Alman ekonomisi "Brexit"ten etkilenebilir

- Uzmanlar, İngiltere'nin AB'de kalmasını beklediklerini vurgulayarak muhtemel bir "Brexit" durumunun ise Alman ekonomisini kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede etkileyebileceğini düşünüyor - DekaBank Başekonomisti Kater: - "Brexit, Almanya'da bu yılın ikinci yarısında daha zayıf bir ekonomiye neden olabilir" - HSH Nordbank Avro Bölgesi Başekonomisti Rubia: - "İki ülke arasında önemli ekonomik ilişkiler var ancak Brexit'in Alman ekonomisine etkileri yönetilebilir olabilir" - Frankfurt Finans ve Yönetim Okulu Ekonomi Profesörü Vilkov: - "Brexit, AB'nin temel taşı olan Almanya'yı uzun vadede daha derin şekilde etkileyebilir"

Alman ekonomisi

FRANKFURT (AA) - ABDULSELAM DURDAK - Uluslararası finans kuruluşlarının uzmanları, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasının (Brexit), Avrupa'nın en önemli ülkesi Almanya’ya orta ve uzun vadede bazı olumsuz etkiler yapabileceğini düşünüyor.

İngiliz halkı, ülkelerinin AB'den çıkıp çıkmamasına yönelik 23 Haziran'da yapılacak referandumda sandık başına gidecek.

Özellikle İngiltere ile ekonomik ve siyasi üst düzey ilişkilere sahip Almanya'nın, olası bir "Brexit"ten ne düzeyde etkileneceği piyasaların gündemini meşgul ediyor.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan ekonomi uzmanları, İngiltere'nin AB'de kalacağını düşündüklerini ancak muhtemel bir "Brexit" durumunun, Avrupa'nın lokomotif ülkesi Almanya’ya kısa vadede olmasa da orta ve uzun vadede negatif etkileyebileceğini belirtiyor.

DekaBank Başekonomisti Ulrich Kater, İngiltere'nin AB’nin bir parçası olarak kalacağına inandığını kaydetti.

AB’nin demokratik idareyi geliştirmek zorunda olduğuna dikkati çeken Kater, ancak "Brexit" kampanyasının daha iyi bir alternatif sunmayı beceremediğini dile getirdi.

"Brexit"in hem İngiliz hem de Alman ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabileceğini vurgulayan Kater, "Referandumda İngiltere'nin AB'den ayrılması yönünde bir sonuç ortaya çıkarsa bunun İngiltere'ye ani sonucu, ülke ekonomisinin durgunluğa girmesi olabilir. Bu durum, Almanya'da ise bu yılın ikinci yarısında daha zayıf bir ekonomiye neden olabilir." ifadelerini kullandı.


- "Yayılma riski olursa bu durum Avro Bölgesi'nin istikrarını tehlikeye atabilir"


HSH Nordbank Avro Bölgesi Başekonomisti Cyrus de la Rubia de İngiliz halkının ekonomik nedenlerle AB'de kalacağına inandığını söyledi.

İki ülke arasında önemli ekonomik ilişkiler bulunduğunun altını çizen Rubia, "Almanya ihracatının yaklaşık yüzde 6'sını İngiltere'ye yapıyor, ancak Brexit'in Alman ekonomisine etkileri yönetilebilir olabilir." dedi.

Rubia, "Brexit"in ekonomik olmaktan çok siyasi açıdan daha önemli sonuçlara yol açabileceğine işaret ederek, "Ancak ekonomiden daha önemlisi, bu durumun siyasi açıdan diğer ülkelere yayılma riski olabilir. Eğer diğer ülkeler de AB'den ayrılma konusunda ilham alırsa bu, Avro Bölgesi'nin istikrarını tehlikeye atabilir. 2017 yılında Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu bağlamda kritik bir konudur." görüşünü paylaştı.

Referandumda İngiltere'nin AB'den ayrılması yönünde bir sonuç çıkması durumunda bunun olumsuz etkilerinin bir çoğunun 2017'de hissedileceğini öngören Rubia, böyle bir ortamda şirketlerin yatırım konusunda isteksiz olacağını ve tüketicilerin ise daha fazla tasarruf yapmaya ve daha az tüketmeye başlayacağını belirtti.


- "Brexit, AB'nin temel taşı Almanya'yı uzun vadede daha derin etkileyebilir"


Frankfurt Finans ve Yönetim Okulu Ekonomi Profesörü Grigory Vilkov ise İngiltere’nin AB'de kalacağına inandığını ve bunun İngilizler açısından daha pozitif olacağını vurguladı.

Vilkov, "Brexit"in Almanya'yı doğrudan çok fazla etkilemeyeceğini anlatarak, "Ancak bu durum AB'nin ekonomik ve siyasi açıdan geleceğini etkileyebilir. Bu, dolaylı bir sebep ancak AB'nin temel taşı Almanya'yı uzun vadede daha derin şekilde etkileyebilir." diye konuştu.

"Brexit"in Almanya üzerine geniş ve ani negatif sonuçları olacağını düşünmediğini dile getiren Vilkov, "Hatta önemli merkezlerin Almanya'ya taşınması gibi bazı olumlu durumlar da görülebilir. Ancak İngiltere'nin Almanya'ya kıyasla İngilizce dili gibi çok önemli bir rekabet avantajı olduğunu unutmamalıyız." değerlendirmesinde de bulundu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×