Akdeniz ateşi ve Behçet hastalıkları için yerli ilaç hazırlığı

- Hükümetin sağlık stratejsi kapsamında verdiği Ar-Ge desteğiyle harekete geçen Türk bilim insanları ve yerli ilaç sanayi, Akdeniz ateşi ve Behçet hastalıklarının tedavisinde kullanılacak ilk yerli molekül üzerinde çalışıyor - Molekülün tüm klinik çalışmaları bittiğinde, ilaç harcamaları içinde önemli yer tutan iki hastalıkla ilgili ilaç maliyetlerinde düşüş hedefleniyor - TR-Pharm Genel Müdürü Göker: - "Tek ilaç ihracatından beklentimiz 250 milyon dolar. Üretimin Türkiye'de gerçekleştirilmesiyle cari açığa olumlu katkı sağlanacak"

 Akdeniz ateşi ve Behçet hastalıkları için yerli ilaç hazırlığı
10 Mayıs 2016 Salı 11:31

DUBAİ (AA) - YEŞİM SERT KARAASLAN - Hükümetin ilaç sanayisine Ar-Ge desteği verilmesi stratejisi kapsamında Türk yerli ilaç sanayi, ülkede görülme sıklığı yüksek "ailevi Akdeniz ateşi" ile nadir görülen "Behçet hastalığı" tedavisinde kullanılmak amacıyla ilk yerli ilaç üretimi için molekül üzerinde çalışıyor.

Çalışmalar tamamlandığında, ilaç harcamaları içinde önemli yer tutan iki hastalıkla ilgili ilaç maliyetlerinde düşüş hedefleniyor.

Yerli ilaç firmalarından TR-Pharm Genel Müdürü Mehmet Göker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, araştırma ve geliştirmeye yönelik teşviklerin alanı hareketlendirdiğini ve girişimleri artırdığını söyledi. Göker, yerli ilaç sanayi olarak öncelikle Türkiye ve bölgesindeki ülkeler arasında en sık görülen hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere yeni molekül geliştirilmesi için klinik çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.

- "Behçet hastalığı için molekül geliştirildi"

Bu kapsamda Türk doktor Hulusi Behçet tarafından tanımlanarak literatüre giren Behçet hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere bir molekül geliştirildiğini söyleyen Göker, "Behçet hastalığının tedavisi için yeni ilaç geliştirilecek. Yani, adını bir Türk bilim insanından alan Behçet hastalığının tedavisi, faz çalışmalarının tamamlanması ve molekülün ilaca dönüşmesi halinde yine Türklerin elinden olacak. Bu, Türkiye için bir gurur kaynağıdır." dedi.

Göker, söz konusu molekülle ilgili çalışmaların Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma- Uygulama Merkezi (ARGEFAR) ile birlikte hayvanlar üzerinde yapılan denemelerin ardından bir sonraki aşama olan sağlıklı insanlar üzerinde deneme aşamasına getirildiğini belirtti.

Faz çalışmaları süren molekülün Behçet dışında Türkiye'de görülme sıklığı yüksek Akdeniz ateşi hastalığının tedavisi için de yürütüldüğünü kaydeden Göker, "Türkiye, ülke içinde üretimi yapılacak Behçet hastalığı ve ailevi Akdeniz ateşi tedavisinde kullanılacak ilaçla, bu pazardan pay almayı hedefliyor." diye konuştu.

- "2020'de piyasaya çıkması bekleniyor"

Molekülün tüm geliştirme aşamalarından başarıyla geçerek 2020 yılında piyasaya çıkmasının beklendiğini belirten Göker, "Tek ilaç ihracatından beklentimiz 250 milyon dolar. Üretimin Türkiye'de gerçekleştirilmesiyle cari açığa olumlu katkı sağlanacak." şeklinde konuştu.

Türk bilim insanlarının önemli tecrübeye ve donanıma sahip olduğunu ifade eden Göker, geliştirilecek molekül ve ilaçların ülke sınırları içinde üretiminin sağlanması halinde Türkiye'nin yakın coğrafyada önemli bir güç haline geleceği değerlendirmesinde bulundu. Göker, bölgenin ilaç ve biyobenzer ürün talebini karşılamak için Dubai'de uluslararası firmalarla yüksek teknolojik ilaçların üretimi için anlaşmalar yapıldığını söyledi.

Türkiye'nin ilaç ithalat oranlarının yüksek olduğunu belirten Göker, "İlaç ithalatı, cari açığımızın çok büyük bir kısmını kaplıyor. Bu nedenle, yerli ilaç sanayi Türkiye'nin 2023 hedefleri doğrultusunda ilerleyerek, ülkeye önemli katkı sağlayacak. Böylece hem ithalat azalacak hem ihracat oranları yükselecek." dedi.

- "Türkiye, Ortadoğu'da ilaç pazarını elinde tutacak"

Firmanın, Ortadoğu İş Geliştirme Müdürü Ammar Lütfi de Türkiye'nin yakın coğrafyasında birçok alanda piyasaya sunduğu ürünlerin kabul gördüğünü ifade ederek, Türkiye'nin Ortadoğu'da bir referans ülke olarak kabul edildiğini dile getirdi. Lütfi, bu nedenle Türkiye'de geliştirilmiş, ruhsat almış bir ilacın bu ülkelerde kabul görmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Bu bölgedeki ülkelerin, Türkiye'de ruhsatlı olmayan bir ilacı ülkeye sokmaktan kaçındığına dikkati çeken Lütfi, şu değerlendirmede bulundu:

"Ortadoğu ülkeleri, Latin Amerika'yı kalite ve güvence açısından yakın görmüyor. Bir ilacın Türkiye'de ruhsat alması, geliştirilmesi, üretilmesi ve satılması, Ortadoğu ülkeleri için kalite ve güvence anlamı taşıyor.

Türkiye, yakın gelecekte ilaç pazarında bölgede önemli güç olacak çünkü, bu bölgede hiçbir şekilde ilaç geliştirme söz konusu değil. Her şey farklı ülkelerden karşılanıyor. Bu nedenle, Türkiye'deki yatırım ve geliştirilen ürünler bölgeye çok büyük katkı sağlayacak."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×