'Mısır, ordunun daha muktedir olacağı neo-mübarek döneme giriyor'

İpek Üniversitesi Siyaset Bilimi Başkanı Yard. Doç. Dr. Hakkı Taş, kuruluşundan beri Mısır’da generallerin darbe yapmadan ülkeyi yönettiğine dikkati çekerek, "Mübarek gitti ama düzen büyük ölçüde devam etti.

'Mısır, ordunun daha muktedir olacağı neo-mübarek döneme giriyor'

İpek Üniversitesi Siyaset Bilimi Başkanı Yard. Doç. Dr. Hakkı Taş, kuruluşundan beri Mısır’da generallerin darbe yapmadan ülkeyi yönettiğine dikkati çekerek, "Mübarek gitti ama düzen büyük ölçüde devam etti. Şimdi, çok partili hayat görüntüsü altında, eskiye göre ordunun daha muktedir olacağı neo-mübarek döneme giriliyor.” dedi.

Mısır’da yaşanan darbe sürecini ve sonrasını bizzat yerinden takip etme fırsatı bulan siyaset bilimi uzmanı Hakkı Taş, anayasa taslağının kabulünün ne anlama geldiğini, “Sürpriz değildi. Sonuçta askeri düzende başka bir sonuç beklenemezdi. Türkiye’de de benzer şartlarda 82 anayasası %91 oyla kabul edildi, ama ilk seçimlerde ANAP iktidara geldi. Dolayısıyla bu yüksek düzeydeki onayı, “Mısır halkı darbenin ve ordunun arkasında” şeklinde okumak acelecilik olur. Burada önemli olan; meclis ve başkanlık seçimlerinden önce anayasa halledilerek, konu iç siyasi rekabetle riske edilmemiş oldu. Anayasayla bundan sonraki seçimlerin, siyasetin ve çok partili hayatın çerçevesini ordu çizmiş oldu.” diye yorumladı.

KATILIMI DÜŞÜK ANCAK KABUL ORANI YÜKSEK ANAYASA

Katılımın düşük ancak kabul oylarının yüksek olduğu anayasa referandumunu nasıl gördüğünü ise Hakkı Taş, şöyle cevapladı: “Yüzde 38 katılım oranı, Mısır ortamında düşük bir oran değil. Mursi dönemindeki seçimlere bakılırsa katılım oranı genelde yüzde 32-33 civarında seyrediyordu. Hatta bu seçimlere İhvan’ın pek katılmadığı düşünülürse, katılım oranı eskiye oranla iyi bile denebilir."

“MISIR’IN SİYASİ YAPISI NASIL ŞEKİLLENECEK”

Taş, Mısır’da siyasi yapının bundan sonra nasıl şekilleneceğini, “Anayasa onaylandı, şimdi önce başkanlık seçimleri, sonra da meclis dağılımını belirleyecek genel seçimler yapılacak. Başkanlık seçimlerinin öne alınmasının yasamaya yönelik teknik bir boyutu da var ama esas olarak bu durum, şimdilik konsolide gözüken seküler grupları genel seçimlerle dağılmadan yek vücut bir güç olarak değerlendirmeye yönelik. Kuruluşundan beri, Mısır’da generaller darbe yapmadan birbiri ardına ülkeyi yönetti. Mübarek gitti ama düzen büyük ölçüde devam etti. Şimdi çok partili hayat görüntüsü altında, eskiye göre ordunun daha muktedir olacağı neo-mübarek döneme giriliyor.” şeklinde değerlendirdi.

“SİSİ, DEVLET BAŞKANLIĞI’NA ADAY OLACAK MI?”

Hakkı Taş, “Savunma Bakanı Sisi, devlet başkanlığı seçimlerinde aday olacak mı?” sorusunu, şöyle yorumladı:“Sisi bunun sinyallerini epey önceden verdi. Vaktiyle rüyasında Enver Sedat’ı gördüğü, elinde bir kılıç olduğunu gördüğünü vs. anlatıyordu. Bir algı çalışması olarak her yerde Sisi Mısır’ın yeni kahramanı, II. Nasır gibi sunuldu. Sisi işlemeli posterler, bayraklar, çikolatalar, oyuncaklar bütün Mısır’ı süsledi. Uygun şartlarda Sisi’nin mevcut konumuyla yetinmeyeceği açık. İktidara ya Sisi ya da birlikte çalışabileceği “makul” bir isim gelecek ama anayasa referandumundaki yüksek oranı kendi adaylığı için kullanması yüksek olasılık. Sisi başkanlığı istiyor ancak Tahrir’den korkuyor. Rabia’yı sindirmekte çekinmedi, ama devrimi sırtlayan Tahrir gençliğinin önemli bir kısmının askerin hakim olduğu bir düzene evet demeyeceğini biliyor. Bu nedenle Ala Abdulfettah, Ahmed Mahir gibi devrimin sembol isimleri şimdi hapiste. Öyle korkuyorlar ki Tahrir devrimini konu alan ve Oskar’a aday olan The Square (Meydan) belgesel filmi, Mısır’da sansürlendi. Rabia’yı İslamcılık tehdidi algısıyla katliam meydanına çeviren darbe yönetiminin, devrimci gençliğe karşı yapacaklarını meşrulaştıracak bir şey yok. Değişimin anahtarı, Tahrir gençliğinde.”

MISIR’IN BARIŞ VE HUZURU

Mısır’da barış ve huzur ortamı yakın zamanda sağlanabilecek mi sorusuna Taş, “Kimlerin barışı? Sonuçta toplumun bir kesimini hapse atmış, meydanlarda kurşunlamışsınız. İhvan’ı dahil etmeyen bir formül nasıl kalıcı barış getirebilir? Mübarek bunu yıllarca denedi, sonuç ortada. Kalıcı barış için, seküler grupların da İhvan’ın da kendini gözden geçirmesi gerekiyor. Orducu laiklerle, etkileşime kapalı İslamcılarıyla kalıcı barış yakın vadede zor. Orta vadede İhvan İslam eksenli siyaset düşüncesini, ordu da Mısır’da demokrasi vizyonunu öldürdü. Ancak, Arap Baharı hepten de çöpe gitmiş değil. Demokrasiyi öyle ya da böyle elde etmiş Mısır, ihtiyaç duyduğunda yeniden harekete geçebilir. Başa kim gelirse gelsin, Tahrir Devrimi örneğini gören kimse Mübarek kadar kendini konforlu hissetmeyecektir.” yanıtını verdi.

Taş son olarak, Batı dünyası ve Türkiye’nin, Mısır’daki son gelişmeleri nasıl değerlendirdiğini ise, “Kaos içindeki bir Mısır, terörü tırmandıracak, iktisadi dengeleri hepten sarsacaktır. Dolayısıyla, bütün yönetimler bir an evvel Mısır’da seçimlerin yapılmasını ve düzene geçilmesini istiyor ve bekliyor. Türkiye de dahil herkes, kalıcı yapının ve güçlerin mevcut iktidar olduğunu gördü ve temas kanallarını işletiyor. “ şeklinde açıkladı.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×