"Putin, Kırım’ı kazandı; ama Ukraynalıları kaybetti"

Ukrayna Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal Devlet İdaresi Akademisi Politik Analiz ve Tahmin Bölümü Direktörü Prof. Dr. Sergey Teleşun, Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) önemli değerlendirmelerde bulundu. Teleşun, son seçimlerde...


Ukrayna Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Ulusal Devlet İdaresi Akademisi Politik Analiz ve Tahmin Bölümü Direktörü Prof. Dr. Sergey Teleşun, Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) önemli değerlendirmelerde bulundu. Teleşun, son seçimlerde seçmenin sadece cumhurbaşkanını seçmek için değil; Ukrayna devleti ve siyasetinin yanı sıra hayatının her alanında istikrar için sandığa gittiğini söyledi.

Ukraynalıların büyük çoğunluğunun, Petro Poroşenko’yu sadece cumhurbaşkanı olarak değil geniş bir kitlenin çıkarlarını koruyacak en uygun siyasi figür olarak tercih ettiğini ifade eden siyaset bilimci Teleşun; “Poroşenko’nun aldığı oyların yüksek olması doğal olarak onun en iyisi olduğunu göstermez. Bu insanların iç ihtilafları ve savaşı bitirmek istemesinin ayrıca yeni yasal bir iktidar oluşturmak düşüncesinin bir sonucu. Aldığı yüksek oy oranı, Poroşenko’nun bu ülkedeki gerçek reytingi olduğunu zannedilmesin. Bu Ukraynalıların iç savaşı önleme ve Ukrayna topraklarındaki savaşı bitirme isteğinin bir neticesidir. Ya değilse normal şartlarda, barış ortamında, Petro Poroşenko’nun ilk turu geçme perspektifi yoktu. Poroşenko’nun ilk turda geçmesi tamamen iç karışıklılığa bağlı olarak gerçekleşti.” dedi.

‘POROŞENKO UZLAŞMACI VE LOBİCİ’

Poroşenko’nun seçilmesinin artı ve eksi yönlerinin olduğunu dile getiren siyasi uzman Teleşun, Poroşenko’nun işadamı kimliğiyle Avrupa ve Rusya’nın yanı sıra Orta Doğu ve İsrail’de dahi iş yapmasının avantaj sağladığını ifade etti.

Poroşenko’nun da parlamentodaki siyasi bir parti ya da bir akımdan gelmemesi, uzlaşmacı ve lobici bir yapısı olduğuna dikkat çeken Teleşun, bu nedenle hem Rusya ile hem de Avrupa’da Poroşenko’nun işlerini iyi bir şekilde yürüttüğüne dikkat çekti.

Poroşenko’nun işadamı kimliği üzerinde duran Teleşun her kesim için yararcı yaklaşımı sayesinde sorunları gerçekçi şekilde çözebilme istidadı olduğuna değindi.

‘UKRAYNALILAR RUSYA KARŞITI DEĞİL, PUTİN KARŞITI’

Poroşenko’nun sadece Rusya ile tek taraflı uzlaşmacı bir çalışma içine girmesi halinde Ukrayna’daki siyasi geleceğinin bitireceğini belirten Teleşun, Ukraynalıların hâlihazırda görüşünün Rusya karşıtı değil, Putin karşıtı şeklinde olduğunu kaydetti.

İnsanların, Poroşenko’dan erken seçim talebinin olduğuna da dikkat çeken Teleşun, erken genel seçimleri parlamentodaki partilerin istemediğini ifade etti. Hatta daha düne kadar Poroşenko’nun işbirliği içinde olduğu; iktidardaki Anavatan Partisi, ünlü boksör Vitaliy Kliçko’nun UDAR partisi ve uç milliyetçi Özgürlük partisinin de erken seçimlere sıcak bakmadığını belirtti. Erken genel seçimler sayesinde doğudaki Lugansk ve Donetsk bölgeleri ile bir iletişim köprüsü oluşacağını dile getiren Teleşun, söz konusu bölgelerin milletvekillerinin parlamentoya girmesi halinde Poroşenko iktidarının daha da yasallaştıracağını kaydetti.

Poroşenko’nun göreve gelmesi akabinde ilk ziyaretini Washington veya Moskova yerine Donetsk ile Lugansk’a yapacağını söylemesinin isabetli olduğunu ifade eden uzman Teleşun, Poroşenko’nun önünde çözülmeyi bekleyen ilhak edilmiş Kırım sorununun beklediğini de dile getirdi.

Poroşenko’nun Rusya ile görüşmesi gereken öncelikli konuları, Teleşun şu şekilde sıraladı; “İlk olarak federalleşme yerine merkezleştirme, ekonomi, yatırım ve ülkenin doğusunda yaşayan bütün halkların kültürel gelişimi. Doğuda sadece ana dilli Rusça olan halklar yok, Tatarlar ve Yunanlar gibi birçok millet var, bütün halkların hakların tam anlamıyla verilmesi gerekiyor.”

‘KIRIM’IN BUGÜN UKRAYNA’YA VERİLMESİ ZOR’

Kırım’ın tekrardan, Ukrayna’ya bağlanıp bağlanmayacağı konusunu değerlendiren siyasi uzman Teleşun, böyle bir şansın olduğunu fakat zorluğuna dikkat çekti. Ülkedeki bütün cumhurbaşkanı adaylarının Kırım’ı geri alma şansına sahip olduğuna belirten Teleşun;

“Poroşenko öncelikle bir Kırım Bakanlığı kurmalı, daha sonra Dışişleri Bakanlığı’nın konuyu dünya kamuoyuna unutturmaması gerekiyor. Bu sayede Rusya’nın sorunu çözme aşamasına getirilebilir ama bugün için bu çok zor. Kanımca, Poroşenko dahi, Kırım’ı alamaz. Kırımlı bir milletvekili dahi vatanı olan Kırım’a giremiyor. Kırım’daki, Kırım Tatarlarının sorunlarını etnik ve kültür bakımından çözmek durumundasınız onlar hiçbir yere gitmeyecek. Kırım sadece Ukrayna’nın bir acısı değil, Rusya’nın büyük bir sorunu. Çözülmeyen her sorun bir mayın gibidir er ya da geç patlar.” diye konuştu.

UKRAYNA’NIN EN BÜYÜK SORUNU DOĞUDA

Ülkenin doğusundaki Lugansk ve Donetsk’te bir enformasyon savaşının devam ettiğini ifade eden Teleşun şunları söyledi: “Poroşenko’nun önünde karmaşık bir görev var. Ne sadece savaşarak ne de direk barışla çözmesi mümkün değil. Karşısında müttehit bir durum var, eli silahlı teröristler, yabancılar gibi. Bu durumda dünyadaki uygulamalara bakmak gerekiyor. Mesela; Türkiye, Rusya, ABD, Almanya, İsrail gibi ülkeler ne yapmış bakmak lazım. Ayrıca burada yerleşik ayrılıkçılar var, onlara af teklifiyle gitmek lazım, terör operasyonlarıyla değil. Ukrayna karşıtları var, bunları topyekûn suçlu ilan etmek zor. Bağışlama üslûbu ile gidip meselesi siyaset meydanına çekmek lazım. Donetsk ve Lugansk’ta büyük bir kesim iktidar karşıtı. Bunlarla da siyasi görüşme şart, hadiseler anlatılmalı, tartışmalı ve ortak yol bulunmalı.”

Ülkenin doğusunda Poroşenko’nun işinin zor olduğuna dikkat çeken Teleşun güç kullanılması halinde; sivil kayıpların en aza indirilmesi için terörle mücadele birliklerinin niteliğini arttırması, sınırlarda özellikle yabancı girişlerinde sıkı kontrol edilmesi ve siyasilerin diyaloga açık vatandaşlarla iletişimi sağlaması gerekliliğini anlattı.

Doğudaki halkın psikolojik durumunu sadece ‘korku’ sözcüğünün özetlediğini aktaran Teleşun, vatandaşların bu sorunun bir an önce bitmesini beklediğini belirtti.

‘ERKEN SEÇİM ŞART’

Erken seçimlerin demokrasilerde bir çözüm olduğuna değinen Teleşun; “Milletin şunu anlaması gerekiyor; iktidarı beğenirsin beğenmezsin bunu seçimle belirlersin. Doğuda halkın yüzde 67’si çözümden yana. Aşırı bir taraf var yüzde 10’luk bunların karşısında yüzde 10’luk diğer bir kesim var. Bu toplamdaki yüzde 20’nun anlaşmazlığı yurttaş ihtilafını doğuruyor.” şeklinde konuştu.

Sorunun ne zaman biteceğine ilişkin ise Teleşun; “Allah bilir. Üçüncü tarafa (Rusya’ya) bağlı, eğer söz konusu ülke çözümü desteklerse 2014 sonuna biter. Yok, müdahale eder ise 4 yıl daha sürer. Üçüncü taraf maddi desteğini keser ve dikey devlet yapılanması hızlıca sağlanırsa, Kasım ayının sorunda ülkede istikrar sağlanır. Yıl sonunda ya da 2015’te bir genel seçim ve parlamentonun yenilenmesi ise bütün tarafları rahatlatır. Bu nedenle Poroşenko bu kriz yönetimini idare etmesi için yetki verildi. Yeni bir idare sistemini oluşturmasını bekleniyor.” diye konuştu.

Teleşun, Rusya’nın sık sık dile getirdiğinin aksine, Ukrayna’nın güneyindeki; Zaparoje, Herson, Odesa gibi bölgelerde zannedildiği büyük bir sorun olmadığını öne sürdü.

‘PUTİN’E TEŞEKKÜRLER BİZİ BİRLEŞTİRDİ’

Olup bitenler nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e teşekkür eden, Teleşun; “Ukraynalıların millet olarak birleşme sorunu vardı. Kırım’ın ilhakından sonra Ukrayna’da dilde olan; bağımsızlık, din ve kültür gibi kavramlar hayat kazandı. Gençler gönüllü olarak askerliğe yazıldı. Putin, Kırım’ı kazandı ama, Ukrayna halkını kaybetti. Bu yaşanan olaylar genç nesli çok etkiledi. Kardeş halk efsanesi bitti. Rusya kendisini Avrasya’nın ve Slav ırkının merkezi olarak görüyordu artık böyle değil bu da bitti. Kırım’daki Ortodoks kilisesinin rahiplerinin ellerine silah alıp, Ukrayna devletine karşı nasıl direndiğini televizyonlarda izledik. Tek din, tek millet diyeceksin, sonra da bu görüntü tam bir çelişki. Tebaa ihtilafa düşmeden bunlar meydana çıkmıyor işte. Ayrıca, Allah’ın Ukraynalılar için merkez olarak Moskova’yı seçti efsanesi de çöktü. Ülkede değerler değişti, ulusalcı ve sağ partiler yükselişe geçti. Millet tamamen değişti. Dünkü, uç sağ ve aşırı milliyetçi partiler, bugün bir genel seçim olsa yüzde 10 oranında oy alabilecek seviyeye geldi.” dedi.

‘TÜRKİYE, BİZİM YAŞADIKLARIMIZI ATATÜRK DÖNEMİNDE YAŞADI’

Ülkelerin toprağının büyük olmasının üzerinde tek millet olamadıktan sonra bir şey ifade etmeyeceğine vurgu yapan Teleşun yeni bir sürece girildiğini belirtti.

Değişime ilişkin Teleşun şunları söyledi; “Ukrayna ve Türk halkının köklü bir tarihi var. Aynı zamanda iki köklü halkız. Biz özellikle milli değerlerimizi şimdi biçimlendiriyoruz. Bu biçimlenme problemlerle, sıkıntılarla ve ihtilaflarla oluyor. Türkiye bunu daha önce Kemal Atatürk döneminde yaşadı bunları. Şimdi yeni bir etaba geçti. Bizde de aynen öyle yeni bir dönemdeyiz.”

BÜYÜK KARDEŞ, KÜÇÜK KARDEŞ DÖNEMİ BİTTİ

Rusya ile ilişkilerinin artık eskisi gibi olamayacağının altını çizen siyaset uzmanı Teleşun sözlerini; “Ukrayna ile Rusya’nın sorunlarını, Poroşenko değil ondan sonra gelecek cumhurbaşkanı çözecek. Bundan sonra komşuluk ilişkilerimiz nasıl olacak göreceğiz. Biz neticede komşuyuz, dünyanın başka bir yerine de taşınamayız. İlişkilerimizi sil baştan yeniden kurmamız lazım. Eskiden olduğu gibi büyük kardeş, küçük kardeş dönemi bitti. Artık ilişkilerimizi farklı değerlerle kurmamız gerekli. Artık eskiden olduğu gibi imparatorluk ve metropol ya da metropol ile kolon gibi olamaz. Artık bu psikolojik olarak imkânsız, çünkü kan aktı. Nesil değişti. Ortaçağda değiliz; internet var, facebook var, elektronik basın ve iletişim var, din özgürlüğü var. Bütün bunları nasıl yok sayacaksınız? Yeni bir davranış modeli aramalıyız.” şeklinde tamamladı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×