Yunan kökenli Müslümanlar, Atina'da ev iftarları geleneğini yaşatıyor

Yunanistan’ın başkenti Atina’da ikamet eden on binlerce Müslüman, 11 ayın sultanı Ramazan ayına ulaşmanın sevincini yaşıyor. Son yıllarda ekonomik krizle birlikte artan işsizlik, çok sayıda Müslüman’ın belini bükerek ülkeden ayrılmalarına...

Yunan kökenli Müslümanlar, Atina'da ev iftarları geleneğini yaşatıyor

Yunanistan’ın başkenti Atina’da ikamet eden on binlerce Müslüman, 11 ayın sultanı Ramazan ayına ulaşmanın sevincini yaşıyor. Son yıllarda ekonomik krizle birlikte artan işsizlik, çok sayıda Müslüman’ın belini bükerek ülkeden ayrılmalarına neden olurken, her türlü zorluğa rağmen oruç ayı, Kur’an ve ibadetlerle ihya ediliyor. Yunan asıllı Müslümanlar ise iftar vakti evlerinin kapılarını farklı ülkelerden göç eden Müslümanlara açarak dayanışma ve kardeşlik mesajları veriyorlar.

ATİNA’DA RENKLİ İFTAR SOFRALARI

Atina ikamet eden Müslümanlar, çoğu bodrum katlardaki mescit ve derneklerde toplu iftarlarda bir araya gelmeye çalışıyor. Yunan kökenli Atinalı Müslümanlar ise ev iftarları geleneğini verdikleri davetlerle sürdürüyor. Evlerinin kapasitesi oranında farklı ülkelerden Müslümanları aynı sofra etrafında buluşturmanın heyecanını yaşıyorlar. Bu ailelerden biri de başkentte ikamet eden Enes (Anastasios) ve eşi Matina Panusis çifti. 49 yaşındaki Enes Panusis 21, eşi Matina Hanım ise sadece 3 yıl önce Müslüman olmuş.

Enes Panusis, Atina’nın Alimos Belediyesi'nde çalışıyor. Eşi Matina Hanım ise profesyonel bir fotoğrafçı. Her ikisi için de Ramazan ayı özel bir anlam taşıyor. Rahmet ve mağfiret mevsimi bu ayı değerlendirmek isteyen Enes ve Matina çifti, geçtiğimiz günlerde başkentte ikamet eden bir grup Müslüman’a iftar yemeği verdi.

Pakistan, Mısır, Fas asıllıların yanı sıra Yunanlardan oluşan yaklaşık 20 kişiye evinin kapılarını açan çift, zengin bir iftar sofrası hazırlamak için saatler öncesinden kolları sıvamış. Memleketlerinden binlerce kilometre uzakta yaşayan göçmen Müslümanlara aile ortamının sıcaklığını yaşatmak istiyorlar. Çift, Yunanistan’da kuaförlük eğitimi alan Faslı komşuları Dahhou Fatima Zehra ve geçen Mayıs ayında yapılan yerel seçimlerde Yunanistan Komünist Partisi’nden belediye meclisine adaylığını koyan Habiba Sriz’e iftar sofrası hazırlıkları için mutfaklarını emanet etmiş. Ev sahibesi Matina Hanım da onlara yardımcı oluyor.

Faslı bayanlar öncülüğünde hazırlıklar birer birer yerine getiriliyor. Sofranın ana yemeği etli sebzeli yemek ile bulgur pilavı pişiriliyor. Servis öncesi bu iki yemek, genişçe bir kapta bulgur pilavı üstü etli sebze yemeği olarak genişçe bir kapta buluşturuluyor. Bir yandan da ekmek yerine Fas usulü krep diyebileceğimiz ‘al baghrir’ tavada birbiri ardına pişiriliyor. Matina Hanım ise iftariyelikler ile soslu makarnayı hazırlıyor. Bir yandan da meşrubat ve soğuk suları hazır ediyor.

Mutfakta iftar hazırlıkları sürerken, Sufi geleneğin Nakşi kolunu izleyen Enes Panusis ise davete icabet edecek misafirlerini kitap okuyarak bekliyor. Ezana kısa bir süre kala evlerine ulaşan misafirler ile evin salonunda sohbet edilerek vaktin gelmesi bekleniyor. Vaktin girmesiyle birlikte oruçlar, birkaç günlüğüne şehri ziyaret eden Pakistanlı bir ilahiyatçı tarafından edilen dualar eşliğinde açılıyor. Eve sığmayan diğer davetliler ise evin bodrumunda inşa edilen mescitte iftar yapıyor.

ATİNA’NIN MİNİ BODRUM MESCİDİ

İftarın ardından hep birlikte akşam namazı için evin bodrumundaki mescide geçiliyor. Enes, Atina’daki cami yokluğuna nazire yaparcasına evinin bodrumunu 15 metrekarelik şirin bir ibadethaneye dönüştürmüş. Enes Panusis, “Atina’da resmi bir ibadethanemiz olmadığı için Atina’daki diğer bodrum mescitleri gibi bir küçük mescit burası. Teravihi de burada kılıyoruz.” diyor. Burası, mihrabı, duvarlarını süsleyen hat yazıları ve Kâbe tabloları ile orta büyüklükteki bir caminin adeta minbersiz bir minyatürü durumunda. Mescitte onlarca kitaptan oluşan bir de kitaplık bulunuyor. 21 yıl önce Müslüman olan Enes Panusis, Ramazan ayı için davet ettiği imam ve arzu eden Müslümanlarla burada teravih namazı kıldıklarını söylüyor. Sonrasında sahura kadar süren dini sohbetler yapılıyor.

ATİNA CAMİSİ ARTIK AÇILSIN!

Eda edilen namazın ardından yine evin salonuna kabul edilen misafirler, bu defa el işi süslemelerle bezenmiş çaydanlıklarda hazırlanan çaylarını yudumluyor. Ramazan ayının maneviyatı üzerine yapılan konuşmalar ve zikir’in ardından söz dönüp dolaşıp yılan hikâyesine dönen Atina’da camisi ile mezarlık talebine geliyor. Yaklaşık 1 hafta önce Yunanistan Danıştayı'nın Atina’ya cami yapılamaması için açılan davayı reddederek inşaata yeşil ışık yakması, gönüllere su serpmiş. Memnuniyetle karşılanan gelişme sonrası en kısa sürede cami hayalinin gerçekleşmesi ve daha başka engeller çıkarılmaması adına dualar yapılıyor.

Atina’da ikamet eden Pakistanlı Müslümanlar ise Ramazan ayının ilk günlerinde yaklaşık 800 metrekarelik 3 katlı bir binayı satın aldıklarını büyük bir keyifle anlatıyorlar. Peristeri semti metrosuna yakın binanın zemin katı mescit, diğer katlar ise kurs ve misafirhane olarak hizmet verecek.

KIŞLADAKİ KUR’AN'DAN HİDAYETE…

Enes (Anastasios) Panusis, Mevlana aşığı bir Müslüman. İslam dini ile ilk teması, Kozani’de askerlik yaparken Gümülcineli bir Batı Trakyalının okuduğu Kur’an-ı Kerim ile olmuş. Askerlik sonrası İslam dinini araştıran Enes, 1998 yılında Müslüman olmuş. Matina Hanım ise eşi ve Atinalı Yunan Müslüman bayanların vesilesi ile 3 yıl önce Müslüman olmuş. Uzun yaz günlerinde oruç tutmakta zorlandığını belirten Matina Hanım, iftar yemeği vermenin huzurunu yaşadığını söylüyor. Ramazan boyunca evinin kapıları, daha başka davetler için de açık olacak.

“İFTARLAR ALLAH’A YAKLAŞTIRIYOR"

Cihan Haber Ajansı’na, verdikleri iftar davetine ilişkin değerlendirmede bulunan Enes Panusis, “Allah rızası için elimizden geldiğince Müslümanları iftara davet ediyoruz. Hıristiyan bir ülkede Ramazan ayını daha fazla hissetmek ve Allah’a (c.c.) daha yakın olmak istiyoruz. Seçtiğimiz İslam yolunda oruç tutarak Allah’ın affını diliyoruz.” şeklinde duygularını paylaşıyor. Ekonomik sıkıntıların etkisine dikkat çeken Panusis, “Maalesef ekonomik kriz göçmenleri vuruyor. Zorlukları onlar yaşıyor. Bu da bizi çok fazla etkiliyor.” diyor. Panusis, “Ramazan’ın oruç, ibadet, sevgi ve barış dolu geçmesi” temennisinde bulunuyor.

Yunanistan’ın başkenti Atina’da yaşayan yerli ve göçmen Müslümanlar, Ramazan şenliklerinin coşkusu ile minarelerden yükselen Ezan-ı Muhammedi’yi duyamasalar da ellerinden geldiğince manevi iklimi yaşama, yoksulların elinden tutma, bir araya gelerek sosyalleşme ve iftar davetleri ile oruç ayını değerlendirmeye çalışıyorlar. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×