Okyanuslardaki kayıpların yeri 2 dakikada belirlenebilecek

- Kocaeli Üniversitesince TÜBİTAK desteğiyle yürütülen proje sayesinde okyanuslarda kaybolan uçak, gemi ya da teknelerin daha hızlı bulunması amaçlanıyor - KOÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sayar: - "Alternatiflerinden çok farklı, alanında çok iddialı, dünyada çok ses getirecek bir proje. İnşallah projemizden uçak şirketleri, deniz araçları şirketleri faydalanarak, can kaybını, mal kaybını en aza indirecek seviyede bir sonuç üretmeye çalışacağız" - "Doğrudan 'Uçak burada' diyecek, hemen acil servis ekiplerine bilgi vereceğiz. Proje bittiğinde hedef süremiz en fazla 2 dakika"

Okyanuslardaki kayıpların yeri 2 dakikada belirlenebilecek

KOCAELİ (AA) - ŞENGÜL OYMAK - Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünce yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen uydu görüntülerinden yer tespiti yapacak projeyle okyanuslarda kaybolan nesnelerin daha hızlı bulunması hedefleniyor.

KOÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve proje danışmanı Doç. Dr. Ahmet Sayar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt dışında daha önce uydu görüntülerinin işlenmesi ile ilgili çeşitli projelerde çalıştığını, Türkiye'ye döndükten sonra da bu çalışmaların ardından "Parça Uydu Görüntülerinden Nesne Çıkarımı İçin Ölçeklenebilir Büyük Veri İşleme" projesine başladığını söyledi.

Sayar, projeyle, okyanuslarda kaybolan ve uydudan görüntülenebilen nesnelerin hızlı bir şekilde bulunmasını hedeflediklerini belirterek, hareketli ve hareketsiz nesnelerden yola çıkıp, uydu görüntülerini birleştirerek nesnenin çıkarılmasıyla ilgili çalışma yaptıklarını aktardı. Sayar, şunları söyledi:

"Bunlar çok büyük görüntüler olduğu için normal tek makinede çalışamıyor. Bir GB’lık, bir TB’lık boyutları çok değişen mozaik görüntülerden oluşuyor. Bunların birleştirilmesi tek makine ile çok zahmetli ve yorucu iş. Bir uydu görüntüsü, boyutunun durumuna göre değişiyor. Bazen görüntüler sıkıştırılabiliyor. Ama biz sıkıştırılmadan orijinal uydu görüntülerini kullanmak istiyoruz. Çünkü bilgi kaybı olmasın. Bu nedenle mesela 1 GB'lık bir görüntüyü işlemek bir makinede çok zor. Kasıyor ve sonuç vermiyor. Biz 16 GB'lık bin tane makineyi bir araya getirip, bu görüntülerin analizi ve bu görüntülerin birleştirilmesiyle alakalı büyük bir veri mimarisi önerdik. Dünyada kısmi benzerliği olan bu tür çalışmalar var ama bu alanda çalışan 2-3 kurumdan biriyiz."

Projenin özellikle Türkiye'ye bu alanda çok büyük katkı sağlayacağını aktaran Sayar, görüntülerin örülmesi anlamında literatürde tek olacağını savundu.

- "Uydu görüntülerini birleştirmek zor"

Google Earth uydu görüntülerinin güncel görüntüler olmadığını ifade eden Sayar, "Google Earth uygulamasındaki görüntüler 10 günlük, bir haftalıktır. Ama çok nadir yerler, Yani Amerika'daki eyaletlerin görüntüleri. Ama dünyanın bütün görüntüsünün güncellendiği yerler az. Bazen 2-3 yıllık görüntüleri kullanabiliyorsunuz. Bazı yerler hiç güncellenmiyor. Uçağın oraya düştüğünü farz edersen bize 10 günlük güncellenen görüntüler lazım. Ama biz Amerika’daki USGS'den (United States Geological Surveys) akademik çalışmalar için ücretsiz olarak paylaşılan LANDSAT 8 uydusunun görüntülerini kullanarak bunu yapabiliyoruz. Bir aylık, iki haftalık periyotlarda dünya yüzeyinin güncel dataları görüntülerini elde ediyoruz." şeklinde konuştu.

Görüntülerin işlenme aşamasına ilişkin de bilgi veren Sayar, şunları kaydetti:

"Elde ettiğimiz mozaik parçaları örüp bunlar üzerinden nesne çıkarımı, nesne tanıma yapabiliyoruz. Dünyanın yüzde 70’i sularla kaplı ve bunun da yüzde 97’si deniz ve okyanus. Okyanuslarda kaybolan uçak ve yelken örneklerini hepimiz haberlerde duymuşuzdur. Yıllar önce Kaliforniya'da sevdiğim bir bilim adamı, bizim alanda çalışıyordu. Teknesiyle açılıp, kayboldu. Onu aradılar ama bulamadılar. Yani onu bulmak fikriyle doğdu bu proje. Alternatiflerinden çok farklı ve alanında çok iddialı bir proje. Dünyada çok ses getirecek bir proje. İnşallah projemizden uçak şirketleri, deniz araçları şirketleri faydalanarak, can kaybını, mal kaybını en aza indirecek seviyede bir sonuç üretmeye çalışacağız."

- 180 bin liralık destekle 2 yılda tamamlanacak

Sayar, TÜBİTAK'ın yaklaşık 180 bin liralık destek verdiği projeye 6 ay önce başladıklarını belirterek, 2 yılda bitirmeyi amaçladıkları projenin geliştirme ve test çalışmalarına devam ettiklerini aktardı.

Önemli bir projeyi yürüttüklerini vurgulayan Sayar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu konuda dünyada alternatif çözüm yaklaşımları, hareket ve ısı sensörleri ile donatılmış insanlı/insansız hava araçları kullanmaya ve kamera çekim esnasında nesnenin tespitine dayanmaktadır. Ancak bu durumda üçte ikisi okyanuslarla kaplı dünyayı uçakla taramak anlamsız ve imkansız olmaktadır. Atlantik Okyanusu'nda bir uçak düştüğü zaman nerede olacağını bilmek imkansız. Biz bunu en güncel uydularla yapmaya çalışacağız. Önerdiğimiz yaklaşımın yenilikçi ve diğer çalışmalardan farklı yönü, parça görüntüleri olan her büyüklükteki nesnenin tespiti ve çıkarımını yapabilmesi ve bunun için büyük veri teknolojisi ve araçlarının görüntü işleme tekniklerinde kullanılabilmesidir.

'Google Earth' gibi bir harita çıkacak karşınıza. Uçağın rotası üzerinde tarama yapacak. Belki uçak rotadan da çıkmış olabilir. İlk etapta rota üzerinde tarama yapacak. Tanımlı tanımsız tüm nesneleri alıp havuza atacak. Bu tanımlanan nesneleri havuzdan detaylı arama yapılacak. O bölgenin koordinatları ekrana gelecek. Doğrudan 'uçak burada' diyecek. Hemen acil servis ekiplerine bilgi vereceğiz. Belki de hayat kurtaracaklar. Proje bittiğinde hedef süremiz en fazla 2 dakika. Havayolu şirketleri, sahil güvenlik, devlet, özel kurumları faydalanacak."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×