Müslüman manevi rehbere ihtiyaç büyük, destek az

Almanyalı Müslümanların hastane, hapishane, huzur ve bakımevlerinde Müslüman manevi rehberlere (telkin görevlisi) olan ihtiyacı büyüyor. Bu konuda somut adım atarak rehber yetiştiren Mannheim Uyum ve Dinlerarası Diyalog Enstitüsü Müdürü...

Müslüman manevi rehbere ihtiyaç büyük, destek az

Almanyalı Müslümanların hastane, hapishane, huzur ve bakımevlerinde Müslüman manevi rehberlere (telkin görevlisi) olan ihtiyacı büyüyor. Bu konuda somut adım atarak rehber yetiştiren Mannheim Uyum ve Dinlerarası Diyalog Enstitüsü Müdürü Talat Kamran, dini teşkilatların desteğinin yetersiz olmasından yakınıyor. Manevi rehber sayısının acilen artmasını isteyen Kamran, “Bir manevi rehberin odaya ‘Selamünaleyküm' veya ‘Merhaba Yenge' diyerek girmesi hastayı psikolojik yönden rahatlatıyor.” diyor.

Hastanelerde, hapishanelerde, huzur ve bakımevlerinde yaşayan Müslümanların kendi dininden manevi rehberlere ihtiyacı giderek büyüyor. Müslüman manevi rehber yetiştirme konusunda çok geç kalındığı gibi, yetiştirilenlerin gerekli yerlerde istihdamında da zorluklar yaşanıyor. Müslümanları temsil eden teşkilatların desteğinin yetersiz olması ise bir diğer sorun.

Müslüman manevi rehberler Müslüman hastaların ihtiyaçlarını inançlarına uygun bir şekilde karşılama, acil durumlarla ilgili de eğitim aldıklarından dolayı kaza, ölüm gibi olağanüstü durumlarda olay yerine intikal etme ve gerekli hizmetleri yerine getirme gibi önemli görevler üstleniyorlar. Yaklaşık 20 yıldan bu yana Mannheim'da hizmet veren Mannheim Uyum ve Dinlerarası Diyalog Enstitüsü, altı yıldır hastane ve acil durumlarda Müslüman hastalara hizmet vermek için Müslüman manevi rehberler yetiştiriyor. Enstitü şimdiye kadar yaklaşık 120 Müslüman manevi rehber yetiştirmiş.

Müslüman manevi rehberlerin daha profesyonel hale getirilmesi için 2013 yılında başlatılan yeni eğitim projesi Baden-Württemberg Uyum Bakanlığı tarafından da destekleniyor. Osnabrück, Tübingen, Münster gibi tanınmış beş İslam Enstitüsü'nden destek alan proje, Almanya'da bir ilk olacak. Bu eğitimde bir standart yakalamak isteyen enstitüyü destekleyenler arasında Robert Bosch Vakfı da yer alıyor.

Ne var ki, artan ihtiyaç karşısında bunlar da yeterli değil. Projeyle ilgili konuşan enstitü müdürü Talat Kamran, yaşanan sorunlara değindi. Hıristiyan toplumda manevi rehberlerin birçok alanda yıllardır hizmet verdiğini söyleyen Kamran, Müslüman manevi rehber yetiştirmekte çok geç kalındığı görüşünde.

Müslüman dini cemaatlerden bekledikleri desteği görmemenin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Kamran şöyle konuştu: “Dini cemaatler bu konuda maddi ve manevi sorumluluk almalı. Manevi rehberler hepimizi ilgilendiren bir konu. Biz ancak eğitim açığını kapatıyoruz. Manevi rehber olabilecek insanları bulmakta zorlanıyoruz. Böyle bir sorumluluğun altından tek başına kalkmak mümkün değil. Başaramazsak bu hepimizin ayıbı olacak."

Manevi rehber olacak insanları bulmak için 6-7 ay uğraştıklarını söyleyen Kamran, dini cemaatlerden üzerine düşen görevleri yapmasını istiyor. Bu konuda bir standart oluşturmak istediklerini de söyleyen Kamran, “Kafasına göre herkes bu işi yapamaz. Manevi rehberlerin profesyonel bir eğitim alması şart.” dedi.

Manevi rehberleri hastanelere kabul ettirmekte zorlandıklarını da söyleyen Kamran “Şimdiye kadar devlet bize insani haklarımızı verdi ancak dini hassasiyetlerimize politikada ve toplumda yeterince yer verilmiyor. Dinimize tam anlamıyla sahip çıkamıyoruz. İslamiyet hala resmi din olarak kabul edilmedi. Bu toplumun bir parçasıyız artık. Kendimizi dinimizle kabul ettirmekte çok geç kaldık. Halbuki Müslüman manevi rehberlerin acilen yaygınlaşması lazım.” şeklinde konuştu.

Enstitünün hedefi üç yıl içerisinde Baden-Württemberg'in tamamında rehber açığını kapatmak. Stuttgart, Bodensee, Sigmaring, Ulm, Freiburg ve Mannheim'da verilen ve verilmesi planlanan eğitimlerde üç yılda yaklaşık 170 Müslüman manevi rehber yetiştirme planlanıyor.

EĞİTİM İÇİN DERSLİĞE İHTİYAÇ VAR

Enstitünün karşılaştığı sorunların biri de ders anlatacak sınıf bulmakta çekilen zorluk. Kamran, dernek ve camilerin ortam oluşturmaları halinde kurs sayısını arttırabileceklerini söyledi. Bir sonraki eğitim eylül ayında Stuttgart'ta başlayacak. Manevi rehberler ek eğitim alarak ileride düşkünler evi ve hapishanelerde de çalışabilecek. Almanya'da hiçbir hapishanede Müslüman manevi rehber yok.

Hapishanelere Müslüman manevi rehber olarak girmenin kolay olmadığını ifade eden Kamran, “Hapishanelerde Müslüman manevi rehberlere çok büyük ihtiyaç var. Ancak maddi sıkıntımız var. Hayırsever insanların ve bakanlıkların destekleriyle sorunumuzu çözmeye çalışıyoruz. Uyum Bakanlığı şu an sadece hastaneler için yetiştirdiğimiz rehberlere destek olabiliyor. Maddi sıkıntımızı aştıktan sonra hapishanelere de Müslüman manevi rehberler göndermeye başlayacağız.” dedi.

Manevi rehberliğin meslek olarak tanınmasını istediklerini de söyleyen Kamran, bu konuda gerekli görüşmelerin devam ettiğini kaydetti. Enstitünün bir sonraki hedefi ise vakıf kurup Almanya'daki tüm Müslüman manevi rehberleri bir çatı altında toplamak. Enstitü Müdürü Kamran'a göre vakıf olduktan sonra sorunların çözümü daha da kolaylaşacak.

‘MERHABA YENGE' DİYEN MANEVİ REHBER HASTAYI RAHATLATIYOR

Müslüman manevi rehberlerin hastanenin profilini değiştirdiğini düşünen Kamran, “Müslüman hastaların sıcaklığa ihtiyacı oluyor. Hastalar “Biri gelse de konuşsak” diye kapıyı gözlüyor. Bir manevi rehberin odaya ‘Selamünaleyküm' veya ‘Merhaba Yenge' diyerek girmesi hastayı psikolojik yönden rahatlatıyor. Hasta daha çabuk iyileşiyor.” dedi.

Manevi rehberler ölüm döşeğindeki hastalar için Kur'an-ı Kerim okuyor, kelime-i şehadet getirmesine yardımcı oluyor. İki kültür arasında köprü vazifesi de gören Müslüman manevi rehberler, hastanın dini ve kültürel hassasiyetlerini doktora yansıtabiliyor. Manevi rehberler ayrıca dil sorunu yaşayan hastalara destek oluyor. Müslüman hastalar kendileriyle ilgilenen manevi rehberlerin olduğu hastanelerden memnun ayrılıyor. Kiliselerin hastanelerde çeşitli dini faaliyetler yaptığını söyleyen Kamran'ın bir çağrısı da “Neden Müslüman hastalar da dini bayramlarımızı, kandilleri hastanelerde kutlamasın ki?” şeklinde.

KİMLER MANEVİ REHBER OLABİLİR?

Manevi rehber olmak isteyenlerin Almanca bilmesi, sağlam bir psikolojiye sahip olması yeterli. Enstitü başvuru yapanları mülakata çağırıyor. Eğitim hafta sonu veriliyor. Eğitim programında temel dini eğitim, rehberlik hakkında dersler ve iletişim kurma dersleri var. Yaklaşık yedi aylık eğitimin ardından manevi rehberler hastanelerde iki yıl staj yapıyor. Eğitim ücreti normalde bin 800 Euro olmasına rağmen manevi rehber olmak isteyenler resmi desteklerden dolayı sadece 180 Euro ödüyor.

Hıristiyan manevi rehberler bu işi meslek olarak yapabilse de bu henüz Müslüman manevi rehberler için mümkün değil. Müslüman manevi rehberler gönüllü olarak çalışıyor. Yeterli Müslüman manevi rehber olmadığı için bazı manevi rehberler iki hastanede birden görev yapıyor. CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×