerin kamu yönetimi alanında uygulanması anlamına geldiğini söyledi.

Babacan, etik tutum ve davranışların yaygın olduğunda sonuçların o toplumda çok daha olumlu olduğuna belirtti. Etik değerlerin dikkate alınmadığında toplumların gerek ekonomik, gerekse de siyasi ve sosyal faturaların ağır olduğunu vurgulayan Babacan, “Sadece ekonomik açıdan bakarsak dahi, kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı, iş yapmanın maliyetlerindeki artışların yanında, yatırım ortamının kötüleşmesi gelir dağılımın kötüleşmesi, yoksulluğun artması gibi istenmeyen tablolarla karşı karşıya kalınabilmekte.” diye konuştu.

“RİSKE ATILMASI DEVLETİN İŞLEYİŞİNİ OLUMSUZ ETKİLER”

Etik ilke ve değerlerin riske atılmamasının devletin idare mekanizmalarının işleyişini olumlu, riske girdiğinde ise olumsuz etkileneceğini Babacan, iyi ve uyumlu bir yönetimin sağlanabilmesi için de, yasama, yürütme ve yargı da etik düzenlemelerin işlerlik kazanmasının önümüzdeki dönem için önemli bir konu olduğunu söyledi.

Babacan, etik davranışların ve kuralların yazılı olmasının önemine de değindi. Etik kuralların evrensel kurallarla belirlendiğini anlatan Babacan, evrensel ölçütlerin pek çok ülke tarafından benimsendiğini ve uluslararası düzenlemelerin pek çok ülkenin işini kolaylaştırdığını aktardı.

Babacan, iktidara geldikten bu yana etik tutum dışı ve davranışların en aza indirilmesi için önemli bir çaba sarf ettiklerini de aktardı. İlk hükümet kurulduğunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği ‘3Y’ ile (Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasaklar) mücadelede kararlı bir tavır takındıklarını dile getiren Babacan, şöyle devam etti:

“Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün araştırmasında, Türkiye 2002 yılında 102 ülke içinde 65.sırada idi. En son, yapılan araştırmada ise 177 ülke arasında Türkiye 53. sıradayız. İlk üçte bire girmiş bulunmaktayız. 11 yıllık dönemde şeffaflıkla ilgili atılan olumlu adımların sonuçları uluslararası bağımsız denetimlerde de teyit edilmekte. Bulunduğumuz yerden memnun muyuz? Değiliz. Bunun her sene, daha yükselmesi ve daha ilerlememiz Türkiye’nin ekonomi alanında da, hukuk alanında da son derece önemli.”

“ETİK DEĞERLER ARTARSA BİRİNCİ SINIF DEMOKRASİ OLABİLİRİZ”

Babacan, kamuda etik standartların belirlenmesinin ve yazılı hale getirilmesinden Türkiye’nin ve halkın istifade edeceğini de vurguladı. Vatandaşların devlete olan güveninin böylelikle aratacağına işaret eden Babacan, “Bu güvenin de sonucu olarak sıhhatli toplum yapısı, siyasetin daha sıhhatli ilerlemesi ve Türkiye’nin gerçek anlamda işleyen birinci sınıf demokrasi olması anlamına da gelecektir.” dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, konuşmasında sadece kurallar koymanın da yeterliği olmayacağının da altını çizdi. Uygulamaların, yapa yapa yerleşmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Babacan, bu kültürün oluşması için, bunu topluma doğru anlatacak iletişime kanallarına da büyük görevler düştüğünü belirtti. Babacan, etik değerler, toplum olarak benimsenmedikçe, yasalarla caydırıcılık sağlamak mümkün olmadığını da sözlerine ekledi.

“HİÇ BİR YOLSUZLUĞUN ÜZERİ ÖRTÜLMEMELİDİR”

Babacan, konuşmasının sonunda yolsuzluklarla mücadelenin önemine de değindi. "Kuşkusuz yolsuzluklar önemlidir.” diyen Babacan, şöyle konuştu:

“Yolsuzluklarla mücadelede sıfır tolerans son derece önemli bir yaklaşımdır. Hiçbir yolsuzluğun üzeri örtülmemelidir ve varsa bir iddia bunun üzerine sonuna kadar gidilmeli, adil yargılama süreci ile de bu iddiaların ne kadar doğdu olup olmadığının ortaya çıkarılması da bu işin tabiatında vardır. Böylece, Türkiye’nin itibarı ve kredibilitesi daha iyi noktalara gelecektir."

MERKEZ BANKASI SORULARINI CEVAPLAMADI

Babacan, programdan sonra gazetecilerin Başbakan Erdoğan'ın faizleri yarım puan indiren Merkez Bankası'na yönelik eleştirileri ile ilgili sorularını cevapsız bıraktı.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×