Ankilozan Spondilit

Ankilozan spondilit; sert katı omurga hastalığıdır. Bel kemiği ile kalça kemiğinin birleştiği noktanın iltihaplanmasıdır.

Ankilozan Spondilit
24 Kasım 2014 Pazartesi 13:23

Ankilozan spondilit; sert katı omurga hastalığıdır. Bel kemiği ile kalça kemiğinin birleştiği noktanın iltihaplanmasıdır. İlerleyen dönemlerde bu iltihap şekil değiştirerek kemik şeklini alır ve bu iki eklemin tamamen birleşmesine sebep olur.

Belirtiler;

Bu hastalık ilerledikçe vücuttaki diğer eklemlerde de iltihaplanmalar görülür. Bunlar el, ayak ve diz eklemleri olup, vücudun hareket merkezleri konumundadırlar. Hastalığın sinsiliği ve acımasızlığı burada orta çıkar. Nasıl mı? İltihap kapan bu eklemler zamanla hareket güçlüğü çekmeye başlar ve vücudun hareket mekanizması yavaşlar. Ama garip olan tarafta, bu hastalığın ilerlemesini durdurmanın en önemli yolu egzersiz yapıp yüzmektir. Ama zamanla hareket zayıflığına uğrayan vücut bu hastalığa yenilir. Bu hastalığın iki türlü reaksiyonu yani etkisi vardır. Birincisi; kamburluk, ikincisi; omurganın dimdik kalması durumudur. Genelde erkeklerde görülür. Çok sinsi bir hastalıktır. 20 li yaşlarda, başlar ama 40-45 yaşlarında kendini göstermeye başlar.

Tanı ve Tedavi;

Tıbben herhangi bir tedavisi olmayan bir hastalıktır. Yapılan bütün tedaviler ağrıları dindirmeye yönelik bir tedavidir ve zamanla yetersiz kalır. Bu hastalığı taşıyan bir olarak biliyorum ki, bu hastalığa yakalanan kişi bu hastalıkla yaşamayı bilmek zorundadır. Kalıtsal faktörler barındırır. Fakat bu herkes için geçerli değildir. Bazı hastalıklarında Ankilozan Spondilit Tanı koyması çok zor bir hastalık olup, kişinin şikayetleri birçok romatizmal hastalıkla aynıdır. Kesin tanı bel MR’ si çekildiğinde konulur. İltihaplanan bölgeden siyatik sinir geçtiğinden dolayı cerrahi müdahale şansıda yoktur. En belirgin işaret gece şiddetli bir bel ağrısı ile uyanıp biraz oturunca ağrının kendiliğinden kesilmesidir. Uyku anında vücudun bütün yükü omurganın üstüne bası yaptığından dolayı en fazla 3-4 saat sonra kişi bıçak yemişçesine yataktan kalkar. Bu durum özellikle yağmurların yağdığı sonbahar aylarında artar. Çünkü romatizmal bir rahatsızlık olduğundan dolayı nemli havayı hiç sevmez. Erken tanı her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da önemlidir. Sebebi ise eklem araları kemikleşmeden hastalığın teşhisi konulursa, ilerlemenin önüne geçebilme şansı vardır. Burada en büyük yük hastanın sırtındadır. Bir taraftan egzersiz programına aynen uyacak, bir taraftan diyet yapacak ve bütün bunların yanında hareket zayıflığı ile mücadele edecektir. Çünkü hastalık ne kadar erken teşhis edilir ise edilsin, hasta doktora gittiğinde çoktan hareket zayıflığı başlamıştır. Bu hastalığın kendisi gibi kullanılan ilaçlarında bir takım sıkıntıları vardır. Bu hastalığa en çok etki eden ilaçlar kortizon içeren kortikosteroidlerdir.  Uzun süreli kullanımlarda kişiye fazlaca kilo aldırır. Buda hasta kişiye zarar verir. Ağrı kesici olarak verilen ilaçlar çok kullanıldığında böbrek yetmezliğine ve mide kanamalarında yol açar. Tedavi hastalığı ortadan kaldırmaktan ziyade ilerlemesini durdurmak amacıyla uygulanır. Bunun için uygulanan tedavi şekli Fizik Tedavidir. Uygulayan doktor da FTR Uzmanıdır.  

Korunma Yolları;

Kişinin de bu hastalıkla devamlı savaş halinde olması gerekmektedir. Fizik tedaviye muhakkak gitmeli, verilen egzersizleri aynen yapmalı, fırsat buldukça yüzmeli, alkol, sigara ve uyuşturucudan uzak durmalı, asit ve yağ içeren yiyecekler tüketmemelidir. Diyeceksiniz ki bunlar meşakkatli işler yapılamaz. Ben bir A.S. hastası olarak başardım. Bu hastalığa yakalandığımda 105 kiloydum. Şu an 80 kiloyum ve düzenli olarak diyet ve egzersizlerimi yapıyorum. Ayakkabılarımı bile bağlayamaz iken şimdi her gün 5 km yol yürüyorum. Sağlık önemlidir kaybetmeden değerini bilmek gerek. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×