Fazla ödev ve aile baskısı başarısızlık sebebi

Gereğinden daha fazla ödev vermenin, öğrencinin başarısını artırmak yerine düşürdüğü ortaya çıktı. Öğretmenlerin akademik düzeyinin değil, kıdem düzeyinin daha etkili olduğu görüldü.

Fazla ödev ve aile baskısı başarısızlık sebebi
30 Kasım 2017 Perşembe 11:42

Sonhaberler | Haber Merkezi

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ileriye dönük eğitim politikalarının geliştirilmesinde kullanılması planlanan ve öğrenci başarısındaki gelişimin izlenmesi amacıyla 38 bin 8. sınıf öğrencisinin katılımıyla hazırlanan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) Projesi'nin verilerinden oluşan ilk raporun sonuçları belli oldu.

MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce öğrenci başarısındaki gelişimin izlenmesi için yürütülen projenin ilk araştırması ABİDE 2016, geçen yıl nisan ve mayısta 81 il 495 ilçede bin 299 okuldan 38 bin 8. sınıf öğrencisinin katılımıyla yapıldı.

Öğrencilerin zihinsel becerilerinin ortaya konulması ve onların başarılarıyla ilişkili öğrenci, öğretmen ve okul özelliklerinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan araştırmada, Türkçe, matematik, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler olmak üzere 4 dersten çoktan seçmeli ve açık uçlu sorular yer aldı.

Araştırmayla, temel eğitimde olan öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgileri günlük yaşamda kullanma becerileri ile üst düzey zihinsel yeteneklere sahip olma düzeyleri belirlendi.

Araştırmada, her dersten 51 soruya yer verildi. Bunlardan 27'si, pilot uygulamada denenen ve madde istatistikleri ortaya konulmuş, öğrencilerin değerlendirilmesinde kullanılan esas sorudan seçildi.

DÖRT DERSTEN YETERLİLİK DÜZEYİ ÖLÇÜLDÜ

ABİDE 2016 raporundaki 4 derse ilişkin başarı düzeyleri, 2018 uygulamasında ve daha sonraki periyotlarda referans alınacak. İlerleme ya da gerileme olup olmadığı, 2016 puanıyla karşılaştırılarak yorumlanacak.

Araştırmada, 4 dersten ayrı ayrı temel altı, temel, orta, orta üstü ve ileri olmak üzere 5 yeterlik düzeyi ölçüldü.

Türkçe testinde öğrencilerin yüzde 3,6'sının temel altı, yüzde 22,4'nün temel, yüzde 44,6'sının orta, yüzde 23'ünün orta üstü ve yüzde 6,4'ünün ileri düzeyde olduğu bilgisine ulaşıldı.

Matematik testinde öğrencilerin yüzde 26,4'ünün temel altı, yüzde 33,6'sının temel, yüzde 28,7'sinin orta, yüzde 8,2'sinin orta üstü ve yüzde 3,1'inin ileri yeterlik düzeyinde bulunduğu tespit edildi.

Fen ve teknoloji testinde öğrencilerin 17,9'unun temel altı, yüzde 34,4'ünün temel, yüzde 33,3'ünün orta, yüzde 10,3'ünün orta üstü ve yüzde 4,1'ünün ileri yeterlik düzeyinde olduğu görüldü.

Sosyal bilgiler testinde ise öğrencilerin yüzde 6,3'ünün temel altı, yüzde 25,7'sinin temel, yüzde 40,9'unun orta, yüzde 16,8'inin orta üstü ve yüzde 10,3'ünün ileri yeterlik düzeyinde bulunduğu belirlendi.

SONUÇLAR PISSA İLE ÖRTÜŞÜYOR

ABİDE araştırması kapsamında elde edilen bulgular incelendiğinde, genel olarak Türkiye'nin katıldığı uluslararası durum belirleme çalışmalarındaki (PISA ve TIMSS) sonuçlarla örtüştüğü görüldü.

Araştırmada, öğrencilerin eğitim hedefleri yükseldikçe, ABİDE'de değerlendirme yapılan alanlardaki puanlarının da arttığı sonucuna ulaşıldı. Eğitim hedefi, yükseköğrenime (lisans, yüksek lisans, doktora) devam etmek olan öğrencilerin başarılarının, hedefi liseyi bitirmek olan öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğu görüldü.

TIMSS 2011 ve PISA 2015 uygulamasına katılan Türk öğrencilerin de eğitim beklentileri yükseldikçe, PISA ve TIMSS puanlarının arttığı ortaya konulmuştu.

ABİDE araştırması kapsamında öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma durumları ile 4 alan arasındaki ilişki de incelendi. Elde edilen bulgular, öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma durumları ile öğrencilerin bütün derslerdeki başarıları arasında düşük pozitif yönde ilişki olduğunu gösterdi. Raporda, akademik başarısı yüksek öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma olasılığının az da olsa arttığının ileri sürülebileceği belirtildi.

TIMSS 2011 ve TIMSS 2015 çalışmalarından elde edilen bulgular, öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalma sıklığı arttıkça puanlarının düşme eğilimi gösterdiğini ortaya koymuştu.

Öğrenci, öğretmen ve okul anketleri yoluyla toplanan verilerin Türkçe, matematik, fen ve teknoloji, sosyal bilgiler derslerindeki başarı puanlarıyla ilişkilendirilmesinde genel olarak benzer sonuçlar elde edildi.

Tüm alanlar için öğrencilerin sosyoekonomik durumları, anne eğitim düzeyi, evdeki kitap sayısı, eğitim hedefi, okula yönelik tutum ve aile ilgisi gibi öğrenci özellikleri ile öğrenci başarısı arasında pozitif yönlü ilişki bulundu. Aynı durum öğretmenin kıdemi, mevcut okulda çalışma süresi, mesleki yeterlik algısı ve mesleki doyum gibi öğretmen özellikleri için de geçerli oldu.

ANNENİN EĞİTİM DÜZEYİ BAŞARIYI ARTTIRIYOR

ABİDE 2016 raporunda, öğrencilerin annelerinin eğitim düzeyi arttıkça, öğrenci başarısının da yükseldiği görüldü. Annesi üniversite ya da yüksek lisans ve doktora mezunu öğrencilerin akademik başarılarının, diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu sonucuna ulaşıldı.

Öğrencilerin evlerindeki kitap sayısı arttıkça, başarılarının da yükseldiği görüldü. Raporda bu duruma ilişkin, ailenin kültürel zenginliği arttıkça, öğrencilerin başarılarının da arttığı yorumu yapıldı. Bunun, TIMSS 2011 bulgularıyla örtüştüğü tespit edildi.

Raporda, öğrencilerin derslere ilişkin öz yeterlik algıları yükseldikçe derslerdeki başarılarının da arttığı sonucuna ulaşıldı. Ayrıca öğrencilerin dersler konusunda, öz güvenleriyle birlikte başarılarının da arttığı ortaya konuldu.

Çalışmada, destekleme ve yetiştirme kurslarına her iki dönem giden öğrencilerin tüm alanlardaki başarı puanlarının, buna devam etmeyen ya da bir dönem devam edenlerden daha yüksek olduğu vurgulandı.

AİLE BASKISI BAŞARISIZLIĞA GÖTÜRÜYOR

Raporda, ailelerin akademik çalışmalarla ilgili öğrencilere uyguladıkları baskının başarıyı olumsuz, onları desteklemesinin ise olumlu etkilediği sonucuna ulaşıldı. Ailelerin öğrencilere başarı konusunda baskı yapmasının da başarısızlığı getirdiği ortaya çıktı.

BAŞARIDA EV ÖDEVİ İÇİN MAKUL SÜRE

Öğrencilerin ev ödevi için ayırdıkları süre arttıkça başarılarının düşme eğilimi gösterdiği sonucuna ulaşılması, araştırmada dikkati çekti.

Ev ödevi için çok fazla zaman ayıran ya da öğretmeni daha fazla ev ödevi veren öğrencilerin başarılarının, buna makul bir süre ayıran ya da öğretmeni makul düzeyde ev ödevi verenlerin başarısından daha düşük olduğu görüldü.

ÖĞRETMENİN KIDEMİ BAŞARIDA DAHA ÖNEMLİ

Raporda, öğretmenlerin aldıkları akademik eğitim düzeyinden ziyade kıdemlerinin, öğrenci başarısında daha etkili olduğu bulgusuna ulaşıldı.

Çalışmada, öğretmenlerin aynı okulda çalışma süreleri arttıkça, öğrencilerin başarılarının yükseldiği sonucu ortaya çıktı. Ayrıca öğretmenlerin, belli bir okulda çalışma süreleri arttıkça buraya bağlılıklarının arttığı, öğrencileri ve okulun özelliklerini daha iyi tanıyabildikleri tespit edildi.

Raporda, mesleki gelişim faaliyetlerine katılan öğretmenlerin, katılmayanlara göre, öğrencilerinin başarılarında etkili olduğu belirlendi.

Sınıflardaki öğrenci sayısının 25 ile 30 arasında olmasının, öğrencilerin akademik başarılarını daha yükselttiği de rapora yansıdı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Mart 2018'de de yaklaşık 50 bin öğrencinin katılımıyla ABİDE araştırmasının ikincisini yapacak.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Avatar
Mukadder taştan - 2 hafta önce
Yeter yahu milletin çoluğu çocuğu nasıl ders çalışAcağını şaşırttı bir düzen verince bitsin okusa ne olacak okuyanlar boş