Sezeryan

Sezeryan; anne karnındaki bebeğin doğal yollarla değil de karnın kesilip birtakım cerrahi işlemler ile hayata getirilmesi işlemidir.

Sezeryan

Sezeryan; anne karnındaki bebeğin doğal yollarla değil de karnın kesilip birtakım cerrahi işlemler ile hayata getirilmesi işlemidir. Normal şartlarda doğum sırasında kadının döl yatağı genişler ve bebek doğal bir şekilde dünyaya gelir. Fakat herhangi bir sebepten dolayı bebeğin bu şekilde dünyaya gelemeyeceği anlaşıldığında doğum için sezeryan yöntemine başvurulur. 
 
Sezeryanın zorunlu olduğu dönemler
 
Sezeryan:
  • Bebek anne karnında yan duruyorsa
  • Annenin doğum yolu gerektiği kadar açılmadıysa
  • Bebek çok iriyse
  • Doğum yolu tıkalı ise
gerekli bir hal alır. Bu gibi durumlarda sezeryan ile doğum yapılmaması halinde bebeğin hayatta kalma olasılığı düşük olduğu gibi anne sağlığı da riske edilir. 
 
Sezeryanın tarihçesi
Sezeryan sanıldığı gibi yakın tarihte ilk kez uygulanmış yeni bir yöntem değildir. Tarih boyunca bazı yerlerde mecbur kalınması sebebiyle sezeryan yöntemi uygulanmıştır. Eski tarihe ait bazı dedikoduları hesaba katmazsak elimizdeki somut kanıtlarla ilk sezeryanlı doğum olarak kabul edebileceğimiz olay MS 1500 lü yıllarda gerçekleşmiştir.
 
Sezeryan kelimesinin etimolojik kökeninin ise Jül Sezar ile bağlantılı olduğu iddia edilse bile bunun kesin bir kanıtı yoktur. İddaya göre Jül Sezar Roma döneminde sezeryan yöntemiyle dünyaya gelen bir bebektir. Dolayısıyla Sezarın ismi ve sezeryan kelimesi de kesmek anlamındaki "caedere" kelimesinden türemiştir. Bazı dünya dillerindeki sezeryan kelimesinin karşılığı da aynı zamanda imparatorlukla ilgili anlamlara sahiptir. Bu da adı geçen iddiayı destekler niteliktedir.
 
Sezeryanla doğum güvenli midir?
Yukarıda belirtilen durumlarda bebeğin sezeryan yöntemiyle dünyaya gelmesi daha güvenlidir, evet. Ama sonuç itibariyle sezeryan, doğal bir doğum yöntemi olmadığı için elbette bazı riskler de barındırmaktadır. Örneğin:
  • Sezeryan sırasında anne karnı yarılıp daha sonra tekrar dikişle kapatıldığı için doğum sonrasında anne, bebeği emzirmekte sıkıntılar yaşayabilir.
  • Sezeryan doğumunda kan kaybı normal doğuma göre çok daha yüksektir ve bu annenin sağlığını olumsuz etkileyebilir.
  • Sonuçta cerrahi bir opeasyon olduğu için her zaman iltihaplanma, doktor hatası gibi cerrahi riskleri vardır.
Fakat bunların dışında bakarsak; ameliyatların temiz ve modern ortamlarda yapılması, genel anestezi yapmadan sadece belden aşağısı uyuşturularak sezeryan yapılabilmesi, kan naklinin eskisine göre daha kolay yapılabilmesi, vs. durumlar sayesinde sezeryan doğumu sırasında bahsedilen risklerin etkisi epey azalmıştır. Böyle bir durumda son karar, tercihi yapacak olan anneye aittir.
 
Günümüzde sezeryan
Sezeryan günümüzde neredeyse her ülkede uygulanan bir yöntemdir. Çin'de sezeryanla doğum oranı %46'yı bulurken; bu oran Latin Amerika'da %20, ABD'de %31'dir. Avrupa'da ise sezeryan doğumda İtalya %40 ile başı çekerken, bu oran kuzey ülkelerinde sadece %14'tür.
 
Türkiye'de ise sezeryan özel hastaneler başta olmak üzere hatırı sayılır bir ölçüde uygulanan bir yöntem olmasına rağmen, Çin'deki, İtalya'daki veya ABD'deki kadar rağbet gören bir yöntem değildir. 
 
Şunun belirtilmesi gerekir ki; sezeryan keyfi olarak tercih edilmesi pek tavsiye edilen bir yöntem değildir. Sadece mecbur kalınan durumlarda uygulanır. Bunun dışında her şeyde olduğu gibi doğumun da doğal yollarla olması hem bebek için hem anne için en sağlıklı yöntemdir.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×