ÇEKAP Projesi'nin kapanış toplantısı yapıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Öztürk: "2023 yılına kadar Türkiye'de katı atık, vahşi depolama stratejisini ortaya koyacağız. Türkiye'nin bütün katı atık sorunlarını çözeceğiz ve düzenli depolama alanlarını tüm şehirlerimizde oluşturacağız"

ÇEKAP Projesi'nin kapanış toplantısı yapıldı

Avrupa Birliği (AB) müktesebat uyum çalışmaları çerçevesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda, Bölgesel Çevre Merkezi (REC) ile yürütülen "Türkiye'de Çevre Yönetimi İçin Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi (ÇEKAP) Projesi"nin kapanış toplantısı yapıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, bir otelde gerçekleştirilen kapanış toplantısında, 17 Ağustos 1999 depreminde binlerce insanın öldüğünü anımsatarak, bir daha böyle olayların yaşanmaması için Türkiye'de binaların kaliteli, sağlıklı ve güvenli yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak belediyelerle birlikte bir dizi çalışmalar yaptıklarını söyledi.

ÇEKAP Projesi'nin önemine değinerek, projeye emeği geçenlere teşekkür eden Öztürk, "2023 yılına kadar Türkiye'de katı atık, vahşi depolama stratejisini ortaya koyacağız. Türkiye'nin bütün katı atık sorunlarını çözeceğiz ve düzenli depolama alanlarını tüm şehirlerimizde oluşturacağız." ifadesini kullandı.

Mustafa Öztürk, eylül ayında ise katı atık depolama, katı atık arıtma tesislerinin işletilmesi ve bakımı, çevreye uyumlu hale getirilmesiyle ilgili belediyelerle beraber bir çalışma başlatacaklarını kaydetti.

Çöp depolama alanlarının biyoreaktörler haline getirilmesi gerektiğini, bunun sera gazı, metan gazı salınımını da azaltacağını belirten Öztürk, hayvan çiftliklerinde de biyoreaktörler kurulması için çalışmaların devam ettiğini aktardı.

Bakanlığın atıklarla ilgili hazırladığı projeler hakkında bilgi veren Müsteşar Öztürk, sadece tesisleri yapmanın yetmediğini, aynı zamanda tesislerin doğru yönetilmesi ve işletilmesi gerektiğine de dikkati çekti.

"AB sınıfta kaldı"

Türkiye'de 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimi konusunda tutumundan dolayı AB'yi kınadığını belirten Mustafa Öztürk, AB'nin demokrasi adına iyi bir ders veremediğini vurguladı.

Öztürk, darbe girişimi sonrası AB'nin ilgili birimleri ve yöneticileriyle birlikte Türkiye'ye gelmesi gerektiğini söyleyerek, "Demokrasinin yanında, insan haklarının yanında, burada savunucu bir şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanının, Başbakanının yanında olmalılardı." dedi.
Mustafa Öztürk, konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Avrupa Birliği'nden demokrasi, çevre dersi alalım derken, şimdi biz Avrupa Birliği ülkelerine demokrasi ve çevre dersleri ihraç ediyoruz. Avrupa Birliği bu noktada sınıfta kaldı. Önümüzdeki süreçte demokrasiyi biz o ülkelere nasıl ihraç edeceğimizle ilgili gereğini yaparız."

AB'nin, darbe girişimi olduğu günde hiçbir kınama yapmadıklarını, 2-3 gün sonra yapılan açıklamalarda "adaletli olun, demokrasiden yana olun" ifadeleri kullanılarak açıklama yaptıklarını aktaran Öztürk, "Demokrasiyi yok etmek isteyenlerle ilgili gerekli kınama yapmaları ve önerilerde bulunmaları gerekirdi." diye konuştu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×